<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anaokulu Rehberim &#187; Çocuk Eğitimi</title>
	<atom:link href="http://www.anaokulurehberim.com/category/cocuk-egitimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.anaokulurehberim.com</link>
	<description>Anaokulu, Kreş, Yuva, Okul Öncesi Eğitim &#124; Yuvarehberim.com</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jul 2010 10:00:46 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çocuk Psikoloğuna İhtiyaç Duyulan Konular</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/07/12/cocuk-psikologuna-ihtiyac-duyulan-konular-2/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/07/12/cocuk-psikologuna-ihtiyac-duyulan-konular-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 10:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2936</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda çocuk psikolojisi ebeveynler tarafından önemsenmeye başlasa da halen bir psikoloğa  gitmek bir çok insan için, tabu olma özelliğini halen koruyor. Anne-babalar çocuklarını psikoloğa götürmek için defalarca düşünüyor, sorunları çözmek için çeşitli yöntemleri deniyor ve en son çare olarak bir psikoloğa başvuruyor. Psikoloğa gitmeye karar verene kadar sorun iyice ilerliyor, bu da çözüme ulaşmayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/07/Untitled-1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2937" title="Untitled-1" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/07/Untitled-1.jpg" alt="" width="170" height="189" /></a>Son yıllarda çocuk psikolojisi ebeveynler tarafından önemsenmeye başlasa da halen bir psikoloğa  gitmek bir çok insan için, tabu olma özelliğini halen koruyor. Anne-babalar çocuklarını psikoloğa götürmek için defalarca düşünüyor, sorunları çözmek için çeşitli yöntemleri deniyor ve en son çare olarak bir psikoloğa başvuruyor. Psikoloğa gitmeye karar verene kadar sorun iyice ilerliyor, bu da çözüme ulaşmayı güçleştiriyor. Pek çok aile, ilkokuldan itibaren çocuklarının eğitimi için ciddi bir bütçe ayırıyor, oysa çocuklar için yapılacak yatırımın en büyüğü ilk 6 yılda yapılmalı, çünkü kişilik gelişiminin yüzde yetmişbeşi okul öncesi dönemde tamamlanıyor. Bu dönemlerden sonra çocuğunuzu daha iyi koşullarda yaşatabilirsiniz, ama daha sağlıklı ve mutlu, daha güvenli ve sosyal, daha zeki ve kendini geliştiren bir insan olmasına katkınız çok azalır.</p>
<p>Hangi durumlarda psikoloğa gidilmeli?</p>
<p>Aileler psikologlara çocuklarıyla ilgili aşağıdaki durumlar için başvurabilir.</p>
<p>· Gelişim kontrolü için<br />
· Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıkların tedavisi, sakatlıklar için<br />
· Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri için<br />
· Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt için</p>
<p>Gelişim kontrolü<br />
Psikoloğa gitmek için çocukların herhangi bir sorun yaşamasını veya bir hastalık, davranış bozukluğu geliştirmesini beklemek yanlıştır. 0-6 yaş döneminde çocukları, gelişim kontrolü yaptırmak için düzenli aralıklarla bir uzmana götürmek gerekir. Gelişim kontrolü seanslarına psikoloğun da onayıyla, anne-babalar, çocuk bakıcıları veya çocukla ilişkide olan diğer aile büyükleri de katılabilir. Gelişim kontrolleri sayesinde anne-babaların edinecekleri bilgiler aşağıdaki gibidir;</p>
<p>· Çocuğunuzun gelişiminin normal olup olmadığını öğrenirsiniz. Gelişim kontrolü seanslarında çocukların gelişimleri 5 grupta incelenir; fiziksel, hareket, dil, sosyal-duygusal, zeka gelişimi.<br />
· Geriden gelen gelişim alanlarını ve bu alanları desteklemek için yapmanız gerekenleri öğrenmiş olursunuz. Psikoloğunuz size bu alanı geliştirmenizi sağlayacak egzersizler, oyun ve oyuncaklar önerecektir. Örneğin, siz çocuğunuzun konuşma problemi olduğunu ancak 18. ayda farkedebilirsiniz, ancak bir psikolog bunu 8-10 aylar arası farkedip, dil gelişimini destekleyici egzersizlere ağırlık vermenizi sağlayabilir. Bu şekilde sorunlar çıkmadan önleyebilirsiniz.<br />
· Çocuğunuzun gelişimini desteklemek için neler yapabileceğinizi öğrenirsiniz.<br />
· Çocuğunuzun zayıf ve güçlü yönlerini, eğilimlerini ve bunları geliştirme yollarını öğrenirsiniz.<br />
· Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmayı öğrenirsiniz.<br />
· Farkına varmadan yaptığınız hataları görme ve düzeltme olanağı bulursunuz.<br />
· Çocuğunuzla oyun oynamayı ve ona herhangi bir şeyi doğru yöntemlerle öğretmeyi öğrenirsiniz.<br />
· Spor, sanat veya bilimin herhangi bir dalına çocuğunuzu sağlıklı bir şekilde yönlendirmeyi öğrenirsiniz.<br />
· Yaşına göre hangi oyun ve oyuncakları tercih etmeniz gerektiğini öğrenirsiniz.<br />
· Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemle ilgili gerekli bilgileri ve bu dönemlerde dikkat etmeniz gereken konuları öğrenirisiniz. Örneğin; 8 ay civarı yabancılardan korkma, 12 ay civarı özgürlüğünü ilan etme, 18 ay civarı tuvalet eğitimine hazırlık vb.<br />
· Ortaya çıkabilecek olası uyum ve davranış bozuklukları ve hastalıkları hızla teşhis edebilme, önlem alabilme ve tedaviye başlayabilme olanağı bulursunuz.</p>
<p>Gelişim kontrollerine başlamak için en ideal dönem 6-8 aylar arasıdır. Psikologlar gelişim kontrollerini farklı periyotlarla yapabilirler. Çocuğun gelişimine göre seanslar daha sık yapılabilir. Ancak gelişimi normal çocuklar için genellikle aşağıdaki program yeterli olmaktadır.</p>
<p>6 – 36 ay arası 2 ayda bir görüşme<br />
3 yaş – 6 yaş arası 4 ayda bir görüşme</p>
<p>Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıklar, sakatlıklar<br />
Aileler, yaygın gelişimsel bozukluklar, cinsiyet anomalileri ve kromozomal bozukluklar için psikologlara başvurabilir. Örneğin, otizm, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, down-sendromu, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri gibi hastalıkların tedavisinde psikologlardan yardım alınabilinir. Bu hastalıklarda tıbbi tedavi gerekliyse, psikologlar destek tedavi programlarını yürütürler. Bunun dışında bu hastalıkların tanısının konamadığı durumlar olabilir, ancak çocuğun hastalığa eğilimi vardır; bu durumlarda tıbbi tedavi uygulanamaz ama bir psikologla düzenli çalışarak, egzersiz yapılarak sorunu tamamen çözmek veya sorunun ilerlemesini engellemek mümkün olabilir.</p>
<p>Kaza sonucu ve doğuştan olan sakatlıklarda da, tıbbi tedavilerin yanı sıra, psikolojik destek almak hem tedaviye uyumu artırır, hem de çocuğun ve ailenin sorunla başaçıkmasını kolaylaştırır. Bu tür sakatlıklara örnek olarak, körlük, sağır ve dilsizlik, ortopedik sakatlıklar, ağır konuşma bozuklukları vb. Verilebilinir.</p>
<p>Uyum sorunları ve davranış bozukluklarının tedavisinde çoğunlukla psikolojik yardım tek başına yeterli olmaktadır. Bu sorunlar çok yaygındır ve bir çok aile bunları yardım almayı gerektirir bir sorun olarak görmez. Anne-babalar genellikle, bu tip sorunların kendiliğinden geçmesini bekler veya sorunu gidermek için o kadar sağlıksız yöntemler dener ki, sorun yer değiştirerek başka bir forma girer veya büyüyerek çözülemez hale gelir. Uyum ve davranış bozukluklarına örnek olarak aşağıdaki sorunları sıralayabiliriz;</p>
<p>- Gece korkuları<br />
- Fobiler<br />
- Kaygı bozukluğu<br />
- Parmak emme (bebeklik dışında)<br />
- Tırnak yeme<br />
- Öfke ve saldırganlık<br />
- Altını ıslatma<br />
- Dışkı kaçırma veya tutma<br />
- Kekemelik<br />
- Tikler<br />
- Yalan söyleme<br />
- Çalma<br />
- Kardeş kıskançlığı<br />
- Cinsel sorunlar ve mastürbasyon<br />
- Yeme bozuklukları<br />
- Uyku bozuklukları<br />
- İçe kapanıklık<br />
- Aşırı inatçılık</p>
<p>Ailelerin bu sorunları çözmede yaptıkları en büyük yanlışlardan biri sorunu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Oysa, soruna yol açan sebebi ortadan kaldırmak gerekir. Yoksa sorun ya büyüyerek veya yeni bir sorun olarak bir süre sonra yeniden ortaya çıkar. Örneğin tırnağını yiyen bir çocuğu baskı yoluyla veya çeşitli cezalarla bu alışkanlığından vazgeçirebilirsiniz, ancak tırnak yeme alışkanlığına yol açan duygusal sebepler ortadan kalkmadıkça sorun tekrarlar veya çocuk altına kaçırma vb. Gibi yeni bir sorun geliştirir.</p>
<p>Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri<br />
Boşanma, aile bireylerinden birinin ölümü, bakıcının değiştirilmesi, şehir veya ev değişikliği, okula başlama, kreşe başlama, kardeş doğumu ve annenin işe başlaması gibi yaşam değişiklikleri çocuklar için önemli duygusal sorunlara yol açabiliyor. Yetişkinler gibi, çocuklar da bu tip değişimlerden farklı düzeylerde etkilenebiliyorlar. Bu değişimlerden önce psikoloğa başvurarak çocukların bu değişime hazır olup olmadıklarıno öğremekde ve hazır değillerse bu olayların çocuklara nasıl anlatılabileceği konusunda danışmakta yarar vardır. Özellikle boşanma ve kardeş doğumu konularında mutlaka birkaç seanslık danışmanlık alınması gerekir; birçok çocuk bu değişimlerden çok etkilenmektedir.</p>
<p>Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt<br />
Aileler çocuklarının psikolojilerine zarar vermeden bazı basit sorunları çözebilmek için de psikologlara başvurabilirler. Bu sorunların bir kısmı basit önerilerle giderilebilir. Sağlıksız yöntemlerle çözüldüğünde ise yukarıda sayılan uyum bozukluklarına veya duygusal sorunlara yol açabilir. Sorunların hepsinin çocukluk çağlarında ortaya çıkmadığını, çocukluk dönemlerinde yaşanan olayların ve sağlıksız eğitim yöntemlerinin ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkan sorunlara zemin hazırladığını da unutmamak gerekir. Ailelerin yanıtlarını merak ettiği sorulara aşağıdaki örnekler verilebilir;</p>
<p>- Çocuğumu kreşe hangi yaşta göndermeliyim?<br />
- Başını duvara vuruyor, nasıl engel olabilirim?<br />
- Yüzümüze vuruyor, bu davranışından nasıl vazgeçirebilirim?<br />
- Çok inatçı, her dediği yapılsın istiyor, ne yapabilirim?<br />
- Yatağını ne zaman ayırmalıyım?<br />
- Bana çok düşkün, onu kendimden nasıl uzak tutabilirim?<br />
- Ders çalışmayı sevmiyor, nasıl ders çalışmasını sağlayabilirim?<br />
- Okula gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?<br />
- Kardeşine vurmasını nasıl engellerim?</p>
<p>Psikologlarla ilgili yanlış bilgiler</p>
<p>Psikologların herkese uygulanabilen hazır reçeteleri vardır.<br />
Psikologların sihirli değnekleri vardır; bir seansta sorunları ortadan kaldırırlar.<br />
Psikologlara herşeyi anlatmaya gerkek yoktur, ailelerin sırlarını paylaşmaları gerekmez.<br />
Psikolağa gitmek için hastalık geliştirmek gerekir.<br />
Psikologlara sadece tedavi amacıyla gidilir, bir sorun yoksa ve herşey yolundaysa gidilmez.<br />
Psikologlara danışmanlık ve kontrol amacıyla gidilmez.<br />
Psikologlar sizin farkedemediğinizi farkedemez; sizin çocuğunuzu sizden daha iyi tanıyamaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/07/12/cocuk-psikologuna-ihtiyac-duyulan-konular-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Gelişimi-Çocuk ve resim</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/07/01/cocuk-gelisimi-cocuk-ve-resim/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/07/01/cocuk-gelisimi-cocuk-ve-resim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 07:36:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2933</guid>
		<description><![CDATA[
Çocuklar büyüyüp,olgunlaştıkça resimleri daha ayrıntılı, oranlı ve   gerçekçi olur. Her yaş dönemi resimlerinin belirgin özellikleri vardır.
1-KARALAMA  DÖNEMİ (1-4)YAŞ ARASI
Çocuklar bu yaşlar arasında gelişi güzel  çizimler yaparlar. Resimler  daha çokoyun amaçlıdır. Çizgiler,tren rayı  vb. dir.
2-ŞEMA ÖNCESİ DÖNEM (4-7) YAŞ ARASI
Üç yaş  çocuğu tipik yuvarlak kafa çizebilir. İnsan çiz değince [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/07/456.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2934" title="456" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/07/456.jpg" alt="" width="199" height="202" /></a></p>
<p>Çocuklar büyüyüp,olgunlaştıkça resimleri daha ayrıntılı, oranlı ve   gerçekçi olur. Her yaş dönemi resimlerinin belirgin özellikleri vardır.</p>
<p><strong>1-KARALAMA  DÖNEMİ (1-4)YAŞ ARASI</strong></p>
<p>Çocuklar bu yaşlar arasında gelişi güzel  çizimler yaparlar. Resimler  daha çokoyun amaçlıdır. Çizgiler,tren rayı  vb. dir.</p>
<p><strong>2-ŞEMA ÖNCESİ DÖNEM (4-7) YAŞ ARASI</strong></p>
<p>Üç yaş  çocuğu tipik yuvarlak kafa çizebilir. İnsan çiz değince baş  ve  ayaklarıolan insan çizebilirler. Yüz hatlarını belirleyebilir . Dört  yaş çocuğu kollarıve  bacakları olan çöp adam çizebilirler. Beş  yaşındaki çocuğunun yaptığı  insanve evler daha belirgin olmaktadır.  Altı yaş çocuğunun yaptığı  resimler de artıkyavaş yavaş konuda vardır.  Resimlerde yer zemini  çizgisi mevcuttur. Resimlerdesayd amlık da  vardır. Örneğin ev çizimlerinde evin içindeki  eşyalarındaçiziliyor  olması gibi.</p>
<p><strong>RENKLERİN ANLAMLARI (4-7)  YAŞARASI</strong></p>
<p>Dört beş yaşlarındaki çocuklargenelde renk ayrımı  yapmadan resmi  boyarlar. Bu yaşlarda ana ve ara renkleriöğrenebilirler.  Mutlu  resimlerde genelde sarı renk, üzüntülü resimlerde geneldekahvere ngi  renk daha ağırlıktadır.  Unutulmamalıdır ki çocuk hangi rengiseviyorsa,  resimlerde ağırlık o  renge doğrudur. Resimlerde ağırlık kırmızırenkse  iddiacılığı ve  saldırganlığı temsil eder. Pembe, sarı, turuncu gibi  sıcak renkleri seçen  çocuklar sevecen, uyumlu, işbirlikçidir.  Siyah,mavi, yeşil,  kahverengi gibi soğuk renkleri seçen çocuklar,  baskıcı aileortamında  yetişen iddiacı, çekingen, güçlükle kontrol  edilen, uyumsuz,  gerçekduygularını bastıran  çocukları temsil edebilir.</p>
<p><strong>3-ŞEMATİK  DÖNEM (7-9) YAŞLAR ARASI</strong></p>
<p>Resimler daha belirgin ve ayrıntılıdır.  İlk bakışta resmin ne olduğu  kolaylıklaanlaşılabilir. Resimler daha  gerçekçidir. Resimde mekansal  ilişki vardır.Çocuklar yer çizgisi  kullanırlar. Yer çizgisi çocuğun  kendisi ve çevresiyleolan ilişkinin  boyutunu temsil eder. Bu dönemde  kuşbakışı resim çizimleriağırlıktadır.</p>
<p><strong>4-GERÇEKÇİLİK  DÖNEMİ (9-12)YAŞLAR ARASI</strong></p>
<p>Bu dönemde resimlerde daha ayrıntılı  çizimler ve gerçekçi bir  yaklaşım görülür.Resim konularında kızlar ve  erkekler arasında  farklılıklar gözlemlenir. Kızçocukları daha çok bebek   resmi,portreler,elbiselererkek çocukları ise araba,gemi,  uçakçizerler.  Resimleri beğenmeme, aşırı hassasiyet ve kendini  ifadegüçlüğü görülür.</p>
<p><strong>5-DOĞALCILIK DÖNEMİ(12-14)YAŞLAR ARASI</strong></p>
<p>Nesneler  orantılıdır. Resimler perspektiftir. Yakın çevrede gördüğü   objelerinorantılarını, boyutlarını ve derinliklerini çizgileriyle   yansıtmaya çalışır.Renkleri ise en iyi şekilde kullanırlar.</p>
<p><strong>ZİHİNSEL  YETERSİZLİĞİ OLAN ÇOCUKLARIN RESİMLERİ</strong></p>
<p>Resimlerde belirgin  herhangi birkonu yoktur. Plansızdır.  Yaşıtlarının resim özelliklerinden  oldukça gerilikgösterir. Resim cılız  ve ilkeldir. Çoğunlukla kağıda  resim yerine çeşitlikaramalar yaparlar.  Ayrıntılar bulunmaz. Örneğin  insan resmi çiz dediğimizde sadecesınır  belirten bir çizgi çizilir.  Gözler, ağız, burun vs. çizilmez.  Evçizdiğinde çatısı kapısı, bahçesi  başka bir yere çizilir. Çocukta  resimleriters çizme sıklıkla  karşılaşılıyorsa öğrenme güçlüğü  çekebileceğidüşünülebilir. Örneğin  ağaçların ters çizilmesi gibi.</p>
<p><strong>ÜSTÜN YETENEKLİ  ÇOCUKLARIN RESİMLERİ</strong></p>
<p>Üstün kabiliyetli kişi diğer insanlardan  farklı düşünebilme  davranabilmeka biliyetine sahiptir. Resimlerde dikkati çeken ortak   özellikler kısaca,akranlarından üstün bir performans göstermeleri,   farklı kavramlar arasındamantıklı ilişkiler kurabilmeleri, gelişmiş   hayal gücü, çizilen figürlerinhareket halinde olabilmesi, renklerin   genelde canlı olması kağıdın tamamınınkullanılması gibi&#8230;&#8230;</p>
<p>UNUTULMAMALIDI R Kİ<br />
Çok güzel resim  yapan çocuk zekidir,zeki çocuklar güzel resim yaparlar  DENİLEMEZ.</p>
<p><strong>ÇOCUĞUN  PSİKOLOJİK ÖZELLİKLERİNİ YANSITAN RESİMLER</strong></p>
<p><strong>OKUL FOBİSİ </strong>:  Resimlerde aile bireyleri ağırlıklı olarak  çizilir.Okul ,öğrenci resmi  çizmek istemezler. Ev ve evde mutlu çocuk  resimleriçizerler. Resimler  saydamdır.</p>
<p><strong>GÜVENSİZLİĞİ YANSITAN RESİMLER:</strong> Kağıdıntamamı  kullanılmaz,  boşluklar fazladır. Çizimler yarımdır. Küçük figürler  çizmeve kağıdın  bir bölümünü kullanma eğilimindedirler. İnsan  figürlerinde el  veayakların çizilmemiş olması güvensizliği ve çevreye  uyumda yaşanılan  güçlüğü,iletişim eksikliğini, paylaşım azlığını,  kendinden başka  insanlarla birlikteolmama yı, bencilliği de ifade etmektedir. Güvensiz  çocuğun  resimlerindekiçizgiler daha çok silik ve kesik kesiktir.</p>
<p><strong>HİPERAKTİF  ÇOCUKLARIN RESİMLERİ:</strong> Taşkınve çok renkli resim  çizerler.Gerilimli  oldukları için genelde karalamayı tercihederler ve  resimleri hep yarım  kalır. Çizdiklerinde ise resimleri çok büyükolur.</p>
<p><strong>CİNSEL  KİMLİK KARMAŞASI </strong>: Anneve babaya aşırı yaklaşılması,  zıt cinsel kimlikte  çizimlerde yoğunlaşma, evresimlerinde yatak  odasının çizimi, etek  giyen, çocuk emziren baba, ava gidensakal bırakan  anne figürlerinin  çizilmiş olması bize bazı ipuçları vermektedir.</p>
<p><strong>AİLEDE  İLETİŞİM KOPUKLUĞU VE PROBLEMLERİN OLDUĞUNU İFADE EDEN  RESİMLER</strong></p>
<p>Ailedeiletişim  kopukluğu, aileyi konu alan resimlerde açıkça  görülmektedir.  Resimdeaile üyelerinin birinin veya birkaçının  eksikliği..  ,(annenin,babanın,kardeşlerin,aile içinde yaşayan diğer  fertlerin hala,  amca,dede, ninenin  çizilmemiş olması ) Aile fertlerini  çizmeyi ret  etmesi,ebeveyn figürlerinin olmaması parçalanmış aileyi,  sevgi  eksikliğini, anne babave çocukların arasına nesnelerin  yerleştirilmesi,  aile bireylerinin arasınaköprü, gökdelen evler, yol,  ırmak,  ağaçların çizilmesi,iletişim problemlerinin bir  göstergesi  olarak kabul edilebilir.<br />
Anne babanın çok büyük çocuğun  çok küçük veya anne babadan birinin  büyükdiğerinin küçük çizilmiş  olması, ailede baskıyı, aile fertleri  arasındaproblemin olduğunu,  baskıcı ve otoriter tutumu, anne babanın  çok abartılıçizimi onlara  duyulan hayranlığı da temsil edebilir.<br />
Resimde küçük kardeşin anne  babanın elinden tutuyor olması ve diğer  çocuğun çokuzaklarda çizilmesi  veya hiç çizilmemiş olması, sevgi  yoksunluğunu, kardeşkıskançlığını,  kendisini yok saydığını, iç  çatışmaların bir göstergesiolabileceği  düşünülebilir.</p>
<p><strong>RESİMLERDEKİ FİGÜRLERİN ANLAMLARI İNSAN  FİGÜRÜNDEKİ KISIMLARIN  ANLAMLARI</strong></p>
<p>Büyükveya çok küçük kafanın  çizilmesi zihinsel aktivite de  problemlerin olduğunu,zihinsel geriliği  ifade eder.<br />
Vücudun organlarının çizilmemesi veya eksik bırakılması,  endişe  duyulan,rahatsızlık hissedilen kısımları yansıtır.<br />
Kolların  abartılı çizimi, aile içi ve çocuğa yönelik şiddeti,  kollarınçizilmemesi  ise güç ve kuvvetin azlığını,<br />
Ağzın büyük veya küçük çizimi dil ve  konuşma problemini, ağzın  çizilmemesiiletişim problemlerini. &#8230;<br />
Gözlerin büyük çizimi  merakı, boş ve anlamsız bakan gözlerin olması  görmeproblemini ve  görmeye bağlı öğrenme problemlerini. ..<br />
Burunun abartılı çizimi astım, bronşit vb. solunum  yoluna bağlı  problemlerinol duğunu&#8230;  burunun çizilmemesi güç savaşını, güçsüzlüğü,  desteksizliği..<br />
Kulakların  normalinden farklı, büyük veya küçük çizimi işitmeye  bağlıproblemlerin  olduğunu&#8230;.<br />
Ellerin çok büyük çizilmesi dayağı, şiddeti, çalma  eylemlerini, çok  küçükçizilmesi ise güvensizliği, çevreye uyum güçlüğünü  &#8230;.<br />
Ayakların abartılı çizimi kendine olan güveni, küçük çizilmesi  ise  güvensizliğive yardımsızlığı,<br />
cinsel organların çizimi  saldırganlığı, aşırı endişeyi ve anne babayı  çıplakgörmüş olmayı temsil  etmektedir.</p>
<p>http://akillibebek.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/07/01/cocuk-gelisimi-cocuk-ve-resim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun İçindeki Bilim Adamını Yetiştirmek</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/06/23/cocugunuzun-icindeki-bilimadamini-yetistirmek/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/06/23/cocugunuzun-icindeki-bilimadamini-yetistirmek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 08:02:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2016</guid>
		<description><![CDATA[
Her çocuğun içinde pek çok ufak bilimadamı vardır. Sizinkine de bir göz atarsanız sadece kum havuzundaki fizikçiyi görmekle kalmayacak, aynı zamanda parktaki botanisti, entomolojisti, jeologu, plajdaki okyanus bilimciyi, mutfaktaki kimyageri, oyun odasındaki kâşifi, penceredeki astronomu göreceksiniz. Hepsi teorilerini araştırmakta, karşılaştırmakta, dikkatle izlemekte, denemekte, geliştirmektedirler. Hepsi keşif aşkı için yapılmaktadır.
Ne yazık ki, doğal araştırma isteği çoğunlukla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2914" title="takim_elbise_cocuk" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/09/takim_elbise_cocuk.jpg" alt="" width="300" height="383" /><br />
Her çocuğun içinde pek çok ufak bilimadamı vardır. Sizinkine de bir göz atarsanız sadece kum havuzundaki fizikçiyi görmekle kalmayacak, aynı zamanda parktaki botanisti, entomolojisti, jeologu, plajdaki okyanus bilimciyi, mutfaktaki kimyageri, oyun odasındaki kâşifi, penceredeki astronomu göreceksiniz. Hepsi teorilerini araştırmakta, karşılaştırmakta, dikkatle izlemekte, denemekte, geliştirmektedirler. Hepsi keşif aşkı için yapılmaktadır.</p>
<p>Ne yazık ki, doğal araştırma isteği çoğunlukla çocukluk çağının ötesine pek geçmez. Sık olarak, çocukların resmi bilim eğitimine başladıkları zamanlarda, bilime uzanan eller çekilir ve içerideki bilimadamlan baskılanır.</p>
<p>Ancak içerideki bilimadamlannı okul yıllan boyunca hatta hayat boyu motive halde tutmak mümkündür. Başlangıç için şu aktiviteleri deneyin:<br />
Sınıflayın, sınıflayın, sınıflayın. Nesnelerin nasıl birbirine benzediğini ve nasıl benzemediğini keşfetmek temel bir yetenektir. Çocuklar henüz türleri cinslerden ayırt etmeyi bilemeseler de, geniş yapraklan olan ağaçlarla iğne yapraklı ağaçları, kabuklanyla yenen meyvelerle soyulması gereken meyveleri, iki, dört ve daha fazla tekerleği olan araçlan ayırt edebilirler.</p>
<p>Elektriği keşfedin. Statik elektriğin etkilerini izleyin. Çocuğunuzun bir balonu saçınıza sürmesini ve sonra duvara yaklaştırmasını, veya bir tarağı saçına sürüp sonra yerdeki ufak kâğıt parçalarını bu tarakla kaldırmasını sağlayın.</p>
<p>Bazı bitkiler yetiştirin. Çocuğunuzun insan dışındaki pek çok şeyin de büyüdüğünü görmesine yardımcı olmak için, bir bitki bahçesi yaratın. Birkaç köklü sebzenin üzerinden birkaç santim kesin (havuçlar, fasulyeler gibi), sonra bunları kesik taraflan aşağıya gelecek şekilde sığ bir tabağa yerleştirin. Tabağa bir miktar su doldurun, tabağı güneşe koyun ve köklerin büyümesini izleyin.</p>
<p>Bir düzine çekirdek ekin. Boş bir yumurta kartonunu ekim alanı olarak kullanın ve bunun içine çekirdek ekin (çocuğunuzun yediği bir portakalı veya diğer bir meyveyi kullanın). Çocuğunuza çekirdeği toprağa nasıl ekeceğini, nasıl su vereceğini ve nasıl güneş almalannı sağlayacağını gösterin; beraberce insanların ve bitkilerin nasıl büyüdüğünü düşünün. Eğer çekirdekler büyümezlerse, bazen böyle şeylerin olabileceğini ona açıklayın.</p>
<p>Mutfak kimyagerleri olun. En etkileyici buluşlardan bazılan mutfakta yapılabilirler. Gelişmekte olan küçük bilimadamınızın güvenli bir yerde ve siz başında dururken akışkan ve şeffaf olan yumurtanın ısınınca nasıl beyaz ve sert hale dönüştüğünü; yumuşak ve açık renkli bir ekmek parçasının siyah ve kıtır bir hale dönüştüğünü izlemesini sağlayın; çırpılan yumurta beyazı veya kremaya hava karıştığında onlann nasıl kabardığını gösterin; sıcak besinlere üflemenin onları soğuttuğunu; mayanın kabartıcı etkisini; bir kapta sirke ile karbonat (ve olayı güzelleştirmek üzere bir miktar besin boyası) kanştığında nasıl minyatür volkan patlamaları oluştuğunu; şeker veya tuz kristallerinin suda nasıl eridiğini; gazlı bir içeceğin içindeki balonların nasıl dans ettiğini görmesini sağlayın.</p>
<p>Tekerleği yeniden keşfedin. Tekerlekten başka neler yuvarlanır? Çocuğunuzun bir elma ve bir blok ile, yuvarlak bir taş ve yuvarlak olmayan bir taş ile, kâğıt havlu nılolanyla, bir mantarla, bir kitapla, boş bir plastik soda şişesiyle denemeler yapmasını sağlayın. Yuvarlanan nesnelerin ortak yanlanın beraberce tartışın.</p>
<p>Biraz dikkat çekin. Siz başındayken çocuğunuzun evde elinde büyük bir mıknatısla gezinmesini ve neyin etkilenip neyin etkilenmediğini görmesini sağlayın. Buzdolabı mıknatıslannızm neyi tutup neyi tutmayacağını gözleyin.</p>
<p>Ağırlık kavramını oluşturun. Yaklaşık olarak aynı boyutta üç nesne seçin (mesela: tüy, kaşık, ve muz) ve çocuğunuzun ellerinin hangisinin en hafif, hangisinin en ağır ve hangisinin aradaki bir ağırlıkta olduğuna karar verecek tartı olmasını sağlayın Ölçülerle eğlenin. İki fincan suyu bir fincana dökebilir misin? Boş bir süt kutusuna kaç fincan boşaltabilirsin? Boyun kaç santim? (Çocuğunuzun bir kâğıda ayağının izini çıkarmasını, sonra bunu kesmesini ve bunu nesnelerin boyunu ölçmede kullanmasını sağlayın. Bu işleme siz de yatarak katılabilirsiniz.) Veya büyümenin kanıtı olarak kullanmak üzere çocuğunuza bir yükseklik grafiği yaparak bir ders verin. Birkaç ayda bir, çocuğunuzun boyunu bir duvara işaretleyin (veya duvara yapıştıracağınız uzun bir kâğıt parçasına) ve beraberce işaretlerin gittikçe yükselmelerini izleyin. Ayrıca aydınger kâğıdına ayaklarının dış sınırlarını çizerek ve her altı ayda bir boyutlarını karşılaştırarak çocuğunuzun ayaklarının büyümesini de izleyebilirsiniz. Bu zamanlar, çocukların daha büyük olmasını sağlayan dinlenmek, yemek, içmek, temiz hava, egzersiz gibi şeyleri açıklamak için uygundur.</p>
<p>Kaynak: cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/06/23/cocugunuzun-icindeki-bilimadamini-yetistirmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarımızın Güvenini Arttıralım</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/06/02/cocuklarimizin-guvenini-arttiralim/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/06/02/cocuklarimizin-guvenini-arttiralim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 14:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[2-4 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[4-6 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Anneler ve Babalar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[yapılması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2828</guid>
		<description><![CDATA[
Çocugun sosyal gelismesi sürecinde gelistirdigi kisilik, en yakin çevresi yani anne-baba, kardesler ve ev içinde yasayan diger aile üyeleriyle yakindan iliskilidir. Bu çevrenin çocuga gösterdigi olumlu ve olumsuz tepkiler, çocugun kisiliginin gelismesinde önemli rol oynar. Söyle ki söylediklerine aldiris edilmeyen, fikrini belirtmeyen veya belirttigi zaman sürekli elestiriler alan ya da sürekli düzeltilen çocuk haliyle suskun, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small; color: #000080; font-family: Arial;"><a href="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/06/guvenmek.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4241" title="guvenmek" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/06/guvenmek.jpg" alt="" width="400" height="399" /></a></span></p>
<p><span style="font-size: small; color: #000080; font-family: Arial;">Çocugun sosyal gelismesi sürecinde gelistirdigi kisilik, en yakin çevresi yani anne-baba, kardesler ve ev içinde yasayan diger aile üyeleriyle yakindan iliskilidir. Bu çevrenin çocuga gösterdigi olumlu ve olumsuz tepkiler, çocugun kisiliginin gelismesinde önemli rol oynar. Söyle ki söylediklerine aldiris edilmeyen, fikrini belirtmeyen veya belirttigi zaman sürekli elestiriler alan ya da sürekli düzeltilen çocuk haliyle suskun, içine kapanik ve güvensiz veya huysuz ve saldirgan olabilir. Buna karsilik, söyledikleri çok önemli olmasa da dinlenen, önemsenen, fikrini belirtmesine müsaade edilen; fikri çok geçerli olmasa da duyulan, sürekli elestiriye ugramayan çocuk ise daha güvenli, daha sosyal ve daha saglikli bir kisilik gelistirir</span></p>
<p>Çocugun güvenini artirmada önemli olan bes etken vardir:</p>
<p>1) Çocugun kendini ifade etmesine müsaade etmek, onu dinlemek, fikri önemli olmasa da dikkate almak, yani çocugu duymak.</p>
<p>2) Çocuktan yasi, kapasitesi disinda davranislar beklememek. (Örnegin, misafirlikte iki saat hiç kimildamadan uslu uslu oturmasini veya üç yasindaki bir çocugun üstünü hiç kirletmeden yemek yemesini ya da 7 yasindaki bir çocugun düzenli, bes vakit namaz kilmasini beklemek gibi.)</p>
<p>3) Çocugun bazi küçük sorumluluklar yüklenmek isteyecegini bilip bunlari basarmasina müsaade etmek ve imkan saglamak.</p>
<p>4) Çocugun çabasini övmek ve yüreklendirmek.</p>
<p>5) Çocugun basarisizliklarini kisiligiyle bagdastirmamak, basarisizliklari birer ögrenme ögesi olarak görebilmesine yardimci olmak.</p>
<p>Anne ve baba, çocugun yasaminda kendine davranis modeli olarak seçtigi ilk örneklerdir. Çocuk her yaptiginda anne ve babasini taklit eder. Söyle ki, anne baba saygisiz davraniyorsa, çocuk da iliskilerinde saygisiz olur, anne baba sürekli elestirici ise, çocuk da bir sey begenmeyen, huysuz bir kisi olmaya yönelir. Ancak davranislari hosgörü, yasi çerçevesinde anlayisla kabul edilen çocuklar, kendilerini ve kisiliklerini daha rahat ifade edebildiklerinden, daha huzurlu ve güvenli bir kisilik gelistirirler.</p>
<p>Çocugun güvenini artirmak ve kisiligini gelistirmek için ev içinde yapilabilecek basit yaklasimlari içeren bir arastirma özellikle su ilkeler üzerinde kurulmustur:</p>
<p>1.Anne-babalar çocuklarin ilk ve en önemli ögretmenleridir. Anne-babalar çocuklarda gelisen davranislarin temel örnekleridir. Dolayisiyla çocuk bir görevin nasil yapildigini açikça görürse veya bir kisi ona gösterirse iyi ögrenir.</p>
<p>2.Kisi bir öz tanitimla dünyaya gelmez. Öz tanitim önemli kisilerle olusan iletisim ve deneyimlerle olusur.</p>
<p>3.Çocuk deger ve basari hisleri duyabilmelidir. Çocuk ögrenmedigi davranislarda basari gösteremez. Ancak basarisizliklarina ragmen kendini olumlu bir kisi olarak algilayabilmeli yani sevildigini, kabul edildigini bilmeli ve basarisizliklarini kisiligi ile baglantili olmadan birer ögrenme ögesi olarak görebilmelidir.</p>
<p>Anne-babalar yönlendirmelerle çocuklarda becerilerin gelismesine yardimci olanaklar olusturabilirler. Çocuk deger ve önemini anne-babasinin kendisine gösterdigi sözlü ve sözsüz sevgi ifadelerinden anlar.</p>
<p>4.Yüreklendirme çocugun kendini degerli algilayabilmesi için çok önemlidir. Yüreklendirme çocugun olumlu taraflarina dikkatini yöneltmekle baslar. Çocugun davranislarinin olumlu yönlerini dile getirir, çocuga güveni belirtir. Yüreklendirme, mükemmellik ve basari isteyecegine, çaba ve ilerlemeleri takdir eder. Yüreklendirme, çocugu kendi oldugu için ve oldugu gibi kabul etme ve deger vermedir. (Söyle olsaydin daha çok kabul ederdim, demek degildir.)</p>
<p>Bu konuda unutulmamasi gereken çocuklarin ancak tekrarla ögrenebildikleridir. Çocuklarin ögrenebilmeleri ve basarili olabilmeleri için tekrar sarttir. Iste birkaç örnek:</p>
<p><strong>Oyuncaklarini toplamak</strong>:</p>
<p><strong>a) Örnekleme:</strong></p>
<p>Yapilmasi gerekeni örnekleyin ve olumlu bir öz tanitim ifadesi kullanin. Anne veya baba çocukla birlikte oyuncaklari toplayacaklar. Önce hangi oyuncaklari nereye koydugunuzu sözel olarak açiklayin: &#8220;Simdi büyük arabalari büyük kutuya koyacagim. Kalemleri de kalem kutusuna yerlestirecegim. Her seyi yerinde bulmak hosuma gidiyor. Ben oyuncaklari güzel ayirip yerlestirmeyi biliyorum.&#8221;</p>
<p><strong>b) Yönlendirme:</strong></p>
<p>Çocuga ne yapmasi gerektigini açiklayin: &#8220;Simdi senin siran. Küpleri küp kutusuna yerlestir. Tamam. Güzel oldu. Simdi de kitaplarini kitapliga koy. Oldu.&#8221;</p>
<p>c) Yüreklendirme:</p>
<p> Çocugu yüreklendiren olumlu ifadeler kullanin: &#8220;Oyuncaklarini gerçekten güzel topluyorsun. Bu sekilde oyuncaklarini toplamaya devam etmen çok iyi oldu. Hiç yorulmadim, her seyi yerinde görmek ne güzel oluyor&#8221; gibi.</p>
<p><strong><em>BAŞKA BİR ÖRNEK SEVGİ İFADELERİNİ BULMA OYUNU</em></strong></p>
<p><strong>a.Örnekleme:</strong></p>
<p>Yapilmasi gerekeni açiklayin ve olumlu bir öz tanitim ifadesi kullanin: &#8220;Gel seninle &#8217;seni seviyorum, çünkü&#8230;.&#8217; oyunu oynayalim. Ben basliyorum: &#8220;Seni seviyorum çünkü gülümserken gözlerinin içi parliyor.&#8221;</p>
<p><strong>b.Yönlendirme:</strong></p>
<p>Çocuga ne yapmasi gerektigini açiklayin ve basarili olmasina yardimci olun: &#8220;Simdi senin siran. Beni niçin sevdigini söyleyeceksin. Sonra da ben sana baska bir nedenle seni sevdigimi söyleyecegim.&#8221; Çocuk: &#8220;Seni seviyorum çünkü benimle oynuyorsun.&#8221; Anne: &#8220;Seni seviyorum, çünkü&#8230;&#8221;</p>
<p><strong>c.Yüreklendirme:</strong></p>
<p>Çocugu yüreklendiren olumlu ifadeler kullanin: &#8220;Beni sevdigini söyleyince çok mutlu oluyorum.&#8221;, &#8220;Beni &#8230; nedeniyle sevdigini söylemen çok hosuma gidiyor.&#8221;</p>
<p>Ayni yöntemlerle yapilabilecek alistirma ve güven artirici oyunlar söyle olabilir: Masa hazirlama, çiçekleri sulama, çoraplari katlama, çekmeceleri düzeltme, resimlere bakarak hikaye anlatma, yatak toplama, bakkaldan alis veris yapma vb. Bu gibi basit islere katkida bulunan çocugun el becerileri gelistigi gibi, kendine güveni de artar. Bunlarin yaninda basarmanin ve aile büyügü tarafindan yüreklendirilip begenilmenin verdigi haz da çocugun kisiliginin gelismesine ve sorumluluk almasina yardimci olur.</p>
<h6><em>Kaynak: Meral Özbulur &#8211; Vahdet Dergisi</em></h6>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/06/02/cocuklarimizin-guvenini-arttiralim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Klasikleri Tüm Çocuklar Okumalı!</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/klasikleri-tum-cocuklar-okumali/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/klasikleri-tum-cocuklar-okumali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 08:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Klasikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Okumalı]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2786</guid>
		<description><![CDATA[3 TL fiyatla piyasaya sunulan seriye , bu hafta Charles ve Mary Lamb’in Shakespeare’in oyunlarını gençler için uyarladıkları “Shakespeare’den Hikayeler”, Charles Dickens’tan “Bir Yılbaşı Öyküsü” ve Edith Nesbit’in “Demiryolu Çocukları” da
Edith Nesbit’ten “Demiryolu Çocukları”
İngiliz yazar Edith Nesbit’in ünlü eseri “Demiryolu Çocukları” Kültür Yayınları İş Çocuk Kütüphanesi serisinden çıktı. Çocuklar için 60’dan fazla roman yazan Nesbit’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/04/klasikleri-herkes-okumali-543627.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-2787" title="klasikleri-herkes-okumali--543627" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/04/klasikleri-herkes-okumali-543627.jpeg" alt="" width="207" height="311" /></a>3 TL fiyatla piyasaya sunulan seriye , bu hafta Charles ve Mary Lamb’in Shakespeare’in oyunlarını gençler için uyarladıkları “Shakespeare’den Hikayeler”, Charles Dickens’tan “Bir Yılbaşı Öyküsü” ve Edith Nesbit’in “Demiryolu Çocukları” da</p>
<p>Edith Nesbit’ten “Demiryolu Çocukları”</p>
<p>İngiliz yazar Edith Nesbit’in ünlü eseri “Demiryolu Çocukları” Kültür Yayınları İş Çocuk Kütüphanesi serisinden çıktı. Çocuklar için 60’dan fazla roman yazan Nesbit’in ülkemizde en çok bilinen eseri olan “Demiryolu Çocukları” Fügen Yavuz tarafından orijinal dilinden çevrilerek okurlarla buluşuyor.</p>
<p>Londra’nın zengin bir semtinde mutlu bir yaşam süren Roberta, Peter ve Phyllis’in yaşadıkları bir talihsizlik sonucu büyük şehre veda ederek, geldikleri küçük bir köyde başlayan yaşam mücadeleleri ve elde ettikleri kazanımların anlatıldığı kitap 3 TL olarak fiyatlandırılıyor. Kitap, çocuklara eğlenceli, maceralı ve mucizelerle dolu bir dostluk öyküsü sunuyor.</p>
<p>Kitaptan:<br />
Makinistin büyük parlak çelik kolu çevirip buharı kestiğini gördüğünde, Bobbie lokomotifin işleyişiyle ilgili tahmininden çok daha fazla şey biliyordu artık. Jim babasının kuzeninin karısının ağabeyinin, oyuncak lokomotifi ne yapıp edip lehimleyeceğine söz verdi. Öğrendiği onca bilginin yanında, Bobbie artık Bill ve Jim’le sonsuza dek arkadaş kalacaklarını ve vagonun değerli kömürleri üzerine böyle davetsiz bir biçimde yuvarlandığı için kendisini tamamen affettiklerini hissetti.</p>
<p>Demiryolu Çocukları<br />
Yazan: Edith Nesbit<br />
Çeviren: Fügen Yavuz<br />
204 sayfa,3 TL</p>
<p>Charles Dickens’tan “Bir Yılbaşı Öyküsü”</p>
<p>İngiliz Edebiyatı’nın ünlü yazarı Charles Dickens’ın “Bir Yılbaşı Öyküsü” adlı çocuk kitabı Kültür Yayınları etiketiyle yayınlandı. Kültür Yayınları’nın kitap ücretlerini düşük tutarak okuma alışkanlığını yaymak ve kitap ücretleri nedeniyle korsan yayınlara yönelimi engellemek amacıyla 3 TL olarak fiyatlandırılan seri içerisinde yer alan kitap orijinalinden çevrilerek okurlarla buluşuyor.</p>
<p>Kitap, kimseyle arkadaşlık etmeyen ve hiç kimseye ihtiyacı olamadığını düşünen huysuz Ebenezer’in Noel gecesi kapısını çalan bir ziyaretçiyle değişen yaşamını konu alıyor. Dickens’ın çocukların hayal dünyasına dokunduğu bu değerli eser Çiçek Eriş’in çevirisiyle sunuluyor.</p>
<p>Kitaptan:<br />
Scrooge camı kapayıp hayaletin girdiği kapıyı kontrol etti. Üst üste iki kez kilitlenmişti hem de kendi elleriyle. Kapı demirleri yerinden oynamamıştı. “Saçmalık” diyecek oldu ama söylemekten vazgeçti. Gerek yaşadığı hisler, gerek günün yorgunluğu gerek “Görünmez Dünya”nın kendisine görünmüş olması, gerek saatin iyice ilerlemiş olması sebebiyle dinlenmeye ihtiyacı vardı ve üstünü bile değiştirmeden yatağa giderek, yastığa kafasını koyar koymaz uyudu.</p>
<p>Bir Yılbaşı Öyküsü<br />
Yazan: Charles Dickens<br />
Çeviren: Çiçek Eriş<br />
82 sayfa, 3 TL</p>
<p>“Shakespeare’den Hikâyeler”</p>
<p>Ünlü İngiliz şair ve oyun yazarı Shakespeare’in 20 oyununun hikâyeleştirildiği<br />
“Shakespeare’den Hikayeler” adlı kitap Kültür Yayınları’ndan çıktı. Charles ve Mary Lamb kardeşler tarafından kalem alınan kitap, yazarların deyimiyle genç okura Shakespeare okumada bir örnek teşkil etmesi amacıyla hazırlandı.</p>
<p>Shakespeare’in komedilerinden ve trajedilerinden “kısaltılmamış” hikayelerle oluşturulan kitabın yazarları kitabın yazılış amacıyla ilgili olarak önsözde şu ifadelerde bulunuyor: “Bu hikayeler genç okurlar için ne ifade ederse etsin, yazarların dileği gerçek Shakespeare Oyunları’nın büyüdüklerinde onlar için hayal gücünü zenginleştirici, erdemi güçlendirici, bütün bencil ve maddiyatçı düşünceden uzaklaştırıcı, bütün tatlı, hoş, onurlu düşünce ve davranışlarda ders verici, nezaket, iyilikseverlik, cömertlik ve insanlıkta öğretici olması; zira Shakespeare’in sayfaları bu erdemleri öğreten örneklerle dolu.”</p>
<p>Özellikle kolay okunur bir şekilde ve Shakespeare’in kendi ifadelerine de sadık kalınarak kaleme alınan kitap genç okurlara Shakespare ile tanışmak için oldukça keyifli bir seçki sunuyor.</p>
<p>Kültür Yayınları’nın kitap ücretlerini düşük tutarak okuma alışkanlığını yaymak ve kitap ücretleri nedeniyle korsan yayınlara yönelimi engellemek amacıyla 3 TL olarak fiyatlandırılan seri içerisinde yer alan kitap Rana Tekcan tarafından orijinalinden çevrilerek okurlarla buluşturuluyor.</p>
<p>Charles Lamb (1775-1834) &amp;Mary Lamb(1764-1847) Hakkında</p>
<p>Londra’da doğan kardeşlerden Charles Lamb, ilk önce şiirleriyle tanındı. Lamb daha sonra tiyatro oyunları, hikâyeler ve edebiyat eleştirileri yazdı. Kız kardeşi Mary Lamb ile kaleme aldığı ile “Shakespeare’den hikâyeler genç okurlara yönelik eserlerinden biridir. Birlikte kaleme aldıkları diğer hikâye kitabı Mrs Leicester’in Okulu’nu büyük ölçüde Mary Lamb yazmıştır.</p>
<p>Shakespeare’den Hikâyeler<br />
Yazan: Charles Lamb ve Mary Lamb<br />
Çeviren: Rana Tekcan<br />
286 sayfa,3 TL<br />
İş Çocuk Kütüphanesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/klasikleri-tum-cocuklar-okumali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okula başlama yaşı 3</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/02/10/okula-baslama-yasi-3/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/02/10/okula-baslama-yasi-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 07:43:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[başlama]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası]]></category>
		<category><![CDATA[çocukevi]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[nimet çubukçu]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2644</guid>
		<description><![CDATA[
Sayın Nimet Çubukçu’yu Tebrik Ediyorum- Eğitim 3 yaşta Başlayacak…
“Zorunlu Ana Okulları Projesi” ile okula başlama yaşının 3’ e kadar ineceğini açıklayan Sayın Nimet Çubukçu’yu okulöncesi eğitim konusunda gösterdiği duyarlılık için tebrik ediyorum. Özellikle gelir düzeyi düşük olan ailelerin çocukları da okulöncesi eğitimden faydalanamıyor. Bu proje ile her çocuk eşit okulöncesi eğitim alma hakkı kazanacak.
Okula Başlama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2645" title="baby" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/02/baby.jpg" alt="" width="250" height="314" /></p>
<p><strong>Sayın Nimet Çubukçu’yu Tebrik Ediyorum- Eğitim 3 yaşta Başlayacak…</strong></p>
<p>“Zorunlu Ana Okulları Projesi” ile okula başlama yaşının 3’ e kadar ineceğini açıklayan Sayın Nimet Çubukçu’yu okulöncesi eğitim konusunda gösterdiği duyarlılık için tebrik ediyorum. Özellikle gelir düzeyi düşük olan ailelerin çocukları da okulöncesi eğitimden faydalanamıyor. Bu proje ile her çocuk eşit okulöncesi eğitim alma hakkı kazanacak.</p>
<p><strong>Okula Başlama Yaşı 3’e Düşecek</strong></p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 2009-2010 eğitim döneminde 30 ilde pilot olarak uygulamaya girecek “Zorunlu Ana Okulları Projesi” ile okula başlama yaşının 3’e kadar ineceğini söyledi: “2013-2014 arasında üç yaş grubunda yüzde 18’lik okullaşma oranı hedefliyoruz” dedi.<br />
Çubukçu yeni projeyle ilgili şunları söyledi: “Son dönemde ekonomik kalkınma planlarında ve gelişmişlik göstergelerinde eğitime önem veren ülkelerin geldikleri noktada okul öncesi eğitimin çok önemli olduğunu görüyoruz. Okul öncesi eğitim alan çocukların daha az suça karıştıklarını, üniversiteye gitme oranlarının yükseldiğini, sosyal uyumlarının daha yüksek olduğunu, dil becerilerinin geliştiğini görüyoruz.”</p>
<p><strong>Çocukların Gelişimleri Hızlanacak!</strong></p>
<p>Günümüzün ekonomik şartlarıyla çalışan annelerin sayısı artı ve çocuklar anneanneler, babaanneler ve bakıcılar bakıyor. Erken çocukluk döneminde çocukların sağlıklı gelişimi için yaşıtlarıyla bir arada olmaya ihtiyacı vardır. Çocuğun bu dönemdeki ihtiyaçlarını bir yetişkin tek başına karşılayamaz. Beyin gelişimin % 70 0-3 yaş döneminde tamamlanmış oluyor. Çocukların gelişimleri zengin bir uyarıcı çevreyle ne kadar erken desteklenirse çocuğun zihinsel, fiziksel, sosyal-duygusal gelişimi derece hızlanacaktır.<br />
<strong>Her Çocuk Eşit Okulöncesi Eğitim Alma Hakkı Kazanacak!</strong></p>
<p>Ülkemiz de okulöncesi eğitim oranı önce AÇEV’in kampanyaları sonra ise MEB’in projeleriyle girerek artmaktadır. Son olarak okul öncesi eğitim yaşının 3’a inecek olması çok sevindiricidir. Çünkü gelir düzeyi düşük ailelerin çocukları okulöncesi eğitimden faydalanamıyordu. Devlet okullarında bu imkanın sağlanması her çocuğun eşit okulöncesi eğitim alma hakkı tanıyacaktır.<br />
Sayın Milli Eğitim Bakanımız Nimet Çubukçu bir anne olarak kadınların sorunları duyarlı davranarak okulöncesi eğitim konusunda önemli projelere imza atmaktadır. Sayın Nimet Çubukçu’yu bu duyarlılığı için tebrik ediyorum.</p>
<p>Her çocuğun okul öncesi eğitim alması dileğiyle,<br />
Pedagog Psk. Dan. Sevil Gümüş<br />
Kurucu, Çocuk Psikolojisi ve Gelişimi Uzmanı, Oyun ve Filial Terapist</p>
<p>www.pedagogsevilgumus.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/02/10/okula-baslama-yasi-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarıyıl tatilini nasıl değerlendirmeli?</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/yariyil-tatilini-nasil-degerlendirmeli/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/yariyil-tatilini-nasil-degerlendirmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 19:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anneler ve Babalar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[karne tatili]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okumak]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl değerlendirilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[neler yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[spor yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yarıyıl tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2630</guid>
		<description><![CDATA[İki hafta sürecek yarıyıl tatili başladı. Çocuklarının eğlenip dinlenmelerini ve okula tekrar uyum içinde dönmelerini sağlamak isteyen anne-babalar ise tatlı bir telaş yaşıyor. İşte onlar için bir kaç öneri&#8230;

Çocuğu, yoğun okul programı nedeniyle fazla zaman ayıramadığı sinema, tiyatro, konser ve sirk gibi etkinliklere yönlendirmenin iyi bir tercih olacağını söyleyen Acıbadem Bakırköy Hastanesi&#8217;nden Uzman Psikolog Neli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İki hafta sürecek yarıyıl tatili başladı. Çocuklarının eğlenip dinlenmelerini ve okula tekrar uyum içinde dönmelerini sağlamak isteyen anne-babalar ise tatlı bir telaş yaşıyor. İşte onlar için bir kaç öneri&#8230;</strong></p>
<p><img title="karne" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/karne.jpg" alt="" width="566" height="273" /></p>
<p>Çocuğu, yoğun okul programı nedeniyle fazla zaman ayıramadığı sinema, tiyatro, konser ve sirk gibi etkinliklere yönlendirmenin iyi bir tercih olacağını söyleyen Acıbadem Bakırköy Hastanesi&#8217;nden Uzman Psikolog Neli Aşkaner, ebeveynlere tatilde çocukları için yapabilecekleri programlara ilişkin şu önerilerde bulunuyor:</p>
<p><strong>TİYATRO VE SİNEMA PROGRAMI YAPIN</strong><br />
Bu etkinlikleri kendinize de uygun bir zamana denk getirerek birlikte zaman geçirebilirsiniz. Böylelikle çocuğunuza yıllar sonra bile gülümseyerek hatırlayabileceği keyifli zamanlar sunabildiğiniz gibi, aranızdaki bağın daha da güçlenmesini sağlayabilirsiniz.</p>
<p><strong>SPORA YÖNLENDİRİN</strong><br />
Spor, fiziksel sağlığa olan önemli faydalarının yanı sıra çocukların yaratıcılığını geliştiriyor ve sorumluluk duygusu kazanmalarına katkı sağlıyor. Sömestr tatili, çocuğunuzun spora başlatması için güzel bir fırsat olabilir. Çocuğunuzun; yaşı, vücut gelişimi, en önemlisi de tercihlerini göz önünde bulundurarak kayak, paten gibi kış sporlara ya da bowling, basketbol veya yüzme gibi kapalı alanda yapabileceği spor dallarına yönlendirebilirsiniz.</p>
<p><strong>EVDE OYNAYABİLECEĞİ BİR OYUN ALIN</strong><br />
Oyun, çocuklar için bir eğlence aracı değil, tamamen ihtiyaçtır. Bu nedenle oyun, tatilde onların başlıca etkinliği olur. Siz de çocuğunuza hem zihnini çalıştıracak, hem de zevk alacağı yeni bir oyun alıp, kendi başına ya da arkadaşlarıyla güzel zaman geçirmesini sağlayabilirsiniz. Unutmayın ki çocukların arkadaşlarıyla karşılıklı alışveriş ve iletişime geçtiği bu oyunlar, zihinsel ve fiziksel gelişimlerinin yanı sıra sosyalleşmeleri için de son derece önemlidir.</p>
<p><strong>EĞLENCELİ ZİYARETLER YAPMASINI SAĞLAYIN</strong><br />
Ailece eğlenceli kış sporlarıyla tanışacağı ya da sürdüreceği tatil programı yapabilirsiniz. Ancak tatile çıkma fırsatınız yoksa ve büyük anne, teyzeler, halalar gibi ailenizden gelen ziyaret önerileri değerlendirmelisiniz. Hatta şartlarınız uyuyorsa, çocuğunuzun birkaç gün sizden uzak aile ziyaretleri yapması sosyal deneyim açısından oldukça önemlidir. Yine şartlarınız uyuyorsa aynı ziyaretleri, çocuğunuzun çok sevdiği bir arkadaşını davet etmek ya da çocuğunuzun ziyaret etmesini sağlamak şekline de dönüştürebilirsiniz.</p>
<p><strong>MUTLAKA YAPMANIZ GEREKENLER</strong><br />
Birlikte kitap okuyun: Tatil, çocukların kendilerini geliştirmeleri için çok iyi fırsat aslında. Bu nedenle kitap okumak, iyi bir tatil programının olmazsa olmazlarından. Çocuğunuzla birlikte kitapçıları dolaşıp, keyif alacağı konularla ilgili kitaplar seçmek, okuma alışkanlığını destekler. Ancak bu etkinlikte onu desteklemek için aynı okuduğu kitabı anlatmasını istemeniz ya da o okurken yüksek sesle dinlemeniz, paylaşım duygusunun geliştirir.</p>
<p>Ödevlerini yapmasını sağlayın: Genellikle her çocuğa hafif de olsa, bir tatil ödevi verilir. Eğer çocuğunuzun böyle bir ödevi varsa, yapmasını desteklemelisiniz. Ancak sıkı bir program yerine, esnek çocuğunuza uygun bir ödev yapma programı oluşturmalısınız. Bu nedenle programı çocuğunuzla birlikte yapmanızda ve ödevini bitirip bitirmediğinizi günlük olarak kontrol etmenizde yarar var.</p>
<p><strong>BU NOKTALARI GÖZARDI ETMEYİN!</strong><br />
Şiddet içeren oyunlara izin vermeyin: Pek çok çocuk için sömestr evde daha çok bilgisayar oyun oynama anlamına geliyor. Ama siz, bilgisayar karşısında geçirdikleri süreye ve oyunların içeriğine karşı son derece dikkatli olmalısınız. Bilgisayar oyunlarına tümüyle karşı çıkmak, ona ‘Bilgisayar oyunu oynama” demek doğru bir yaklaşım değil. Çünkü özelikle çocuklarda yasaklanan şeylere karşı merak gelişiyor. Ayrıca çocuğunuz bu durumda size olumsuz tepkiler verebilir. Bu nedenle bilgisayar oyunlarını yasaklamak yerine, birlikte karar verdiğiniz eğitici ve eğlendirici oyunları oynamasına izin verin. Çocuğunuzun bu yasağı anlayışla karşılaması için ona şiddet içeren oyunlara neden izin vermediğinizi sade bir dille anlatmayı da ihmal etmeyin.</p>
<p>Süreye dikkat edin: Günümüzde hemen her çocuk zamanının çoğunu bilgisayar ve televizyon karşısında geçiriyor. Uzun süre bilgisayar ve televizyon karşısında oturmak ise çocuklarda göz rahatsızlıkları, duruş problemleri ve radyasyona maruz kalma sonucu gelişen pek çok sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Karşılıklı bir iletişimi olmayan bilgisayar oyunu, televizyon aktiviteleri yerine, arkadaş etkileşimini artıran, sosyal ilişkileri şekillendiren, bir grubun parçası olduğunu hissettiren, iletişim kurma ve grupta var olabilme yetilerini geliştiren aktiviteleri tercih edin.</p>
<p>İnterneti denetleyin: Siz bilinçli bir anne babasınız, dolayısıyla çocuğunuzun internetteki zararlı sitelere girmesi için gerekli önlemleri almışsınızdır. Ancak eğer dikkatinizden kaçmışsa, sömestr tatilinde yapmanız gereken ilk şey, çocuğunuzu zararlı sitelerden koruyan programlardan yararlanmak olsun. Bu programlar sayesinde çocuğunuzun hangi web sitelerini görüntüleyebileceğini, hangi oyunları oynayabileceğini ve hangi programları kullanabileceğini düzenleyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/yariyil-tatilini-nasil-degerlendirmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğa yaşlılar bakmasın diyorlar</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/24/cocuga-yaslilar-bakmasin-diyorlar/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/24/cocuga-yaslilar-bakmasin-diyorlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 10:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[bebek çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek eşyaları]]></category>
		<category><![CDATA[bebek gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[bebek gelişim tablosu]]></category>
		<category><![CDATA[bebek gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek gereçleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek kiyafetleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek örgüleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek resımlerı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek salıncağı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ve çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ve çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerin gelişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2365</guid>
		<description><![CDATA[
İngiltere&#8217;de yapılan bir araştırmada, anneanne ve babaanneyle büyüyen çocuklarda davranış bozuklukları yaşandığı belirtildi.
 Londra Üniversitesi&#8217;nin 5 bin bebek üzerinde yürüttüğü araştırmaya göre, ailenin yaşlı büyükleriyle birlikte yaşayanlar, kreşe veya anaokuluna gidenler kadar sayı ve harf bilgisine sahip değiller.
9 aydan itibaren çocuklarını anneanne veya babaannenin gözetimine bırakan annelerin ele alındığı araştırmada, bu çocukların 3 yaşına geldiklerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 20px; text-align: left;"><img class="alignnone size-full wp-image-2366" title="cocuk_komik" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/12/cocuk_komik.jpg" alt="cocuk_komik" width="299" height="204" /></p>
<p style="line-height: 20px; text-align: left;">İngiltere&#8217;de yapılan bir araştırmada, anneanne ve babaanneyle büyüyen çocuklarda davranış bozuklukları yaşandığı belirtildi.</p>
<p style="line-height: 20px; font-size: 13px;"><span id="contextual"> <span id="ctl00_ctl00_cphContent_cphContent_spNewsDetail"><span>Londra Üniversitesi&#8217;nin 5 bin bebek üzerinde yürüttüğü araştırmaya göre, ailenin yaşlı büyükleriyle birlikte yaşayanlar, kreşe veya anaokuluna gidenler kadar sayı ve harf bilgisine sahip değiller.</span></span></span></p>
<p>9 aydan itibaren çocuklarını anneanne veya babaannenin gözetimine bırakan annelerin ele alındığı araştırmada, bu çocukların 3 yaşına geldiklerinde diğer çocuklarla iletişim kurmakta zorlandığı ortaya çıktı.</p>
<p>Uzmanlara göre bunun en büyük nedeni yaşlı bireylerin çocuklara yeterli sosyal ve eğitime dayalı ortamı sağlayamaması&#8230;</p>
<p>Kaynak ;nethaber.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/24/cocuga-yaslilar-bakmasin-diyorlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul öncesi eğitim neden önemlidir?</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/23/okul-oncesi-egitim-neden-onemlidir-2/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/23/okul-oncesi-egitim-neden-onemlidir-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 07:29:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitime Başlarken]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anne çocuk eğitim vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk haber]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kreşleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk okul]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk pisikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikoloğu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuva]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yuvası kreş]]></category>
		<category><![CDATA[dil eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[dil eğitimi ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[erken çocuklukta özel eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce dil eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[iştahsız çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[milliyet bebek çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[neden okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[notalı çocuk şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim neden önemli]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi egitimin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[örgün eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[özel eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2341</guid>
		<description><![CDATA[
Okul öncesi eğitimin çocuklar, aileler ve toplum açısından birçok faydası vardır. 0-6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir.
Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir. Yapılan çalışmalar okul öncesi eğitim alan çocuklarda okula devam oranlarının ve okul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2342" title="okul_oncesi" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/12/okul_oncesi.jpg" alt="okul_oncesi" width="212" height="293" /></p>
<p>Okul öncesi eğitimin çocuklar, aileler ve toplum açısından birçok faydası vardır. 0-6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir.</p>
<p>Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir. Yapılan çalışmalar okul öncesi eğitim alan çocuklarda okula devam oranlarının ve okul başarısının daha yüksek olduğunu göstermiştir.Okul öncesi eğitim sosyal ve duygusal gelişimi destekleyerek, yetişkinlik döneminde de kişilerin daha üretici ve verimli olmalarını ve sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanmalarını sağlar. Çocukların gelişim özellikleri, bireysel farklılıkları ve yetenekleri göz önüne alan, sağlıklı bir biçimde fiziksel, duygusal, dil, sosyal ve zihinsel yönden gelişimlerini sağlayan, olumlu kişilik temellerinin atıldığı, yaratıcı yönlerinin ortaya çıkarıldığı, çocukların kendilerine güven duymalarının sağlandığı, ebeveyn ve eğitimcilerin etkin olduğu kaliteli bir okul öncesi eğitim programına katılan çocukların diğer çocuklara kıyasla gelecekte okul başarıları daha yüksek, sosyal ve duygusal, sözel, zihinsel ve fiziksel gelişim açısından daha yetkin olduklarını araştırmalar göstermiştir.</p>
<p><strong>Okul öncesi eğitimin yararlarını kısaca şu şekilde sayabiliriz:</strong></p>
<p>Çocukların zeka puanlarında yükselme,Sınıfta kalma ve okul eğitiminden ayrılma oranlarında düşme,Çocukların beslenme ve sağlık durumunda iyileşme,Sosyal ve duygusal davranış gelişiminin daha ileri olması,-Daha olumlu ebeveyn-çocuk ilişkisi,Yetişkinlikte kendine yeten, ekonomik kazanç potansiyeli yüksek bireyler olmak.Bu yüzden bu dönemde çocuğun zihinsel ve bedensel olarak yeterli beslenmesi ve etkileşimde bulunabildiği, onun gelişimini destekleyen bir ortamda bulunması gerekmektedir. Erken çocukluk eğitimi insan gelişiminin başlangıç noktasıdır. Okul öncesi eğitim, çocukların ve ülkemiz insanının uzun vadede daha üretken, daha yaratıcı, sorun çözmede daha yetkin olmasını sağlar.</p>
<p><strong>Okul öncesi eğitim çocuğu ilköğretime hazırlar mı?</strong><br />
İlköğretime hazır olmanın şartlarından biri çocuğun kendi yaşına uygun zihinsel gelişim düzeyine erişmesidir. Buna paralel olarak ilkokula başlayacak her çocuğun bazı temel becerileri kazanmış olması şarttır. Okul öncesi eğitim bu becerilerin kazanılmasında önemli bir rol oynar.</p>
<p><strong>Okul öncesi eğitimin okula hazır olmayı sağlama açısından kazandırdığı becerileri şöyle özetleyebiliriz:</strong><br />
Sosyal olarak, çocuklar oyuncakları paylaşmanın yanında yetişkinin ilgisini, yiyecekleri paylaşmayı ve karşılıklı konuşmayı öğrenirler. Ayrıca yaşıtlarıyla çatışmaları ve ilişkilerde ortaya çıkan sorunları çözümlemeyi ve kendini nasıl ve ne zaman koruyacağını ve diğer çocukların hakkına saygı göstermeyi de öğrenirler. Bütün bunlar çocuğun ileriki yaşamında ortaya çıkan tüm sorunları çözmesine yardımcı olacak problem çözme becerilerinin artmasını sağlar.Duygusal olarak, kendi işlerini kendisi yapması, sorunları kendisinin halletmesi ve bazı kararları kendisinin vermesi sayesinde kendine güveni yükselir. Anne-babadan ayrı kalabileceğini ve onların bulunmadığı zamanlarda da kendisine bakabileceğini görmek çocuğun öz güven ve bağımsızlık duygularını artırdığı gibi, kendi kendini avutma ve oyalama becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Ayrıca toplu yaşamanın gerektirdiği sınırlara ve kurallara uymayı da anaokulunda öğrenirler.Fiziksel olarak kesme, yapıştırma, boyama, kalem kullanma gibi faaliyetlerin düzenli olarak yapılması sonucu ince motor becerileri gelişir.Ayrıca koşma, zıplama, fırlatma, tırmanma gibi kaba motor fonksiyonlarını da kullanır ve geliştirir.Zihinsel olarak, nesneleri eşleştirme, sınıflandırma, ölçme, gözlem yapma ve fikirler üretme gibi matematik ve bilim becerilerini kazanır.Canlandırma, taklit ve hayali oyunlar sayesinde hayal gücü gelişir. Arkadaşları ve öğretmenleri ile konuşmak dil becerilerini geliştirir. Kitapları incelemek, boyama ve çizimler yapmak, arkadaşlarına mektup yazmak gibi faaliyetler de erken okuma ve yazma yetilerinin gelişmesine yardımcı olur.Ayrıca anaokulundaki faaliyetlerin dikkat ve konsantrasyon gerektirmesi çocuğun beyninin bu fonksiyonlarının gelişimine katkıda bulunur.Dikkat eksikliği sorunu ve öğrenme güçlüğü olan çocukların erken farkedilmesi ve okula başlamadan gerekli önlemlerin alınmasını sağlar.Tüm bunlar da okula hazır olması ve okul başarısı açısından önem taşır.</p>
<p><strong>Okul öncesi eğitimine başlamak için en uygun yaş nedir?</strong><br />
Okul öncesi eğitim için hazır olma yaşı her çocuk için aynı değildir. Genel olarak ana okuluna başlama yaşının 2-4 yaş arası olduğunu söyleyebiliriz.Gelişimsel olarak bazı çocuklar 2 yaşında, bazı çocuklar da 3-4 yaşında ana okuluna başlamak için hazır olabilmektedir.Annenin çalışması nedeniyle daha önceden anneden ayrı kalmaya alışık olan, ihtiyaçlarını konuşarak veya başka biçimlerde ifade edebilen, basit komutları izleyebilen, yürüme ve koşma gibi kaba motor fonksiyonları gelişmiş olan çocuklar hangi yaşta olurlarsa olsunlar, anaokuluna başlayabilirler.Konuşma, yeme, hırçınlık, saldırganlık, büyüklerden ayrılamama, aşırı hareketlilik gibi sorunları olan çocukların anaokuluna gitmeleri de özellikle tavsiye edilebilmektedir.</p>
<p><strong>Çocuğu anaokuluna psikolojik olarak nasıl hazırlamak gerekir ? Onu nasıl motive edebiliriz ?</strong><br />
Çocukların yeni ortamlara uyum yeteneği çok yüksektir. Ancak onun bu uyum yeteneğinin anne-babalar tarafınızdan engellenmemesi gerekir. Aileler çocuklarını kreşe başlatma kararı verdiğinde, çocuktan önce anne-baba olarak kendilerinin buna gerçekten hazırlanması ve kararlarından emin olması gereklidir.  Anne-babalar çocuğun kreşe başlatma kararı konusunda ne kadar rahat olursa, çocuklar da, kendileri de o kadar az sorun yaşarlar. Anaokuluna başlamadan önce çocukla okul hakkında bol bol konuşmak, anaokullarında sıklıkla yapılan faaliyetleri çocuğa yavaş yavaş tanıtmak önemlidir. Örneğin evde makasla kağıt kesmeye ve boya kalemlerine alışkın bir çocuk, anaokulunda da aynı kağıt ve boyaları görünce rahatlar. Anne-babaların çocuğunuzun önemli bir adım atmakta olduğunu kabul etmeleri ve onu desteklemeleri önemli olmakla birlikte, farkında olarak veya olmayarak, bu değişiklik konusunun üzerinde çok fazla durmaları, yaşayacağı değişikliği çok fazla vurgulamaları da çocuğun kaygısını artırabilir.</p>
<p>Küçük çocukların anne-babaların verdiği sözel olmayan sinyalleri okumakta usta oldukları unutulmamalıdır. Bu nedenle eğer anne-baba onu kreşe başlattığı için suçluluk duyuyor ya da nasıl onu kreşe bırakıp çıkacağı konusunda endişe hissediyorsa, büyük olasılıkla çocukta bunu hissedecektir. Çocuğun kreşe rahat bir şekilde uyum sağlaması ve burada mutlu olması için öncelikle anne-babanın bu konuda kararlı, rahat ve emin davranması çok önemlidir.Çocuğu kreşe gönderme kararı konusunda anne-baba ne kadar sakin ve emin davranırsa, çocuk da kendini o kadar güvende hissedecektir. Anne-babanın en ufak bir güvensizlik ya da tereddüdü ise çocuğun güvensizlik hissini ve kaygısını şiddetlendirecektir.</p>
<p>Çocuğu anaokuluna gönderirken karşılaşabileceğimiz zorluklar ve dikkat etmemiz gereken noktalar nelerdir?<br />
Anne-babasından hiç ayrı kalmamış çocukların anaokuluna başlamadan önce kısa süreli ayrılıklara hazırlanması faydalı olur.Hiç ayrılık yaşamamış çocuğun aniden farklı bir ortamda yalnız kalması endişe ve kaygıyı fazla hissetmesine neden olabilir. Bu nedenle çocuğun kısa süreli ayrılıklara alışması için önceden hafta sonu bir yakınına bırakılması, gün içinde belli saatlerde evde ya da başka bir ortamda anneden ayrı biriyle kalması tavsiye edilir.Çok çekingen ve kendine güveni düşük çocuklar ve sınır ve kural tanımayan çocukların anaokuluna başlamasında değişik sorunlar yaşanır. Çekingen çocuklarda öğretmen yardımı olmadığında çekingenlik ve güvensizliğin artması gözlenebilir. Bu gibi durumlarda öğretmenle işbirliği yapılarak, çocuğun kendini ifade etmesinin sağlanması önemlidir.Sınır ve kural tanımayan çocukların da diğer çocuklara ve okul eşyalarına zarar vermesi sorunu yaşanabilir. Yine aynı şekilde öğretmenlerle işbirliği yapılarak, sınır ve kuralların bu çocuklara öğretilmesi sağlanabilir.</p>
<p><strong>Çocuk anaokulundan korkuyorsa, neler yapmak gerekir?</strong><br />
Her yeni ortama girmenin çocuklarda ve yetişkinlerde belli düzeyde bir kaygı oluşturması doğaldır. Yukarıda belirttiğim şekilde çocuk önceden hazırlanarak bu kaygısını yenmesinde yardımcı olunabilir.Ancak anne-babanın farkında olarak veya olmayarak, bu değişiklik ve kaygının üzerinde çok fazla durması, kendilerinin de kaygılı olması çocuğun kaygısını artırabilir.Küçük çocuklar sözel olarak ifade etmeseler de, davranış ve mimiklerinden anne-babalarının neler hissettiğini çok iyi anlarlar. Eğer anne-baba çocuğu kreşe başlattığı için suçluluk ya da kaygı duyuyorsa, büyük olasılıkla çocuk da bunu hissedecektir.Çocuğun kreşe rahat bir şekilde uyum sağlaması ve burada mutlu olması için öncelikle anne-babanın bu konuda kararlı, rahat ve emin davranması çok önemlidir. Çocuğu kreşe gönderme kararı konusunda anne-baba ne kadar sakin ve emin davranırsa, çocuk da kendini o kadar güvende hissedecektir.</p>
<p><strong>Eğer çocuk annesinden ayrılmak ve anaokuluna gitmek istemezse, neler yapmak gerekir?</strong><br />
Her çocuk seçme şansı verilirse, doğal olarak annesi ile kalmak ister. Ancak çocuk kendisi için doğru olanı değerlendirme kapasitesine sahip değildir.Bu nedenle anaokuluna başlama gibi çok önemli bir kararının çocuğun anlık isteklerine bakılmaksızın anne-baba tarafından verilmesi gerekir.Çocuğun istemediği taktirde okuldan alınacağını bilmesi veya bunu sezmesi, okula uyumunu ve düzenli devam etmesinin sağlanmasını zorlaştırır, hatta bazı hallerde imkansız hale sokar.Bu nedenle, anaokulu ile ilgili önemli bir sorun ya da hastalık durumu olmadığı sürece okuldan ayrılmasının söz konusu olmadığı çocuğa anlatılmalıdır.</p>
<p>Anne-babasından hiç ayrı kalmamış çocukların anaokuluna başlamadan önce kısa süreli ayrılıklara hazırlanması faydalı olur. Hiç ayrılık yaşamamış çocuk, aniden farklı bir ortamda yalnız kalması endişe ve kaygıyı fazla hissetmesine neden olabilir. Bu nedenle çocuğun kısa süreli ayrılıklara alışması için hafta sonu bir yakınına bırakılması, gün içinde belli saatlerde evde ya da başka bir ortamda anneden ayrı biriyle kalması tavsiye edilir. İlk birkaç gün çocuğun yeni ortama güven duyması ve aşinalık kazanması için öğretmenlerin önerileri doğrultusunda anne-baba anaokulunda belli bir süre kalabilir. Ancak bunun birkaç günü geçmemesi ve anaokuluna bırakırken anne-babanın vedalaşma süresini kısa tutması ve duygusal sahnelerden kaçınması önerilir.</p>
<p><strong>Okul öncesi eğitimde çocuklar ne tip becerileri kazanır?</strong><br />
Çocuklar okul öncesi eğitim ile sosyal, duygusal fiziksel ve zihinsel birçok beceri kazanır ve geliştirirler.Sosyal olarak paylaşmayı, sıra beklemeyi, kurallara uymayı, karşılıklı konuşmayı, oyun kurmayı, yaşıtları ile çıkan çatışmaları çözmeyi, kendini korumayı ve diğer çocukların haklarına saygı göstermeyi öğrenir.Yemek, uyku, tuvalet gibi özbakım becerilerini kazanmak, anne-babadan ayrı kalmak duygusal gelişimine katkıda bulunarak kendine güvenini artırır.Anaokullarındaki kesme, yapıştırma, boyama, kalem kullanma gibi faaliyetlerin düzenli olarak yapılması ise çocukların ince motor becerilerini geliştirir. Ayrıca koşma, zıplama, fırlatma, tırmanma gibi faaliyetlerle de kaba motor fonksiyonlarını kullanır ve geliştirir.Anaokulundaki nesneleri eşleştirme, sınıflandırma, ölçme, gözlem yapma ve fikirler üretme gibi çeşitli faaliyetler çocuğun matematik ve bilim becerilerinin gelişmesini sağlar.Canlandırma, taklit ve hayali oyunlar sayesinde hayal gücü gelişir. Arkadaşları ve öğretmenleri ile konuşmak dil becerilerini geliştirir.Kitapları incelemek, boyama ve çizimler yapmak, arkadaşlarına mektup yazmak gibi faaliyetler de dikkat ve konsantrasyonun artmasına ve erken okuma ve yazma yetilerinin gelişmesine yardımcı olur.Anaokulu çocuğun yaratıcı yönlerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkarmak açısından da önem taşır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/23/okul-oncesi-egitim-neden-onemlidir-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anaokulları Yıllarında Yaratıcılık</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/17/anaokullari-yillarinda-yaraticilik/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/17/anaokullari-yillarinda-yaraticilik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 08:02:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anneler ve Babalar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[çocukevi]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcılı]]></category>
		<category><![CDATA[yetenek]]></category>
		<category><![CDATA[yıllarında]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2337</guid>
		<description><![CDATA[
Yaratıcılık da zeka gibi her bireyde farklı oranda bulunan bir özellik. Bu özelliğin ortaya çıkması çok küçük yaşlara dayanır, fakat gereken önem verilmezse ve çeşitli uyaranlarla desteklenmezse zamanla sahip olduğu potansiyelini kaybeder. Bu nedenle erken yaşlarda, eğitimciler ve aileler tarafından çocukların yaratıcılık yeteneğine önem verilmeli ve gelişebilmesi için de desteklenmelidir.
Yaratıcılık konusunda gerekli desteği verebilmemiz için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img class="alignnone size-full wp-image-2338" title="yaratici_cocuk" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/12/yaratici_cocuk.jpg" alt="yaratici_cocuk" width="313" height="338" /></p>
<p align="justify">Yaratıcılık da zeka gibi her bireyde farklı oranda bulunan bir özellik. Bu özelliğin ortaya çıkması çok küçük yaşlara dayanır, fakat gereken önem verilmezse ve çeşitli uyaranlarla desteklenmezse zamanla sahip olduğu potansiyelini kaybeder. Bu nedenle erken yaşlarda, eğitimciler ve aileler tarafından çocukların yaratıcılık yeteneğine önem verilmeli ve gelişebilmesi için de desteklenmelidir.</p>
<p align="justify">Yaratıcılık konusunda gerekli desteği verebilmemiz için bu konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmamız gerekmektedir. Peki yaratıcılık dediğimiz şey nedir? Yaratıcılık uzmanların tariflerine göre bir şeyin üretilme aşamasına (veya problemin çözülme aşamasına) denmektedir.</p>
<p>Bir çok kişi yaratıcılık yeteneği hakkında yanlış ya da eksik bilgiye sahip olduğu için çocuklarına doğru şekilde yardımcı olamıyor. Uzmanlar yaratıcılığın zeka ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini, yaratıcılığın diğer zihinsel aktivitelerle doğrudan bir ilişkisini var olmadığını söylüyorlar ve bu konuda büyük yanlışların yapıldığını belirtiyorlar.Bir diğer yanlışın da yaratıcılığın alanları hakkında var olan dar tanımlamadan ortaya çıktığını ekliyorlar, insanların sadece sanatsal aktivitelerde yaratıcı olabileceği düşüncesinin çok yanlış olduğunu, yaratıcılığın bilim ve diğer sosyal alanlarda da var olabileceğini söylüyorlar.</p>
<p>Çocuğun yaratıcılığına zarar veren yetişkin davranışları:</p>
<p>1.Gözetim: Çocuğun her yaptığı aktiviteyi gözetlemek onun kendisine olan güvenini azaltacak ve yaratıcığına zarar verecektir.</p>
<p>2.Değerlendirmek: Çocuğu sürekli olarak değerlendirmek onun yaratıcılığını bloke etmek anlamına gelir, çünkü çocuklar değerlendirileceklerini bildikleri için yaratıcılık aşamasında kendilerini sınırlayacaklardır.</p>
<p>3.Ödüllendirmek: Çocuğu yaptığı her aktiviteden sonra ödüllendirmek onu bu ödüllere bağımlı hale getirir ve sahip olduğu doğal yaratıcılık hissinin ölmesine neden olur.</p>
<p>4.Yarıştırmak: Yarıştırdığını hisseden çocuğun kendine olan güveni azalacak ve başaramama korkusu nedeniyle yaratıcılığı zarar görecektir.</p>
<p>5.Aşırı kontrol: Üzerinde aşırı derecede kontrol hisseden çocuk yapacağı aktiviteler esnasında bağımsız olmadığını bildiği için istediği gibi hareket edemeyecek ve isteksiz olacaktır.</p>
<p>6.Sınırlanmış seçim imkanı: Çocuğunuzun yaratıcılığını desteklemek için gerçekleştirmeniz gereken en önemli unsurlardan biri geniş seçim imkanı sunmaktır, ancak siz bunu sağlamayıp hatta var olan imkanları da sınırlarsanız çocuğunuzun yaratıcılığı da bir o kadar sınırlanır.</p>
<p>Neler yapabilirsiniz?</p>
<p>*Çocuğunuza bir çok şeyi keşfedebileceği ve deneyebileceği ortamlar yaratmaya çalışın.</p>
<p>*İstediklerini yapabilmeleri için onlara belirli miktarlarda bağımsızlıklar verin.</p>
<p>*Onun düşünce dünyasını genişletmek için çeşitli aktiviteler yaratın.</p>
<p>*Kendi düşüncelerinizle çocuğunuzun düşüncelerine yön vermek yerine çocuğunuzun kendi düşüncesini ortaya çıkarmasına yardımcı olun.</p>
<p>*Çocuğunuzun düşünceleri ne kadar olağandışı olsa da bu düşüncelere saygı duyun, eleştirmeyin ve olduğu gibi kabul edin.</p>
<p>*Sonuçtan çok işleme önem verdiğinizi vurgulayın.</p>
<p>*Çocuğunuza farklı çözüm yollarını bulabilmesi için zaman verin.</p>
<p>*Çocuğunuzla beraber zaman geçirirken onun yaratıcılığını destekleyici koşullar oluşturmaya çalışın.</p>
<p>Çocukların yaratıcılığı konusunda yapılan yanlışların onların gelişimini de etkileyeceğini unutmamalı ve davranışlarımızı bu gerçeği göz önüne alarak gerçekleştirmelisiniz. Ünlü ressam Picasso�nun � ben bütün ömrüm boyunca bir çocuğun yaratıcılığına kavuşmak için çabaladım� sözleri bir çocuğun yaratıcılığı hakkında eminim hepimize bir fikir veriyordur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/17/anaokullari-yillarinda-yaraticilik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuza Günlük Görevler Verin</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/09/cocugunuza-gunluk-gorevler-verin/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/09/cocugunuza-gunluk-gorevler-verin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 06:44:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2013</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuza küçüklüğünden itibaren ,her gün yapması için bir görev vermeniz yerinde olur.
Bunu yaparak çocuğunuza yaşam boyu sürecek olan bir sorumluluk duygusu vermiş ve bazı alışkanlıklar kazandırmış olursunuz.Çocuğunuzdan çiçekleri sulamak,kuşu beslemek ya da balığı yemlemek vs. gibi basit bazı şeyler yapmasını isteyebilirsiniz!
Çocuğunuz büyüdükçe önce haftanın her günü için ayrı bir ödev verebilirsiniz.
Örneğin şöyle bir liste olabilir:
Pazartesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong></strong><img class="alignleft size-full wp-image-2014" title="anaokulu" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/09/anaokulu5.jpg" alt="anaokulu" width="200" height="136" />Çocuğunuza küçüklüğünden itibaren ,her gün yapması için bir görev vermeniz yerinde olur.<br />
Bunu yaparak çocuğunuza yaşam boyu sürecek olan bir sorumluluk duygusu vermiş ve bazı alışkanlıklar kazandırmış olursunuz.Çocuğunuzdan çiçekleri sulamak,kuşu beslemek ya da balığı yemlemek vs. gibi basit bazı şeyler yapmasını isteyebilirsiniz!<br />
Çocuğunuz büyüdükçe önce haftanın her günü için ayrı bir ödev verebilirsiniz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Örneğin şöyle bir liste olabilir</span>:<br />
Pazartesi parkta yürüyüş<br />
Salı havuzda yüzmeğe gitmek<br />
Çarşamba mağazaları gezmek<br />
Perşembe arkadaşlarla oyun<br />
Cuma,resim,su oyunları veya bazı ev etkinlikleri.<br />
Tabii ayrıca yıl içinde,önemli gün ve dönemler değerlendirilmelidir.(yaş günleri,bayram,yaz tatili vs.) ama siz her hangi bir şeyi yıl içinde vurgulayarak ,önemli hale getirebilirsiniz ve kutlamasını yapabilirsiniz.<br />
Örneğin her mevsim değişikliğinde,doğanın nasıl görüldüğünü çizerek,yeni gelen mevsimi kutlayabilirsiniz.Ağaçları yapraklı ve yapraksız olarak,mevsimleri değişen renkleriyle belirtebilirsiniz!</p>
<p>Kaynak: cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/09/cocugunuza-gunluk-gorevler-verin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yetenekli Çocuk Ve Test</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/08/yetenekli-cocuk-ve-test/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/08/yetenekli-cocuk-ve-test/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 06:50:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2008</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuzun gelişim evrelerinde, onun yüksek zekalı bir çocuk olduğunu düşündüğünüz zamanlar olur. Pek çok çocuk gelişimin o veya bu devresinde, diğerlerinden daha iyi bir görünümde olabilir. Fakat çocuğunuz bir veya iki alanda diğerlerinden çok üstün performansda bulunması, onu zeki olarak tanımlamaya bir neden değildir. Zeki çocuğun özelliği her çeşit başarı ve yetenekte yaşıtlarından önde olmaktır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2009" title="il430xn7006031we4" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/09/il430xn7006031we4.jpg" alt="il430xn7006031we4" width="180" height="238" />Çocuğunuzun gelişim evrelerinde, onun yüksek zekalı bir çocuk olduğunu düşündüğünüz zamanlar olur. Pek çok çocuk gelişimin o veya bu devresinde, diğerlerinden daha iyi bir görünümde olabilir. Fakat çocuğunuz bir veya iki alanda diğerlerinden çok üstün performansda bulunması, onu zeki olarak tanımlamaya bir neden değildir. Zeki çocuğun özelliği her çeşit başarı ve yetenekte yaşıtlarından önde olmaktır. Böyle bir durumda ancak, normal sınırı aşmıştır ve süper başarılı bir çocuk olmuştur.</p>
<p>Çocuğunuzun başarılı olduğunu düşünüyorsanız. David Weeks&#8217;in hazırladığı bir test size bu konuda bir fikir verebilir. Bu test yaratıcı olan çocukların tutumları, ilgileri ve özellikleri incelenerek oluşturulmuştur.</p>
<p>Yetenek testi: Yönerge ve puan:<br />
Bütün soruları yanıtlayın. Hiç bir yanıt kesin doğru veya kesin yanlış olamaz. Cümleyi okuduktan sonra aklınıza gelen ilk yanıtı söyleyin.<br />
Üç cevap şekli var.<br />
1 Asla puan:0<br />
2.Bazen Puan 3<br />
3.Daima puan 6<br />
Sonra toplam puan bulunur.</p>
<p>1. Çocuğum aşırı aktif görünüyor, fakat önlenemeyecek bir düzeyde.<br />
2. Çocuğum, yaşıtlarına zor gelen düşünceleri anlayabilir.<br />
3. Çocuğum, daha geniş bir dünya amaçlıyor.<br />
4.Çocuğum, kurduğu hayallerinden büyük bir zevk alır.<br />
5. Farklı olmak çocuğumu isyana götürüyor.<br />
6. Çocuğum öyle katı bir çocuk değildir. Fakat yetişkinlerle çok daha iyi anlaşır ve bazen yetişkinleri çocuklara tercih ettiğini savunur.<br />
8. Çocuğum konuşkandır.<br />
9. Çocuğum bir şeyi yapmaması söylendiğinde yapmak istediğini yine yapıyor.<br />
10.Diğer çocuklar benim çocuğumun yeteneklerini kıskanabilir.<br />
11 .Çocuğumun akademik etkinliklere çok merakı var.<br />
12.Çocuğum, yeni şeyler öğrenmeyi çok sever.<br />
13.Çocuğum, diğer çocukların zor bulduğu bulmacaları çözmekten hoşlanır.<br />
14.Çocuğumun kelime birikimi, yaşıtlarına göre daha fazla.<br />
15.Çocuğum, kendi kendine birşeyler yapmaktan hoşlanır.<br />
16.Çocuğum, çeşitli konulara tanınmış kişilerin nasıl yaklaştıklarını bilmek ister.<br />
17.Çocuğum, fazlası ile meraklıdır.<br />
18.Çocuğumun bağımsız bir zihni yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim.<br />
19.Çocuğum, çevresindekilere göre çok daha fazla hassastır.<br />
20.Çocuğum, kendisinden beklenenden çok daha fazla şeyler yapar.<br />
21.Çocuğum, basit korku ve sıkıntılardan uzak görünüyor.<br />
22.Çocuğum, özel düşüncelere açık.<br />
23.Çocuğum, bir ölçüde okulda mutlu değil.<br />
24.Çocuğum, nesneleri parçalara ayırıp, nasıl çalıştığını görmeye çok merakladır.<br />
25.Çocuğum, yazmaya ve okumaya erken başladı ve bunları yapmaktan hoşlanıyor.<br />
26.Çocuğum yapıcıdır. Yalnızlığını yapıcı yönde kullanır.<br />
27.Çocuğumun kavrama yeteneği çok iyi görünüyor.<br />
28.Çocuğumun soyut kavramları çok erken yaşta kavrayabildiği görülüyor.<br />
29.Çocuğum, rüyalarını bana her zaman anlatır.<br />
30.Çocuğum, kendisinden istenmemesine rağmen uzun süre çalışabilir.<br />
Her bir cevap elden geldiğince doğru olarak yanıtlandırıl-malıdır. Eğer çocuğunuzu tanımlayan uygun yanıtı bulamazsanız, çocuğun davranışlarına en yakın yanıtı seçin.</p>
<p>118 veya yüksek &#8211; Yüksek yaratıcılığı<br />
117 &#8211; 83 &#8211; Orta yeteneği<br />
83 ve altı &#8211; Düşük yeteneği,ortanın altını belirler.</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/08/yetenekli-cocuk-ve-test/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun Yeteneklerini Ortaya Çıkartabilmeniz İçin Bazı Öneriler</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/07/cocugunuzun-yeteneklerini-ortaya-cikartabilmeniz-icin-bazi-oneriler/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/07/cocugunuzun-yeteneklerini-ortaya-cikartabilmeniz-icin-bazi-oneriler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 08:17:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2005</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuzun Yeteneklerini Ortaya Çıkartabilmeniz İçin Bazı Öneriler
1. Çocuğunuzun oynamasına fırsat verin, onu engellemekten çok bol bol izleyin.
2. Çocuğunuza onun hayal dünyasını harekete geçirecek, karmaşık değil basit oyuncaklar alın.
4. Çocuğunuza taklit edeceği etkinlikler yaptırın (temizliğe, bulaşığa yardım etmesini isteyin, sırasında yemek pişirmeye de yardım etmesine olanak sağlayın) Çocuğunuz, bu etkinliklerini oyun dünyası ile birleştirir. Böylece yaptığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-2006" title="anaokulu" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/09/anaokulu4.jpg" alt="anaokulu" width="200" height="123" />Çocuğunuzun Yeteneklerini Ortaya Çıkartabilmeniz İçin Bazı Öneriler</strong><br />
1. Çocuğunuzun oynamasına fırsat verin, onu engellemekten çok bol bol izleyin.<br />
2. Çocuğunuza onun hayal dünyasını harekete geçirecek, karmaşık değil basit oyuncaklar alın.<br />
4. Çocuğunuza taklit edeceği etkinlikler yaptırın (temizliğe, bulaşığa yardım etmesini isteyin, sırasında yemek pişirmeye de yardım etmesine olanak sağlayın) Çocuğunuz, bu etkinliklerini oyun dünyası ile birleştirir. Böylece yaptığı etkinlik yaşamı öğrenmesine yardımcı olur.<br />
5. Çocuğunuzun evin dışında da oynamasına izin verin. Böylece doğa ile iletişime geçer. Örneğin kum, toprak, su ile açık havada oynama olanakları yaratın.<br />
6. Çocuğu heyecanlarını açıklamaya fırsat veren bazı sanatsal etkinliklerde bulunun Örn: parmaklarıyla veya süngerle parlak dikkat çekici renkler kullanarak resim yapması gibi.Bu etkinlikler onun kendisini ifadesine yaradığı gibi renkleri öğrenmesine de yardımcı olur.<br />
7.Çocuğunuza düşüncelerini,keşiflerini ve sorularını bir teybe kaydetmesini öğretin<br />
8.Televizyon ,video ve film izleme zamanlarını sınırlayın.<br />
9.Çocuğunuza masallar anlatın Özellikle peri masallarını seçin,Bunlar onların hayal dünyasını besler.</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/07/cocugunuzun-yeteneklerini-ortaya-cikartabilmeniz-icin-bazi-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğun Yaratıcılığının Gelişimini Engelleyen Faktörler</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/04/cocugun-yaraticiliginin-gelisimini-engelleyen-faktorler/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/04/cocugun-yaraticiliginin-gelisimini-engelleyen-faktorler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 06:28:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2002</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğun yaratıcılığı çeşitli yöntemlerle desteklenebilir. Ancak, aşağıda belirtilen davranışlar çocukta yaratıcılığın gelişmesine engel olurlar;
1- Çocuklarla yeterince ilgilenilmemesi, tartışılıp konuşulmaması, izlenimlerinin anlatılmasına olanak tanınmaması,
2- Çocuğun merak güdüsünün uyarılmaması ve onun düşünmeye yöneltilmemesi,
3- Çevresinin ve kendisinin duygu ve düşüncelerinin farkına vardırılmaması,
4- Yeniyi bulmaya yöneltilememesi,
5- Taklitçilik ve kopyacılık yapmaya yöneltecek davranışların gösterilmesi,
6- Çocuğun soru sormasının engellenmesi ve ona [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2003" title="anaokulu" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/09/anaokulu3.jpg" alt="anaokulu" width="200" height="128" />Çocuğun yaratıcılığı çeşitli yöntemlerle desteklenebilir. Ancak, aşağıda belirtilen davranışlar çocukta yaratıcılığın gelişmesine engel olurlar;<br />
1- Çocuklarla yeterince ilgilenilmemesi, tartışılıp konuşulmaması, izlenimlerinin anlatılmasına olanak tanınmaması,<br />
2- Çocuğun merak güdüsünün uyarılmaması ve onun düşünmeye yöneltilmemesi,<br />
3- Çevresinin ve kendisinin duygu ve düşüncelerinin farkına vardırılmaması,<br />
4- Yeniyi bulmaya yöneltilememesi,<br />
5- Taklitçilik ve kopyacılık yapmaya yöneltecek davranışların gösterilmesi,<br />
6- Çocuğun soru sormasının engellenmesi ve ona soru sormaktan kaçınılması,<br />
7- Çeşitli malzemeleri değişik amaçlarda kullanmasına olanak verilmemesi,<br />
8- Çocuğun içtenlik ve doğallığının kısıtlanması,<br />
9- Yenilikçi yaklaşımlara katılmasına imkan verilmemesi,<br />
10- Sıkı bir disiplin altında tutulması,<br />
11- Yetişkin değerlerini öne alarak, çocuklardan yetişkin gibi düşünmelerinin istenmesi,<br />
12- Çocukların fikirlerinin tek ve doğru davranış biçimi üzerinde odaklaşmasının istenmesi,<br />
13- Çocuklara araştırma olanaklarının verilmemesi, bu konularda özgür bırakılmamaları ve ilgi alanlarının sınırlanması,<br />
14- Oyunlarda kızlar ve erkeklerin oynayacağı oyunlar olarak cinsiyet ayrımı yapılması,<br />
15- Çocukların yarış içine sokulması ve hep başarıların vurgulandığı bir çevrenin yaratılması,<br />
16- Çocuğun tek yönlü düşünmeye yöneltilmesi ve yeni düşünceler üretmesine olanak tanınmaması,<br />
17- Çocuğun iç ve dış uyaranlara kapalı kalması,<br />
18- Eğitim faaliyetleri arasında ve de sırasında esnek davranılmaması,<br />
19- Çocuğun kendi kişisel rahatına düşkün olması,<br />
20- Çocuğun içsel özgürlükten yoksun olması,<br />
21- Çocuğun dış koşullarda ve dış ilişkilerde kendini güvenli hissetmemesi,<br />
22- Çocuğun yanlış yapmaktan, yenilgiye düşmekten, alay edilmekten korkması,<br />
23- Çocuğun belli bir otoriteye bağımlı olması,<br />
24- Çocuğun mükemmelliyetçi olarak yetiştirilmesi,<br />
25- Tüm öğretim ve eğitiminde akıl ve mantıktan yana fazla ağırlıklı bir sistemden geçmiş olması,<br />
26- Faaliyet seçiminde basitten karmaşığa, somuttan soyuta doğru hareket edilmeyişi,<br />
27- Çocuğun teşvikten yoksun, eleştirici ve tenkit edici bir ortamda bulunması,<br />
28- Çocuğa bol materyal verilmemesi (örneğin; tuz seramiği ile oynarken her çocuğa renkli ve elma büyüklüğünde bir hamurun verilmesi gereklidir.),<br />
29- Çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun olmayan etkinliklerin verilmesi (örneğin; çocuğa resim sehpasında boya yaptırmadan önce parmak boyası ile boyama yaptırılır. Hikaye kitabından önce de resimli hikaye kitapları verilir.),<br />
30- Çocuğun beğenilmeme ve sosyal kabul görmeme gibi yanlış bir tavırla yetiştirilmesi,<br />
31- Çocuğun her ortamda kendiliğinden oluşan öğrenme fırsatlarından faydalandırılmayışı,<br />
32- Çocuğa istendik davranışı öğretirken, bu davranışı tüm yaşantısına genelleme fırsatının verilmemesi,<br />
33- Çocuğun sınırlı bir hayat görüşü içerisinde yetiştirilmesi.</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/04/cocugun-yaraticiliginin-gelisimini-engelleyen-faktorler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Ve Yaratıcılığı</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/03/cocugunuz-ve-yaraticiligi/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/03/cocugunuz-ve-yaraticiligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 06:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokul]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk evi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukevi]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim Kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim Nedir? Neden Önemlidir? anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=1999</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğun yaratıcılığının evde ve okulda desteklenmesi gerekir. Bu da ev ve okulda yetişkinlerin işbirliğini gerektirir. Okul öncesi çağı çocuklarla çalışan eğitimci ve yetişkinler çalışmalarında şu kriterlere dikkat etmelidirler:
1. Çocuklar oyunlarında serbest bırakılmalı, zaman ve hayal güçleri sınırlanmamalıdır.
2. Çocuklara hayal güçlerini artıran materyaller verilmelidir.
3. Yaratıcı düşünmek için, fikirlerin içi dışına çıkarılmalı, ters çevrilmeli yani fikirlerle oynanmalıdır.
4. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2000" title="anaokulu" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/09/anaokulu2.jpg" alt="anaokulu" width="280" height="225" />Çocuğun yaratıcılığının evde ve okulda desteklenmesi gerekir. Bu da ev ve okulda yetişkinlerin işbirliğini gerektirir. Okul öncesi çağı çocuklarla çalışan eğitimci ve yetişkinler çalışmalarında şu kriterlere dikkat etmelidirler:</p>
<p>1. Çocuklar oyunlarında serbest bırakılmalı, zaman ve hayal güçleri sınırlanmamalıdır.<br />
2. Çocuklara hayal güçlerini artıran materyaller verilmelidir.<br />
3. Yaratıcı düşünmek için, fikirlerin içi dışına çıkarılmalı, ters çevrilmeli yani fikirlerle oynanmalıdır.<br />
4. Çocukları baskı altına almamalı, değişik ve şaşırtıcı fikirleri engellenmeyip, cesaret verilmelidir.<br />
5. Çocuğun çevresinde oynayabileceği eşyaların olması ve evin ya da sınıfın çeşitli yerlerinde oynayabilmesi sağlanmalıdır. Yetersiz çevre koşullarının yaratıcılığı olumsuz etkilediği unutulmamalıdır.<br />
6. Çocuğun heyecanı, hevesi ve yetişkinin sınırlamaları arasında denge kurulmalıdır.<br />
7. Sorunların çözümünde, çocukla &#8220;öyle olmaz, böyle olur&#8221; gibi kesin konuşmalar yapmak yerine &#8220;başka türlü nasıl yapabilirdin?&#8221; gibi açık uçlu öneriler getirilmeli, çözüm yolları tartışılmalıdır. Çocuğun özgür düşünmesine, deneme yanılma ile problemlere çözüm bulmasına, ezbercilikten uzaklaşmasına yardımcı olunmalıdır.<br />
8. Bir işi gerçekleştirebilmesi için, çocuğa cesaret verilmeli, imkan sağlanmalı ve yardımcı olunmalıdır.<br />
9. Çocuğa çevresini algılaması, gözlemesi ve bu gözlemlerini değerlendirmesi öğretilmelidir.<br />
10. Her şeye &#8220;evet&#8221; diyen bir çocuk yetiştirme anlayışına sahip eğitim sisteminin, çocuğun yaratıcılığını olumsuz yönde etkileyeceği unutulmamalıdır.<br />
11. Her yerde ve her zaman &#8220;mükemmel olmak&#8221; duygusundan uzaklaşılmalıdır.<br />
12. Eğer çocuk hazırsa, daha fazla şeyler öğrenmesine fırsat tanınmalıdır.<br />
13. Cinsiyet rolünün aşırı ya da yanlış vurgulanmasının yaratıcılığı olumsuz etkilediği unutulmamalıdır.<br />
14. Çocuğun kendine güven duyması sağlanmalıdır.</p>
<p>15. Kalabalık sınıflar, aşın yüklü sınıf çalışmaları ve katı disiplin anlayışının çocukların yaratıcılığını engellediği unutulmamalıdır.</p>
<p>16. Çocukta yaratıcılığın gelişmesi ve ortaya çıkması için çocuk kitapları ve sanatla daha çok etkileşimde bulunması sağlanmalıdır.</p>
<p>17. Bilhassa ilk ve orta dereceli okulların kuramsal derslerinde gereğinde yaratıcı etkinliklere (yaratıcı drama gibi) ve sanatsal süreçlere yer verilmesi, resim ve müzik derslerinin oyun, dramatizasyon, tiyatro etkinliklerinin katılmasıyla zenginleştirilmesi sayesinde çocukların ilgi ve yeteneklerinin ortaya çıkması ve yönlendirilmesinin gerçekleşebileceği gözönünde bulundurulmalıdır.</p>
<p>18. Çocukları dinleyip, fikirlerini uygulamaları kolaylaştırılmalıdır. Çünkü çocuklar yaptıkları ve düşündükleri şeyler hakkında yetişkinlerin düşüncelerine ihtiyaç duyarlar,</p>
<p>19. Çocuğu yaratıcılığa yöneltmede ödül kullanılmamalıdır. Zira ödülü elde etmeye çalışmak, çocuğun yaratıcılığını engelleyebilir.</p>
<p>20. Kendi yaratıcılığınız için ise, yeterli hayat tecrübesine sahip olmalı, okumalı, çeşitli insanlarla ilişki kurmalı, seyahat etmeli, çalışmalı ve bunları yapabilmek için kendinize zaman ayırmalısınız. Çünkü bilinmeyen birşey hakkında yaratıcı düşünmek zordur. Bunun için de farklı şeyler yapın, eskiden bildiklerinizi farklı şekilde yeniden deneyin. Başarısız olmaktan, diğerlerinden farklı olmaktan ve bağımsız düşünmekten korkmayın. Çevreye karşı daha açık ve daha hassas olun. Her zaman soru sorun, aldığınız cevapları da soruya çevirin. Çünkü sorular bilgiye giden yollardır. Yaratıcılığa giden yolun pürüzsüz olmadığını unutmayın. Yaratıcı potansiyele sahip olduğunuzu hissedin, eğer bunu hissetmezseniz yaratıcılıkta bulunamazsınız. Tüm bunlara yardımcı olmak için de mizah duygunuz, macera arzunuz, açık bir zihniniz ve bitmeyen bir merakınız olsun. Eğer bunlara sahip olursanız yaratıcı bir çocuğun yetişmesine katkıda bulunabilirsiniz.</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/03/cocugunuz-ve-yaraticiligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzu Dinlemenin Yararları</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/02/cocugunuzu-dinlemenin-yararlari/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/02/cocugunuzu-dinlemenin-yararlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 06:56:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=1995</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğu dinlemenin yararları çoktur: Çocuk konuşurken dinlenildiği zaman:
1) Çocuğun konuşma yeteneği artar, kendini daha iyi ifade etmesini öğrenir, kelime bilgisi zenginleşir.
2) Çocuğun bir derdi varsa, bunu davranışla göstermek yerine (saldırganlık, hırçınlık, ağlamak, içine kapanmak gibi) sözle ifade ederek rahatlar, bu da hırçınlaşmasına, içine kapanıp üzülmesine, daha ileride derslerini veya sosyal hayatını etkilemesine engel olabilir.
3) Anlaşıldığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1996" title="anaokulu" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/09/anaokulu1.jpg" alt="anaokulu" width="180" height="212" />Çocuğu dinlemenin yararları çoktur: Çocuk konuşurken dinlenildiği zaman:<br />
1) Çocuğun konuşma yeteneği artar, kendini daha iyi ifade etmesini öğrenir, kelime bilgisi zenginleşir.<br />
2) Çocuğun bir derdi varsa, bunu davranışla göstermek yerine (saldırganlık, hırçınlık, ağlamak, içine kapanmak gibi) sözle ifade ederek rahatlar, bu da hırçınlaşmasına, içine kapanıp üzülmesine, daha ileride derslerini veya sosyal hayatını etkilemesine engel olabilir.<br />
3) Anlaşıldığını hisseden çocuk kendini daha huzurlu ve rahat hisseder, bu da çocuğun kişisel ve sosyal gelişmesine yardımcı olur. Çocuğun kendine güveni artar.<br />
4) Çocuk ile anne veya baba arasında bir yakınlık doğar, çocuk onlara danışır ve diyalog kurar.<br />
5) Söyledikleri dinlenen çocuk da anne/babasının sözünü dinlemeye başlar.</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/02/cocugunuzu-dinlemenin-yararlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğa Konulan Yasağın Zamanı Bilinmeli</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/01/cocuga-konulan-yasagin-zamani-bilinmeli/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/01/cocuga-konulan-yasagin-zamani-bilinmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 07:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=1969</guid>
		<description><![CDATA[Her ne kadar çocuğunuza örneklerle bir şeyler gösterip onu olumlu bir şekilde yetiştirseniz de hayır demek zorunda olduğunuz anlarda olacaktır.Çocuğunuz siz hayır dediğinizde o sırada ne yapıyorsa onun yasak olduğunu anlamalıdır.
Kesinlikle hayır denilmesi gereken 3 önemli durum örnek olarak verilebilir.
Çocuk kendine zarar verecek her hangi bir şey yapacağı zaman (fırın üzerindeki sıcak tencereye erişmek istemesi)
Çocuğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1970" title="anaokulu" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/09/anaokulu.jpg" alt="anaokulu" width="200" height="158" />Her ne kadar çocuğunuza örneklerle bir şeyler gösterip onu olumlu bir şekilde yetiştirseniz de hayır demek zorunda olduğunuz anlarda olacaktır.Çocuğunuz siz hayır dediğinizde o sırada ne yapıyorsa onun yasak olduğunu anlamalıdır.<br />
Kesinlikle hayır denilmesi gereken 3 önemli durum örnek olarak verilebilir.</p>
<p>Çocuk kendine zarar verecek her hangi bir şey yapacağı zaman (fırın üzerindeki sıcak tencereye erişmek istemesi)</p>
<p>Çocuğun hareketleri başkalarına zarar verecekse (uyuyan bir bebeğin yanında yüksek sesle oynanması oyuncaklarını gürültüyle birbirine çarpması.</p>
<p>Çocuğun hareketi gerçek bir hasarla sonuçlanacaksa (mum boyalarını oturma odasının duvarlarına ve kanepelere sürmesi.)<br />
Böyle durumlarda,hayır diyerek zıtlaşmaya gitmektense severek yapacağı başka bir etkinliğe dikkatini çekmek en idealidir.</p>
<p>Hayır demeye karar vermeden önce çocuğun niyeti iyice anlanmalı, gereksiz yere suçlayıcı olunmamalıdır.Çocuğa niçin hayır dediğinizi ve demediyseniz neler olabileceğini açıklamak gerekir.Sözünüzün hemen dinlenmesi ve yerine getirilmesi tutarlı bir disiplin sağlamak<br />
Çocuğunuzu disipline ederken önce doğru şeyi yaptırmak olanaksızdır.Çünkü onun doğru ve yanlışı birbirinden ayırt etme gibi henüz mantıksal gücü olmadığı gibi dilediğini yapma isteği de çok kuvvetlidir.</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/09/01/cocuga-konulan-yasagin-zamani-bilinmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yardımsever Çocuklar Yetiştirmenin Yolları</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/31/yardimsever-cocuklar-yetistirmenin-yollari-2/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/31/yardimsever-cocuklar-yetistirmenin-yollari-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 06:22:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=1965</guid>
		<description><![CDATA[Yardımsever Çocuklar Yetiştirmenin Yolları
Çok küçük yaştaki çocuklar, hatta iki yaşından küçükler özellikle annelerine ve diğerlerine de, yardımsever, cömert ve nazik bir tavır takınırlar. Bazı çocukların diğerlerine göre daha nazik ve şefkatli olduğu da doğrudur. Bir çoğumuz çocuklarımızın bu şekilde yardımsever olmalarını isteriz. Böyle bir çocuğa sahip olmak için aile ortamında aşağıda belirtilen değerlerin bulunması gerekebilir.
Sevgi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-1966" title="anaokulu" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/08/anaokulu7.jpg" alt="anaokulu" width="220" height="147" />Yardımsever Çocuklar Yetiştirmenin Yolları</strong><br />
Çok küçük yaştaki çocuklar, hatta iki yaşından küçükler özellikle annelerine ve diğerlerine de, yardımsever, cömert ve nazik bir tavır takınırlar. Bazı çocukların diğerlerine göre daha nazik ve şefkatli olduğu da doğrudur. Bir çoğumuz çocuklarımızın bu şekilde yardımsever olmalarını isteriz. Böyle bir çocuğa sahip olmak için aile ortamında aşağıda belirtilen değerlerin bulunması gerekebilir.</p>
<p><strong>Sevgi dolu bir aile havası yaratma:</strong><br />
Çocuklarını sevme, besleme, ve onlara destek olma gerekliliğine inanan ebeveynler, diğerlerine karşı daha düşünceli, daha anlayışlı, yardımsever çocuklara sahiptirler. Bu durum belki de çocuğun ailesine güvenle bağlılığından ve ebeveynin iyi huyundan dolayıdır. Ayrıca çocuğun sizin davranışınızı model olarak aldığından kaynaklanabilir. Çocuğunuz böyle iyi huya sahipse, başkalarına yardımda daha istekli olacaktır. Onun bu yönünü desteklemek gerekir.</p>
<p><strong>Kurallar koymak ve nedenini açıklamak:</strong><br />
Disiplinsiz çocuğun terbiyesi iyi olmaz, hafif otoriter aile tarzıyla çocuklar daha iyi yetişir ve gelişirler. Çocuklar kurallar ve standartlar hakkında kendilerine rehberlik edilirken açık olunmasını isterler. Bu da onların kendi güvenlerini kazanmalarına yol açar.<br />
Eğer çocuk arkadaşına vurmak istiyorsa veya böyle girişimde bulunuyorsa, &#8220;arkadaşına vurursan onun canını acıtırsın&#8221; gibi uyarmanın yanı sıra, diğerlerine vurmamalısın diye belirgin bir şekilde kuralı da açıklamalıdır. Böyle davranan annelerin çocukları diğerlerine karşı daha sempatik ve yardımsever olurlar. Çocuğa niçin cömert ve yardımsever olmasının gerektiği duygusal olarak da açıklandığında, pek çok araştırmaya göre, çocuk daha düşünceli ve nazik olmaktadır.</p>
<p>Bütün aileler çocuğun neyi yapmaması gerektiğini söylemek için çok zaman harcarlar. Aslında önemli olan, niçin yapmaması gerektiğini söylemektir. Ayrıca, bazı olumlu kuralları da yinelemekte yarar vardır. Örneğin, sıkıntıları olan, işleri ters gitmiş bazı insanlara olunmalıdır gibi kesin kuralların sık sık yinelenmesi de çocukları yardımseverliğe götüren davranışlardır!</p>
<p><strong>Yararlı görevler vermek:</strong><br />
Ebeveyn çocuğunu, evcil hayvanlara bakmak, yoksul çocuklara vermek üzere oyuncaklar yapmak, veya kardeşine bir oyunun nasıl oynanacağını öğretmek gibi etkinliklerine; evde veya okul çevresinde karşılaşılan yardım gerektiren olaylara katılmalarına destek vermelidir. Bu tip davranışlara doğal olarak kalkışmayan çocuklarda özendirilmelidir. Bezende zorlanmaları gerekebilir. Fakat bu zorlama da ılımlı olmalıdır. Aksi halde ters tepki verebilir. Yardımsever çocuklar yetiştirmenin en belirgin yolu, onlarda görmeyi istediğiniz, cömert düşünceli, yardımsever davranışı, sizinde uygulamanızdır. Söylediğinizle yaptığınız arasında bir zıtlık olduğu zaman, sizin söylediğinizi değil, yaptığınızı taklit edeceklerdir. Eğer davranışınız söylediğinizi yansıtmıyorsa, sonuç yeterince iyi olmayacaktır.</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/31/yardimsever-cocuklar-yetistirmenin-yollari-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğa Etkili Yönergeleri Ve Komutları Nasıl Vermeli</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/28/cocuga-etkili-yonergeleri-ve-komutlari-nasil-vermeli/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/28/cocuga-etkili-yonergeleri-ve-komutlari-nasil-vermeli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 06:33:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=1961</guid>
		<description><![CDATA[Ana babalar yeri geldiğinde çocuklarına etkili ve açık yönergeler ve komutlar verebilmelidirler. Bir de verdiğiniz komutları yaptırımlarla destekleyebilmelidirler. Bir komut, belli bir davranışta bulunmaya hemen başlanmasını veya belli bir davranışa hemen son verilmesini içeren bir istektir.Komutlar ne zaman verilir? Çocuğunuzun belirli bir kötü davranışına son vermesini istiyorsanız, fakat basit bir cümle biçiminde duyuracağınız isteğinizi çocuğunuzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1962" title="anaokulu" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/08/anaokulu6.jpg" alt="anaokulu" width="200" height="176" />Ana babalar yeri geldiğinde çocuklarına etkili ve açık yönergeler ve komutlar verebilmelidirler. Bir de verdiğiniz komutları yaptırımlarla destekleyebilmelidirler. Bir komut, belli bir davranışta bulunmaya hemen başlanmasını veya belli bir davranışa hemen son verilmesini içeren bir istektir.Komutlar ne zaman verilir? Çocuğunuzun belirli bir kötü davranışına son vermesini istiyorsanız, fakat basit bir cümle biçiminde duyuracağınız isteğinizi çocuğunuzun yerine getirmeyebileceğini düşünüyorsanız, o zaman bu isteğinizi ona komut biçiminde söyleyin.</p>
<p>Bir de, çocuğunuzun belirli bir davranışta bulunmaya başlamasını istiyorsanız, ama çocuğunuzun basit bir cümle biçiminde ileri süreceğiniz bu isteği yerine getirmeyebileceğini düşünüyorsanız, o zaman isteğinizi komut biçiminde söyleyin.</p>
<p>Bir komut nasıl verilmeli? Aşağıda ana çizgilerini verdiğimiz yolu izleyin.<br />
Çocuğa Etkili Komut Vermenin Yolu<br />
izleyeceğiniz uygulama Basamakları:<br />
1. Çocuğunuza yaklaşın.<br />
2. Ciddi bir yüz ifadesi takının.<br />
3. Çocuğunuzun adını söyleyin.<br />
4. Çocuğunuzun gözlerinin içine bakarak konuşun.<br />
5. Kararlı ve sertçe bir ses tonuyla konuşun.<br />
6. Basit, açık ve dolaysız bir komut verin.<br />
7. Gerektiğinde verdiğiniz komutu bir yaptırım ile destekleyin</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/28/cocuga-etkili-yonergeleri-ve-komutlari-nasil-vermeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dayak Neden Eğitime Yaramaz?</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/27/dayak-neden-egitime-yaramaz/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/27/dayak-neden-egitime-yaramaz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 06:48:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[kreşlerin web siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaların web siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=1958</guid>
		<description><![CDATA[Dayak eğitime yaramaz, çünkü:
—Dayak yiyen çocuk yaptığının karşılığını en kısa yoldan ödemiştir. Yaptığı olumsuz davranış üzerinde düşünmek, hatasını anlamak, onu tamir yollarinı aramak, veya sonuçlarını düzeltmek fırsatı verilmemiştir ona. Olay, olumsuz davranış dayakla noktalanır.
—Dayak yiyen çocukta anne/babaya kızgınlık, düşmanlık, nefret hisleri uyanır. Dolayısıyla, çocuk kendi yaptığının kötü bir şey olduğunu düşünüp kendini suçlayacağına, karşı tarafı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1959" title="agresif_cocuk1" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/08/agresif_cocuk1.jpg" alt="agresif_cocuk1" width="170" height="183" />Dayak eğitime yaramaz, çünkü:<br />
—Dayak yiyen çocuk yaptığının karşılığını en kısa yoldan ödemiştir. Yaptığı olumsuz davranış üzerinde düşünmek, hatasını anlamak, onu tamir yollarinı aramak, veya sonuçlarını düzeltmek fırsatı verilmemiştir ona. Olay, olumsuz davranış dayakla noktalanır.<br />
—Dayak yiyen çocukta anne/babaya kızgınlık, düşmanlık, nefret hisleri uyanır. Dolayısıyla, çocuk kendi yaptığının kötü bir şey olduğunu düşünüp kendini suçlayacağına, karşı tarafı suçlar. Konu yer değiştirmiştir. Çocuğun düşündüğü odak konu kendi olumsuz davranışı, hatası, suçu değil, yediği dayak ve bundan dolayı yaşadığı duygulardır.<br />
—Dayak yiyen çocukta saldırganlık duyguları gelişir. O da anne/babasını örnek alıp.sorunlarını en&#8217;kısa yoldan saldırganlık!a,zorbalıkia halletmeye yönelir, kardeşini-, komşu çocuğu/kediyi döver. Aynca, aile bireyine karşı koyamadığı için, saldırganlığını dolaylı olarak gösterir, aile bireyini kızdıracak, sinirlendirecek başka davranışlarda bulunur.<br />
—Aslında dayak yiyen çocuk kendini güçsüz, aciz hisseder, karşılık veremediği için kendinden utanır. Kendine güveni sarsılır. (Çok sık dayak yiyen çocuklarda, bir büyük fazla yaklaştığı zaman eliyle yüzünü koruma refleksi gelişmiştir.)<br />
Dolayısıyla, dayak çocuğa davranışı, etkileri ve sonuçlan üzerinde düşünmek, yani vicdan ve ahlak geliştirmek yerine saldırgan olmayı, işini kaba kuvvetle halletmeyi, öç almayı öğretir.<br />
Dayak atmanın veya fiziksel ceza vermenin anne/baba üzerindeki etkileri ise:<br />
—Dayak atan anne/baba o anki hırslarını, öfkelerini.çocuktan alır, en kısa yoldan kızgınlık duygularını güçsüz biri üzerine boşaltarak rahatlarlar. Ancak, bu şekilde hırsını gideren anne/baba çoğunlukla yaptığından pişman olur, utanır, suçluluk duygularına kapılır. Bu suçluluğunu gidermek için de bu kez aşırı sevgi gösterilerine veya aşırı hoşgörü tutumlarına girer. Çocuksa durumun dengesizliğini, tutarsızlığını yasar. Bu tür sürekli iki uç davranışlar çocuğu ruhsal yönden çok olumsuz etkiler.</p>
<p>—Buna karşılık, sürekli dayak ve fiziksel ceza (bodruma kapama, cezaya koyma, karanlık oda) ile eğitim veren anne/baba zamanla acımasız ve işkenceci bir ruh geliştirir. Bunun da gerek anne/baba, gerekse çocuk üzerindeki ruhsal etkileri çok ürkütücüdür.<br />
Demek ki, çocuk eğitimi ve disiplininde dayağın yeri yoktur.</p>
<p>Kaynak:  cocukbakimi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/08/27/dayak-neden-egitime-yaramaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->