<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anaokulu Rehberim &#187; çocuklar</title>
	<atom:link href="http://www.anaokulurehberim.com/tag/cocuklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.anaokulurehberim.com</link>
	<description>Anaokulu, Kreş, Yuva, Okul Öncesi Eğitim &#124; Yuvarehberim.com</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jul 2010 10:00:46 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Haydi Çocuklar Resminiz Kahramanınız Olsun!</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/haydi-cocuklar-resminiz-kahramaniniz-olsun/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/haydi-cocuklar-resminiz-kahramaniniz-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 09:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Haydi]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanınız]]></category>
		<category><![CDATA[Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Resminiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2799</guid>
		<description><![CDATA[Dalin İlköğretim Öğrencileri Arası Resim Yarışması, resim eğitmenleri ile teknikler öğrenmeye ve kendi kahramanını yaratmaya davet ediyor…
Bu yıl 9. su düzenlenecek olan `’ Dalin İlköğretim Öğrencileri Arası Resim Yarışması `’ Türkiye`deki tüm 5-11 yaş arası tüm çocukları, İstanbul ve Bursa’daki AVM etkinliklerinde, resim eğitmenleri ile teknikler öğrenmeye ve kendi kahramanını yaratmaya davet ediyor…
Genç ressam Seydi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/04/haydi-cocuklar-resminiz-kahramaniniz-olsun-555009.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-2800" title="haydi-cocuklar-resminiz-kahramaniniz-olsun--555009" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/04/haydi-cocuklar-resminiz-kahramaniniz-olsun-555009.jpeg" alt="" width="250" height="112" /></a>Dalin İlköğretim Öğrencileri Arası Resim Yarışması, resim eğitmenleri ile teknikler öğrenmeye ve kendi kahramanını yaratmaya davet ediyor…</p>
<p>Bu yıl 9. su düzenlenecek olan `’ Dalin İlköğretim Öğrencileri Arası Resim Yarışması `’ Türkiye`deki tüm 5-11 yaş arası tüm çocukları, İstanbul ve Bursa’daki AVM etkinliklerinde, resim eğitmenleri ile teknikler öğrenmeye ve kendi kahramanını yaratmaya davet ediyor…</p>
<p>Genç ressam Seydi Murat Koç’un da aralarında bulunduğu jüri üyelerinin kararları sonucunda dereceye giren ilk 3 resmin sahibi, hayaller diyarı Disneyland’a gidecek ve minik ressamların resimleri 1 yıl boyunca Dalin şampuanlarını süsleyecek.</p>
<p>9. Geleneksel Dalin Resim Yarışması kapsamında düzenlenen AVM etkinliklerinde bir resim eğitmeni eşliğinde çocuklara teknikler öğretilecek ve kendi kahramanlarını resme yansıtmaları beklenecek. Dalin maskotu etkinlik alanında çocukları eğlendirirken, hediye balonlar ve şampuanlar mutlu edecek.</p>
<p>20-21 Mart Bahçelievler Metroport AVM<br />
20-21 Mart Bahçelievler CarrefourSa AVM<br />
20-21 Mart İçerenköy CarrefourSa AVM<br />
20-21 Mart Bursa Kent Meydanı AVM</p>
<p>www.milliyet.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/haydi-cocuklar-resminiz-kahramaniniz-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar Klasik Müziğin Keyfini Çıkaracak!</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/cocuklar-klasik-muzigin-keyfini-cikaracak/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/cocuklar-klasik-muzigin-keyfini-cikaracak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 09:12:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[0-2 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[2-4 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Seminerler]]></category>
		<category><![CDATA[Çıkaracak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Keyfini]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik]]></category>
		<category><![CDATA[Müziğin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2795</guid>
		<description><![CDATA[20 Mart Cumartesi günü 14.30 – 16.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek ‘Baby Symphony’ etkinliğinde, 0-4 yaş arasındaki çocuklar klasik müzikle tanışacaklar.
Akmerkez, hafta sonu çocuklar için keyifli vakit geçirmelerini sağlayacak bir etkinlik hazırladı.  Akmerkez’in küçük misafirleri 20 Mart Cumartesi günü Baby Symphony ile klasik müziğin keyfine varacaklar.
20 Mart Cumartesi günü 14.30 – 16.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek ‘Baby [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/04/cocuklar-klasik-muzigin-keyfini-cikaracak-552472.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-2796" title="cocuklar-klasik-muzigin-keyfini-cikaracak--552472" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/04/cocuklar-klasik-muzigin-keyfini-cikaracak-552472.jpeg" alt="" width="250" height="256" /></a>20 Mart Cumartesi günü 14.30 – 16.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek ‘Baby Symphony’ etkinliğinde, 0-4 yaş arasındaki çocuklar klasik müzikle tanışacaklar.</p>
<p>Akmerkez, hafta sonu çocuklar için keyifli vakit geçirmelerini sağlayacak bir etkinlik hazırladı.  Akmerkez’in küçük misafirleri 20 Mart Cumartesi günü Baby Symphony ile klasik müziğin keyfine varacaklar.</p>
<p>20 Mart Cumartesi günü 14.30 – 16.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek ‘Baby Symphony’ etkinliğinde, 0-4 yaş arasındaki çocuklar klasik müzikle tanışacaklar. Çocuklar enstrümanlarla süslenmiş bir eğitim programı kapsamında aileleriyle birlikte piyano eşliğinde İngilizce şarkılar söyleyip eğlenecekler.</p>
<p>Eğitmen Ayça Keleşoğlu, çocuklar için özel olarak hazırlanmış enstrümanları, klasik müzik ve ritim eşliğinde tanıtıyor. Baby Symphony’de küçük parmaklar çellonun çıkardığı sesleri hissedecek, bongonun titreyen yüzeyine dokunacaklar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/cocuklar-klasik-muzigin-keyfini-cikaracak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Klasikleri Tüm Çocuklar Okumalı!</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/klasikleri-tum-cocuklar-okumali/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/klasikleri-tum-cocuklar-okumali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 08:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Klasikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Okumalı]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2786</guid>
		<description><![CDATA[3 TL fiyatla piyasaya sunulan seriye , bu hafta Charles ve Mary Lamb’in Shakespeare’in oyunlarını gençler için uyarladıkları “Shakespeare’den Hikayeler”, Charles Dickens’tan “Bir Yılbaşı Öyküsü” ve Edith Nesbit’in “Demiryolu Çocukları” da
Edith Nesbit’ten “Demiryolu Çocukları”
İngiliz yazar Edith Nesbit’in ünlü eseri “Demiryolu Çocukları” Kültür Yayınları İş Çocuk Kütüphanesi serisinden çıktı. Çocuklar için 60’dan fazla roman yazan Nesbit’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/04/klasikleri-herkes-okumali-543627.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-2787" title="klasikleri-herkes-okumali--543627" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/04/klasikleri-herkes-okumali-543627.jpeg" alt="" width="207" height="311" /></a>3 TL fiyatla piyasaya sunulan seriye , bu hafta Charles ve Mary Lamb’in Shakespeare’in oyunlarını gençler için uyarladıkları “Shakespeare’den Hikayeler”, Charles Dickens’tan “Bir Yılbaşı Öyküsü” ve Edith Nesbit’in “Demiryolu Çocukları” da</p>
<p>Edith Nesbit’ten “Demiryolu Çocukları”</p>
<p>İngiliz yazar Edith Nesbit’in ünlü eseri “Demiryolu Çocukları” Kültür Yayınları İş Çocuk Kütüphanesi serisinden çıktı. Çocuklar için 60’dan fazla roman yazan Nesbit’in ülkemizde en çok bilinen eseri olan “Demiryolu Çocukları” Fügen Yavuz tarafından orijinal dilinden çevrilerek okurlarla buluşuyor.</p>
<p>Londra’nın zengin bir semtinde mutlu bir yaşam süren Roberta, Peter ve Phyllis’in yaşadıkları bir talihsizlik sonucu büyük şehre veda ederek, geldikleri küçük bir köyde başlayan yaşam mücadeleleri ve elde ettikleri kazanımların anlatıldığı kitap 3 TL olarak fiyatlandırılıyor. Kitap, çocuklara eğlenceli, maceralı ve mucizelerle dolu bir dostluk öyküsü sunuyor.</p>
<p>Kitaptan:<br />
Makinistin büyük parlak çelik kolu çevirip buharı kestiğini gördüğünde, Bobbie lokomotifin işleyişiyle ilgili tahmininden çok daha fazla şey biliyordu artık. Jim babasının kuzeninin karısının ağabeyinin, oyuncak lokomotifi ne yapıp edip lehimleyeceğine söz verdi. Öğrendiği onca bilginin yanında, Bobbie artık Bill ve Jim’le sonsuza dek arkadaş kalacaklarını ve vagonun değerli kömürleri üzerine böyle davetsiz bir biçimde yuvarlandığı için kendisini tamamen affettiklerini hissetti.</p>
<p>Demiryolu Çocukları<br />
Yazan: Edith Nesbit<br />
Çeviren: Fügen Yavuz<br />
204 sayfa,3 TL</p>
<p>Charles Dickens’tan “Bir Yılbaşı Öyküsü”</p>
<p>İngiliz Edebiyatı’nın ünlü yazarı Charles Dickens’ın “Bir Yılbaşı Öyküsü” adlı çocuk kitabı Kültür Yayınları etiketiyle yayınlandı. Kültür Yayınları’nın kitap ücretlerini düşük tutarak okuma alışkanlığını yaymak ve kitap ücretleri nedeniyle korsan yayınlara yönelimi engellemek amacıyla 3 TL olarak fiyatlandırılan seri içerisinde yer alan kitap orijinalinden çevrilerek okurlarla buluşuyor.</p>
<p>Kitap, kimseyle arkadaşlık etmeyen ve hiç kimseye ihtiyacı olamadığını düşünen huysuz Ebenezer’in Noel gecesi kapısını çalan bir ziyaretçiyle değişen yaşamını konu alıyor. Dickens’ın çocukların hayal dünyasına dokunduğu bu değerli eser Çiçek Eriş’in çevirisiyle sunuluyor.</p>
<p>Kitaptan:<br />
Scrooge camı kapayıp hayaletin girdiği kapıyı kontrol etti. Üst üste iki kez kilitlenmişti hem de kendi elleriyle. Kapı demirleri yerinden oynamamıştı. “Saçmalık” diyecek oldu ama söylemekten vazgeçti. Gerek yaşadığı hisler, gerek günün yorgunluğu gerek “Görünmez Dünya”nın kendisine görünmüş olması, gerek saatin iyice ilerlemiş olması sebebiyle dinlenmeye ihtiyacı vardı ve üstünü bile değiştirmeden yatağa giderek, yastığa kafasını koyar koymaz uyudu.</p>
<p>Bir Yılbaşı Öyküsü<br />
Yazan: Charles Dickens<br />
Çeviren: Çiçek Eriş<br />
82 sayfa, 3 TL</p>
<p>“Shakespeare’den Hikâyeler”</p>
<p>Ünlü İngiliz şair ve oyun yazarı Shakespeare’in 20 oyununun hikâyeleştirildiği<br />
“Shakespeare’den Hikayeler” adlı kitap Kültür Yayınları’ndan çıktı. Charles ve Mary Lamb kardeşler tarafından kalem alınan kitap, yazarların deyimiyle genç okura Shakespeare okumada bir örnek teşkil etmesi amacıyla hazırlandı.</p>
<p>Shakespeare’in komedilerinden ve trajedilerinden “kısaltılmamış” hikayelerle oluşturulan kitabın yazarları kitabın yazılış amacıyla ilgili olarak önsözde şu ifadelerde bulunuyor: “Bu hikayeler genç okurlar için ne ifade ederse etsin, yazarların dileği gerçek Shakespeare Oyunları’nın büyüdüklerinde onlar için hayal gücünü zenginleştirici, erdemi güçlendirici, bütün bencil ve maddiyatçı düşünceden uzaklaştırıcı, bütün tatlı, hoş, onurlu düşünce ve davranışlarda ders verici, nezaket, iyilikseverlik, cömertlik ve insanlıkta öğretici olması; zira Shakespeare’in sayfaları bu erdemleri öğreten örneklerle dolu.”</p>
<p>Özellikle kolay okunur bir şekilde ve Shakespeare’in kendi ifadelerine de sadık kalınarak kaleme alınan kitap genç okurlara Shakespare ile tanışmak için oldukça keyifli bir seçki sunuyor.</p>
<p>Kültür Yayınları’nın kitap ücretlerini düşük tutarak okuma alışkanlığını yaymak ve kitap ücretleri nedeniyle korsan yayınlara yönelimi engellemek amacıyla 3 TL olarak fiyatlandırılan seri içerisinde yer alan kitap Rana Tekcan tarafından orijinalinden çevrilerek okurlarla buluşturuluyor.</p>
<p>Charles Lamb (1775-1834) &amp;Mary Lamb(1764-1847) Hakkında</p>
<p>Londra’da doğan kardeşlerden Charles Lamb, ilk önce şiirleriyle tanındı. Lamb daha sonra tiyatro oyunları, hikâyeler ve edebiyat eleştirileri yazdı. Kız kardeşi Mary Lamb ile kaleme aldığı ile “Shakespeare’den hikâyeler genç okurlara yönelik eserlerinden biridir. Birlikte kaleme aldıkları diğer hikâye kitabı Mrs Leicester’in Okulu’nu büyük ölçüde Mary Lamb yazmıştır.</p>
<p>Shakespeare’den Hikâyeler<br />
Yazan: Charles Lamb ve Mary Lamb<br />
Çeviren: Rana Tekcan<br />
286 sayfa,3 TL<br />
İş Çocuk Kütüphanesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/04/02/klasikleri-tum-cocuklar-okumali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser hastası çocukların yüzü güldü</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/03/11/kanser-hastasi-cocuklarin-yuzu-guldu/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/03/11/kanser-hastasi-cocuklarin-yuzu-guldu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 06:43:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastası]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2711</guid>
		<description><![CDATA[
Güneydoğu&#8217;da çocuk onkoloji uzmanlarının olmaması nedeniyle yıllardır çocuk hastalar, batı illerine sevk edilirken, maddi durumları elvermeyen aileler ise çocuklarını eve götürüp çaresiz bir bekleyişe giriyordu.
Diyarbakır&#8217;da 5 ay önce göreve başlayan Çocuk Onkologu Dr. Serhan Küpeli öncülüğünde kurulan Çocuk Onkoloji Servisi, kanserli çocuklar için tedavi hizmetlerine başladı.
Dr. Küpeli, Türkiye&#8217;de çocuk onkolojisinin yeni bir dal olduğunu ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="kanser" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/03/kanser.jpg" alt="" width="349" height="273" /></p>
<p>Güneydoğu&#8217;da çocuk onkoloji uzmanlarının olmaması nedeniyle yıllardır çocuk hastalar, batı illerine sevk edilirken, maddi durumları elvermeyen aileler ise çocuklarını eve götürüp çaresiz bir bekleyişe giriyordu.</p>
<p>Diyarbakır&#8217;da 5 ay önce göreve başlayan Çocuk Onkologu Dr. Serhan Küpeli öncülüğünde kurulan Çocuk Onkoloji Servisi, kanserli çocuklar için tedavi hizmetlerine başladı.</p>
<p>Dr. Küpeli, Türkiye&#8217;de çocuk onkolojisinin yeni bir dal olduğunu ve kendisinin de ülke genelinde bu alanda ihtisas yapan ilk 50 doktor arasında bulunduğunu belirterek, Diyarbakır&#8217;da çocuklar için çalışmaktan mutlu olduğunu söyledi.</p>
<p>Hastanede Çocuk Onkoloji Servisi açılmadan önce hastaların Adana, Ankara ya da İstanbul&#8217;a götürüldüğünü anlatan Küpeli, &#8221;Ben Hacettepe Üniversitesi&#8217;nde uzmanlık yaparken de bu bölgeden hastalar getiriliyordu. Aileler tedaviye geldiklerinde çok sıkıntı yaşıyorlardı. Şimdi artık kendi şehirlerinde tedavi olabiliyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>Dr. Küpeli, lenfoma, böbrek tümörleri, böbrek üstü kanseri, kemik kanseri ve beyin tümörleri gibi vakaların kendilerine geldiğini ve genel anlamda buraya gelen kanserli çocukların yüzde 70&#8242;inin sağlığına kavuştuğunu ifade ederek, şunları söyledi:</p>
<p><strong>&#8220;142 ÇOCUĞA KEMOTERAPİ YAPIYORUZ&#8221;</strong><br />
&#8221;Daha önce getirilen çocuklarda, uzman doktorun olmaması nedeniyle kanser tespit edilemeyebiliyordu. Şimdi poliklinik yaparken muayene sırasında şüphelenilen çocukları takibe alarak ve gerektiğinde daha ayrıntılı incelemeler yaparak erken tanı koyabilmekte ve tedavilerini yapabilmekteyiz. Çocuklarda, 1 milyonda 150 kanser vakası &#8216;normal&#8217; kabul ediliyor. Diyarbakır ve hizmet verilen çevre illerle birlikte yaklaşık 5 milyon çocuk içerisinde kan kanserleri dahil yılda 750 çocuğa kanser tanısı konması doğal. Şimdiye kadar sadece böbrek kanseri olan 12 vaka geldi. Tedavisi yapılarak hastalıktan tamamen kurtulan kanserli çocuklar oldu, bazılarının da doku tanısı sonrasında kemoterapileri sürüyor. Tümör veya kanser nedeniyle dosya açıp takibe aldığımız veya aktif olarak kemoterapi verdiğimiz hastaların sayısı ise 142&#8242;ye ulaştı. Bu şekilde devam ettiği taktirde 14 yatak kapasiteli Onkoloji Servisi ihtiyaca cevap veremeyecek duruma gelecek.&#8221;</p>
<p><strong>ÇOCUKLAR ARTIK DİYARBAKIR&#8217;DA TEDAVİ OLUYOR</strong><br />
Daha önce 6 yaşındaki böbrek üstü kanseri hastası olan 6 yaşındaki kızı İrem&#8217;i İstanbul&#8217;da ameliyat ettiren Mardinli Fatma Karatay, yaz aylarında geldikleri Diyarbakır&#8217;da bu hastalığın tedavisi yapılmadığından kızını İstanbul&#8217;a götürdüklerini söyledi.</p>
<p>İstanbul Cerrahpaşa&#8217;daki tedaviye gidiş geliş ve konaklama gibi masraflar için 5-6 bin lira harcamaları olduğunu anlatan Karatay, &#8221;Yol parası, orada kalış, perişan olmuştuk. Kontrol sırasında tümörün yeniden geliştiğini söyleyince tedaviye Diyarbakır&#8217;da devam ettik. Şimdi çocuğumu burada tedavi etmek daha kolay&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Çocuk Hastanesi Başhekimi Atilla Yazıcıoğlu da, daha önce olumsuzluklarla gündeme gelen hastanenin, yapılan çalışmalar sonucunda ihtiyaca cevap verecek duruma geldiğini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/03/11/kanser-hastasi-cocuklarin-yuzu-guldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sömestr tatilini bilgisayar başında geçirmeyin</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/somestr-tatilini-bilgisayar-basinda-gecirmeyin/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/somestr-tatilini-bilgisayar-basinda-gecirmeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 19:25:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[başında]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[kre]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Sömestr]]></category>
		<category><![CDATA[tatilini]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2639</guid>
		<description><![CDATA[Sömestr tatilinde hem zihni dinlendirmenin hem de bedeni geliştirmenin en güzel yolu spor yapmaktan geçiyor. Kışın tercih edilen sporların başında ise kayak geliyor. 

Okul dönemi boyunca aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkan, düzenli ve tempolu bir çalışma içinde olan, her gün mutlaka ders çalışmak durumunda kalan öğrenciler için sömestr tatili çok büyük önem taşıyor.
Bu dönemde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sömestr tatilinde hem zihni dinlendirmenin hem de bedeni geliştirmenin en güzel yolu spor yapmaktan geçiyor. Kışın tercih edilen sporların başında ise kayak geliyor. </strong></p>
<p><img title="kayak_yapma" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/kayak_yapma.jpg" alt="" width="298" height="433" /></p>
<p>Okul dönemi boyunca aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkan, düzenli ve tempolu bir çalışma içinde olan, her gün mutlaka ders çalışmak durumunda kalan öğrenciler için sömestr tatili çok büyük önem taşıyor.</p>
<p>Bu dönemde çocukların hem eğlenmek hem de dinlenmek istediklerini belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz, zihni dinlendirmenin ve bedeni geliştirmenin en güzel yolunun spor yapmak olduğunu, kış döneminde de yapılabilecek spor aktivitelerinin başında ise “kayak” sporunun geldiğini belirtiyor.</p>
<p>Ülkemizde Temel Eğitim Kayak Kampları’na çocukların 7 yaşından itibaren alındığını ve iyi birer kayak sporcusu olabilmeleri için, deneyimli antrenörler tarafından yetiştirilmeye başlandığını belirten Dr. Neslihan Korkmaz, sömestr tatilini çocuklarının kayak sporuna başlamaları için değerlendirmek isteyen ebeveynler için bilgi verdi ve tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>KAYAĞA BAŞLAMAK İÇİN 1 SAATLİK PROGRAM YETERLİ</strong><br />
Kayak sporuna başlama yaşı çocuklarda kemik gelişimine bağlı olduğu için 4-5 yaş olarak öneriliyor. Bu yaşlarda çok ciddi bir antrenman programıyla çocukların sıkı bir disipline alınmaması gerekiyor. Bu sebeple 1 saatlik program başlangıç için yeterli oluyor. Programa çocukların zevk alabilecekleri, kar üzerinde eğlenceli bir oyun şeklinde edilmeli. Günde, sabah ve akşam olmak üzere 2 saat yeterli oluyor.</p>
<p><strong>ÇOÇUK KAYAK YAPARKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİYOR?</strong><br />
Çocuk ders almadan kendi kendine kaymaya çalışılırsa kesikler, kırıklar, çıkıklar ve tabii ki çok daha ciddi yaralanmalar olabilir. Bu sebeple kayak mutlaka tecrübeli bir hocanın gözetimi altında yapılmalıdır.</p>
<p>İlk deneme yapılırken, mümkünse, çok soğuk olmayan bir hava tercih edilmeli. Giysiler, hareketi engellemeyecek tarzda ve korunaklı olmalı. Eldiven ve şapka bulundurulmalı. Giysiler üzerinde kesici ve delici sert cisimler olmamalı. Kask mutlaka takılmalı. Çocuğun boyuna ve kilosuna uygun olmayan eski, bakımsız kayak malzemeleri kullanılmamalı. Kayak alırken; kayağın modeline ve başlangıç ya da ileri düzey sporcular olup olmadıkları göre kayak boyuna dikkat edilmeli. Kayak boyu çocukla aynı boyda, boyundan on santim uzun ya da kısa olabilir. Ayakkabılar çocuğun ayağını sarmalı, ayağından büyük ya da küçük olmamalı.</p>
<p><strong>SPOR FİZİKİ YAPININ BOZULMASINI GECİKTİRİYOR</strong><br />
Çocuğun buluğ çağı öncesi ve sonrası düzenli olarak yaptığı spor etkinliklerinin, sağlıklı bir fizik yapının gelişmesini sağlarken, genç yaşlarda fiziki yapının bozulmasını geciktirmede önemli rol oynadığını belirten Dr. Neslihan Korkmaz sözlerine şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Spor, fiziksel gelişimin yanında sosyal açıdan da önemli. Spor yardımıyla çocuğun çevresini tanıması ve iletişim kurabilmesi daha kolay gerçekleşiyor. Kayağın yanı sıra kış döneminde yapılabilecek paten ve kapalı alanlarda yapılabilen yüzme, tenis, basketbol gibi sporlar da çocukların sağlıkları ve sosyalleşmeleri için çok uygun sporlar.”</p>
<p><strong>TELEVİZYON VE BİLGİSAYAR ÖĞRENCİYİ YORUYOR</strong><br />
Birçok öğrenci, tatil boyunca kitaplarını bir köşeye atıp, bütün gün televizyon seyredip geceleri geç saatlerde yatarak ya da odalarına kapanıp bilgisayar başında saatlerini harcayarak değerlendirme eğiliminde oluyor. Böyle bir tatil anlayışı öğrenciyi dinlendirmekten çok yoruyor, vücut ve beynin tembelliğe alıştığı için 2. dönem okula alışmak zaman alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/somestr-tatilini-bilgisayar-basinda-gecirmeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuruyemiş çocuklar için büyük risk</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/14/kuruyemis-cocuklar-icin-buyuk-risk/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/14/kuruyemis-cocuklar-icin-buyuk-risk/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 07:40:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[kuruyemiş]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2616</guid>
		<description><![CDATA[Kuruyemiş veya oyuncak parçası gibi yabancı cisim yutma, 1 yaşın altındaki çocuklarda ölüm nedenleri arasında 5. sırada yer alıyor.﻿

İSTANBUL &#8211; Anne babaların yaşadığı en büyük korkulardan biri hiç kuşkusuz bebeklerinin ağızlarına etraftan buldukları herhangi bir materyali atmaları sonucu ölüme dahi neden olabilen solunum durmaları.
Çocuklarda yabancı cisim yutma sırasında yapılması gerekenler ile ilgili Memorial Hastanesi Organ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kuruyemiş veya oyuncak parçası gibi yabancı cisim yutma, 1 yaşın altındaki çocuklarda ölüm nedenleri arasında 5. sırada yer alıyor.﻿</strong></p>
<p><img title="aglayan_bebek" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/aglayan_bebek1.jpg" alt="" width="298" height="224" /></p>
<p>İSTANBUL &#8211; Anne babaların yaşadığı en büyük korkulardan biri hiç kuşkusuz bebeklerinin ağızlarına etraftan buldukları herhangi bir materyali atmaları sonucu ölüme dahi neden olabilen solunum durmaları.</p>
<p>Çocuklarda yabancı cisim yutma sırasında yapılması gerekenler ile ilgili Memorial Hastanesi Organ Nakli ve Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Turan Kanmaz bilgi verdi.</p>
<p>Küçük çocuklar yapılarındaki meraklılık ve araştırma özelliklerinden dolayı her türlü yabancı cismi ağızlarına götürmeye ve yutmaya eğilimlidir. Ayrıca diş sayısı ve yapılarının yetersiz olması besinleri çiğnemeden daha büyük lokmalar halinde yutmalarına yol açar. Ağızlarında bir şeyler olmasına rağmen konuşmaya, gülmeye, koşmaya ve oynamaya devam edebilirler.</p>
<p><strong>EN ÇOK KURUYEMİŞ VE OYUNCAK PARÇASI YUTULUYOR</strong><br />
Özellikle 1 ile 2 yaş arası çocuklarda yabancı cisim yutma ve buna bağlı solunum sorunları sıktır. Solunum yollarına kaçan yabancı cisimler arasında en sık saptananlar; çekirdek, fındık, fıstık gibi kuru yemişler, kuru üzüm, çiğnenmemiş besin artıkları ve oyuncak parçalarıdır. Bu tür besinler ve küçük parçalı oyuncaklar/cisimler 3 yaşın altındaki çocuklara verilmemelidir.</p>
<p>Unutmamak gerekir ki; 1 yaşın altında çocuklarda yabancı cisimler ölüm nedenleri arasında 5. sıradadır. Solunum sistemine kaçan yabancı cisimler ani solunum sıkıntısı, morarma, öksürme ile kendini gösterirler.</p>
<p>Bu durumda saniyeler içinde çocuk kaybedilebilir; acil servise ulaşıncaya kadar hızlı bir şekilde ağız içi parmakla kontrol edilip cisim çıkartılmaya çalışılmalı, çocuk ayaklarından baş aşağı tutulup sırtına elle vurularak cismin çıkartılmasına yardımcı olunmalı ve solunum durması söz konusuysa ağızdan ağza yapay solunuma başlanılmalıdır.</p>
<p><strong>PİL VE MIKNATIS BAĞIRSAK DELİNMESİNE NEDEN OLABİLİR</strong><br />
Sindirim sistemine kaçan yutulan cisimlerin çok büyük kısmı ise çocuğa zarar vermeden bağırsaklar yoluyla atılır. Özellikle zehirlenmeye ve bir yerde takılmaya neden olabilecek yabancı cisimler tanımlanmalı ve erken çıkartma işlemi yapılmalıdır. Çocuklar genellikle oyuncak parçaları, metal para, çivi, vida, pil gibi maddeler yutarlar.</p>
<p>Temizlikte kullanılan kireç çözücü, deterjan, yumuşatıcı gibi sıvı yabancı cisimler içerdikleri asidik ya da bazik madde oranına göre yemek borusu ve midede hasar yapabilir ya da zehirlenmelere yol açarlar. Yutulan katı yabancı cisimlerin çok büyük kısmı ise yemek borusunun başlangıç kısmına takılır. Yemek borusunu geçip mideye ulaşan cisimler genellikle sorunsuz olarak kendiliğinden çıkarlar. Nadiren uzun/geniş cisimler mide çıkışında ya da ince bağırsak kalın bağırsak birleşim yerinde takılabilirler.</p>
<p>Sindirim sisteminde takılan cisimlerin ise kimyasal ya da mekanik yollarla sıkıntı yaratma riskleri vardır. Özellikle piller ve mıknatıs parçaları bağırsak delinmeleri gibi önemli sorunlar yaratabilirler, bu nedenle acilen çıkarılmalıdırlar. Yabancı cisim yutma sıklığı %4’lere kadar varan yükseklikte saptanırken, en sık metal para yutma olayıyla karşılaşılır. Bu durum 6 ay ile 4 yaş arası çocuklarda sık olarak görülmektedir.</p>
<p><strong>ANİ MORARMA, ÖKSÜRME VE SOLUNUM SIKINTISI</strong><br />
Yemek borusunda takılan yabancı cisimlerde; yutma güçlüğü, yemeği reddetme, aşırı salya oluşması, kilo kaybı, kusma, göğüs ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, açıklanamayan ateş ve bilinç değişikliklerine kadar varan bulgular saptanır. Çocuğun muayenesinde bir şey saptanamayabilir, en önemli tanı aracı şüphelenmektir, özellikle oynarken ani morarma, öksürme, solunum sıkıntısı gibi öyküler önemlidir.</p>
<p>Yabancı cisim yutma öyküsü ile başvuran hastaya hastane koşullarında anestezi altında girişim yapılır. Işıklı bir kamera sitemiyle çocuğun solunum yolları veya yemek borusu incelenip özel cihazlarla yabancı cisim çıkarılır. Erken tanı almış ve yabancı cismi çıkarılmış çocuklar hemen taburcu olabilirken, geç başvuran hastalarda ya da sisteme hasar veren yabancı cisim olgularında uzun süreli hastane yatışı ve tedaviler gerekebilir.</p>
<p>Çocukları yabancı cisimlere bağlı sorunlardan korumanın yolu çocukların hareketlerini kısıtlamak değil, yabancı tehlikeli cisimleri çocuklardan uzaklaştırmaktır.<br />
Kaynak : www.ntvmsnbc.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/14/kuruyemis-cocuklar-icin-buyuk-risk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahvaltıyı atlayan çocuk dikkatsiz oluyor</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/kahvaltiyi-atlayan-cocuk-dikkatsiz-oluyor/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/kahvaltiyi-atlayan-cocuk-dikkatsiz-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 09:50:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[atlayan]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatsiz oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[kahvaltısını]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2589</guid>
		<description><![CDATA[Öğrenme ve algılama faaliyetlerinde çok etkili olduğu için çocuğa kazandırılması gereken en önemli beslenme alışkanlığı kahvaltı. 

Beslenme alışkanlıkları hayatın her döneminde farklı etkileri ile yaşam kalitesini şekillendirir. Fakat en önemlisi bu alışkanlıkların temelinin atıldığı çocukluk dönemidir.
International Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin, kahvaltı yapmadan okula giden bir çocuğun gün içindeki dikkat ve algılama faaliyetinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öğrenme ve algılama faaliyetlerinde çok etkili olduğu için çocuğa kazandırılması gereken en önemli beslenme alışkanlığı kahvaltı. </strong></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2590" title="kahvalti" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/01/kahvalti1.jpg" alt="" width="298" height="236" /></p>
<p>Beslenme alışkanlıkları hayatın her döneminde farklı etkileri ile yaşam kalitesini şekillendirir. Fakat en önemlisi bu alışkanlıkların temelinin atıldığı çocukluk dönemidir.</p>
<p>International Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin, kahvaltı yapmadan okula giden bir çocuğun gün içindeki dikkat ve algılama faaliyetinin çok düşük olduğunu söyledi, kahvaltının önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Kahvaltı alışkanlığı olmayan çocuklarda en sık görülen sorunlar dikkat azlığı, öğrenmede zorlanma, problem çözmede güçlük fiziksel güç azlığına bağlı kas koordinasyonunda azalmadır. Tüm aile bireylerinin bulunacağı bir kahvaltı sofrası hazırlamak, kahvaltı alışkanlığı kazandırmak için ilk adım olmalıdır.</p>
<p><strong>YEMİYOR DİYE ÜZÜLMEYİN</strong><br />
Ailelerin sıklıkla en büyük şikayetleri çocuklarının bir şey yemediği şeklindedir. Her çocuğun besin gereksinimi, çocuğun yaşına, ağırlığına, boyuna ve fiziksel aktivitesine bağlı olarak farlılık gösterir.</p>
<p>Bir çocuğun sağlıklı bir beslenme alışkanlığı olup olmadığını değerlendirmek için her besin grubundan ne kadar tükettiği ve bunların dağılımı göz önünde bulundurulmalıdır. İkinci planda ise bu besinleri hangi sıklıkla ve ne şekilde tükettiği önemlidir. Okul öncesi dönemde aileden etkilenen beslenme alışkanlıkları okul ile birlikte arkadaş, öğretmen gibi kişilerden de etkilenir. Aileden sonra okulda da beslenme eğitimi verilmesi çok önemlidir.</p>
<p><strong>DOĞRU YEME ALIŞKANLIĞINI KAZANDIRMAK İÇİN</strong><br />
Anne ve babalar çocuklarının yeme alışkanlıkları konusunda yanlış davranışlarda bulunabiliyor. Diyet uzmanı Dilem İrkin, bu konuda dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:</p>
<p>Çocuklarınız yemek yerken oturmaya teşvik edin. Ayakta dururken, yürürken veya yatakta uzanmış bir şekilde yemek yemesini engelleyin.<br />
Çocuğunuzu yemekle değil, sevgiyle ödüllendirin. Çocuğu yemekle ödüllendirmek veya cezalandırmak yemekle ilgili sağlıksız alışkanlıklar kazandırmaya neden olur.<br />
Onların besin seçme ve bazı besinleri reddetmelerine izin verin.<br />
Çocuklarınızı “hayır, teşekkür ederim” demeye teşvik edin. Besin seçimi yapabilmek çocuğun edinmesi gereken bir davranıştır. Eğer çocuğunuz bir besin grubundaki tüm besinleri 2 haftadan daha fazla süre ile reddediyorsa bir uzmandan yardım alınmalıdır.<br />
“Yasaklanmış” yemek kavramından kaçının.<br />
Bu davranış o yiyeceği daha çok istemesine neden olabilir.</p>
<p>Servis şekli değiştirilerek sağlıklı beslenme planının bir parçası olabilir.<br />
Çocuklarınızı kendi kendine servis yapmaya teşvik edin. Bu davranış şekli onların özgüven kazanmaları için de çok önemlidir.<br />
Eğer çocuğunuz öğle öğününü okulda tüketiyorsa, okulda çıkan yemeklerin çocuk beslenmesine için ne kadar uygun olduğu sorgulanmalıdır.<br />
Sunulan yemeklerin her besin grubundan besin içerip içermediğine bakılmalıdır.<br />
Okul menüsünde çocukların büyüme ve gelişiminde ilk sırada olan protein grubundan (et, süt, yoğurt, kuru baklagiller vs.) bir besin mutlaka olmalıdır.<br />
İkinci yemek seçimi ise temel enerji kaynağı olan karbonhidratlardan (makarna, pilav, börek vs.) sağlanmalıdır.<br />
Üçüncü besin, ise diğer iki besinin tamamlayıcısı olmalıdır. (Yoğurt, sütlü tatlı, salata, ayran gibi.)</p>
<p>Yine bu menüdeki yemeklerin çocukların çiğneme ve yutma faaliyetlerine uygun olup olmadığı önemlidir.<br />
Koku, görüntü, lezzet çok iyi sağlanmalı çocuğun besinden uzaklaşmasına neden olunmamalıdır.<br />
Yemekler çocukların sevdiği yiyeceklerden, uygun hijyen ve pişirme yöntemlerine göre hazırlanmalıdır.</p>
<p><strong>HANGİ BESİNDEN NE KADAR ÜKETMELİ?</strong><br />
Birçok farklı besin büyüme, enerji ve sağlık için gereken temel besin öğelerini sağlarlar. Bu besin öğelerini içeren besin grupları ise şunlardır:</p>
<p>Birinci grup: Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller bu grupta yer alır. Bu gruptaki besinler iyi kalite protein ve minerallerce zengindir. Özellikle büyüme ve gelişme, doku kazanımı için bu gruptaki besinler oldukça önemlidir. Bu gruptaki besinlerden günde 2-3 porsiyon tüketilmelidir.</p>
<p>İkinci grup: Süt, yoğurt, peynir, süt ürünleri bu gruptadır. Bu gruptaki besinler kemiklerin, dişlerin gelişimi için gerekli kalsiyum, A-B vitamini ve iyi kalite protein içermektedir. Günde 300 &#8211; 400ml.süt ya da yoğurt ve bir kibrit kutusu kadar peynir tüketilmelidir.</p>
<p>Üçüncü grup: Bu grupta temel enerji kaynağı besinler, tahıllar yer alır. Bitkisel protein ve B vitamini bulunur. Günde 2-3 porsiyon tüketilmelidir.</p>
<p>Dördüncü grup: Sebze ve meyve grubudur. C vitamininden zengindir. Bir günde 3-4 porsiyon tüketilmelidir.</p>
<p>Beşinci grup: Şeker ve yağlar bu gruptadır, enerji sağlarlar. Aşırı tüketimden kaçınılmalıdır.</p>
<p>Eğer çocuğunuz okulda, evden getirdiği besinlerle bir öğün tüketiyorsa, besin seçimi iyi yapılmalıdır. Besin seçilirken çocuğunuzun sevdiği besinlerden seçmeye, bir öğünde tüketebileceği miktarlarda, uygun saklama koşullarında hazırlamaya özen göstermelisiniz.</p>
<p><strong>BESLENME ÇANTASINA NELER KOYABİLİRSİNİZ?</strong><br />
1- Peynirli bir sandviç veya bir tost<br />
2- İçecek olarak meyve, süt ya da meyve suyu, ayran<br />
3- Ara öğün şeklinde bir öğün tüketilecekse evde yapılmış cevizli ya da meyveli bir kek ya da kurabiye<br />
4- Tahıl gevreği, süt<br />
5- Şarküteri ürünü içermeyen domates, biber, peynirli pizza ya da zeytinli, yumurtalı kanapeler<br />
Kaynak : www.ntvmsnbc.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/kahvaltiyi-atlayan-cocuk-dikkatsiz-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzun süre emzik kullanmak konuşmaya zarar</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/uzun-sure-emzik-kullanmak-konusmaya-zarar/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/uzun-sure-emzik-kullanmak-konusmaya-zarar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 06:52:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[emzik]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[kullanan]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2540</guid>
		<description><![CDATA[Amerikalı ve Şilili bilimcilerin araştırmasına göre uzun süre emzik kullanan çocuklar, diğerlerine nazaran daha fazla konuşma güçlüğü çekiyor.


WASHINGTON &#8211; Uzun süre emzik emen bebeklerin büyürken konuşma güçlüğü çekme riskinin üç kat daha fazla olduğu bildirildi. Annelerin &#8220;bebeklerinin seslerini keserek kafalarını dinlemek&#8221; için sık sık ağızlarına emzik vererek, aslında onların dillerinin gelişimini geciktirdikleri belirtildi.
Daily Mail&#8217;in haberine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Amerikalı ve Şilili bilimcilerin araştırmasına göre uzun süre emzik kullanan çocuklar, diğerlerine nazaran daha fazla konuşma güçlüğü çekiyor.</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-2541" title="bebek" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/01/bebek.jpg" alt="" width="272" height="204" /><br />
</strong></p>
<p>WASHINGTON &#8211; Uzun süre emzik emen bebeklerin büyürken konuşma güçlüğü çekme riskinin üç kat daha fazla olduğu bildirildi. Annelerin &#8220;bebeklerinin seslerini keserek kafalarını dinlemek&#8221; için sık sık ağızlarına emzik vererek, aslında onların dillerinin gelişimini geciktirdikleri belirtildi.</p>
<p>Daily Mail&#8217;in haberine göre, Amerikalı ve Şilili bilimcilerin araştırmasında, 3 ila 5 yaşındaki çocukların emzik, parmak ve meme emme alışkanlıklarına bakıldı. Çocuklara ayrıca, konuşmalarının yaşlarına göre normal olup olmadığını anlamak için dil testi uygulandı.</p>
<p>Washington Üniversitesi&#8217;nden Dr. Clarita Barbosa başkanlığındaki ekip, parmaklarını emen veya en az 3 yıl emzik kullanan çocukların konuşma gecikmesi ve problemiyle karşılaşma olasılığının üç kat fazla olduğunu saptadı.</p>
<p>En az 9 aylık olana kadar sadece anne sütü alan, biberon almayan, çocuklarda ise konuşma güçlüğü riskinin daha az olduğu belirlendi. Dr. Barbosa, &#8220;Bu sonuçlar, anne sütü almanın dışında uzun süre emmenin küçük çocuklarda konuşma gelişimi açısından zararlı etkisi olabileceğini gösteriyor&#8221; dedi.<br />
<strong><br />
EMZİK DİŞLERİ DEFORME EDİYOR</strong><br />
Ancak Barbosa, kesin sonuçlara varabilmek için daha büyük bir grupla kapsamlı bir araştırmanın gerekli olduğunu hatırlattı. Uyanık olunan saatlerde emzik emmenin, çocukları günlük sohbete katılmadan uzak tuttuğu belirtiliyor. Emziğin ayrıca dişleri deforme ettiğine de işaret ediliyor.</p>
<p>Rehabilitacion Club De Leones Cruz del Sur ile Washington Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, BMC Paediatrics dergisinde yayımlandı.</p>
<p>kaynak : www.ntvmsnbc.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/uzun-sure-emzik-kullanmak-konusmaya-zarar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastası çocuklara &#8216;Sihirli Sandık&#8217;</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/08/seker-hastasi-cocuklara-sihirli-sandik/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/08/seker-hastasi-cocuklara-sihirli-sandik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 06:25:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastası]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapmalıdır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2517</guid>
		<description><![CDATA[&#8221;14 Kasım Dünya Diyabet Günü&#8221; etkinlikleri kapsamında diyabet hastası çocuklar için &#8221;Sihirli Sandık&#8221; adlı müzikli çocuk oyunu ücretsiz olarak sahnelenecek.


İSTANBUL &#8211; Kadıköy Sanat Tiyatrosu tarafından özel olarak hazırlanan tek perdelik müzikli oyun, diyabet hastası çocukları, ailelerini ve sağlık uzmanlarını bir araya getirecek.
&#8221;Sihirli Sandık&#8221; adlı oyun, çocuk yaşlarından itibaren diyabet hastası olan bir sihirbazın yaşadığı sıkıntıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8221;14 Kasım Dünya Diyabet Günü&#8221; etkinlikleri kapsamında diyabet hastası çocuklar için &#8221;Sihirli Sandık&#8221; adlı müzikli çocuk oyunu ücretsiz olarak sahnelenecek.</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-2518" title="seker_hastasi" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/01/seker_hastasi.jpg" alt="" width="212" height="266" /><br />
</strong></p>
<p>İSTANBUL &#8211; Kadıköy Sanat Tiyatrosu tarafından özel olarak hazırlanan tek perdelik müzikli oyun, diyabet hastası çocukları, ailelerini ve sağlık uzmanlarını bir araya getirecek.</p>
<p>&#8221;Sihirli Sandık&#8221; adlı oyun, çocuk yaşlarından itibaren diyabet hastası olan bir sihirbazın yaşadığı sıkıntıları ve çözümlerini konu alıyor.</p>
<p>Oyun, 15 Kasım tarihinde İstanbul&#8217;un Anadolu yakasında Doğuş Kültür Merkezi ve Avrupa yakasında da Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu&#8217;nda sahnelenmesinin ardından turneye çıkacak.</p>
<p>Sağlık ürünleri alanında faaliyet gösteren Abbott firmasının katkılarıyla sahnelenen oyun, 5 Aralıkta Adana, 13 Aralıkta İzmir, 19 Aralıkta Ankara ve 20 Aralıkta da Antalya&#8217;da çocuk izleyicileriyle buluşacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/08/seker-hastasi-cocuklara-sihirli-sandik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şekersiz &#8216;şeker&#8217;, çocuklarda da görülüyor</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/07/sekersiz-seker-cocuklarda-da-goruluyor/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/07/sekersiz-seker-cocuklarda-da-goruluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 09:16:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şekersilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2508</guid>
		<description><![CDATA[İsim ve belirtilerdeki benzerliğine rağmen diyabetle karıştırılmaması gereken şekersiz şeker hastalığı yani Diabetes İnsipitustan çocuklar da muzdarip.


İSTANBUL &#8211; Kafa travması, beyin tümörleri, beyni etkileyen enfeksiyonlar, beynin gelişimsel bozuklukları, bazı böbrek hastalıkları, genetik yatkınlığın bu hastalığın en sık görülen nedenleri arasında.
Diabetes İnsipitus, çok su içme, çok idrara çıkma ile kendini gösteren, idrarı yoğunlaştıramama hastalığı. Amerikan Hastanesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsim ve belirtilerdeki benzerliğine rağmen diyabetle karıştırılmaması gereken şekersiz şeker hastalığı yani Diabetes İnsipitustan çocuklar da muzdarip.</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-2510" title="cocuk_anne" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/01/cocuk_anne.jpg" alt="" width="298" height="224" /><br />
</strong></p>
<p>İSTANBUL &#8211; Kafa travması, beyin tümörleri, beyni etkileyen enfeksiyonlar, beynin gelişimsel bozuklukları, bazı böbrek hastalıkları, genetik yatkınlığın bu hastalığın en sık görülen nedenleri arasında.</p>
<p>Diabetes İnsipitus, çok su içme, çok idrara çıkma ile kendini gösteren, idrarı yoğunlaştıramama hastalığı. Amerikan Hastanesi Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nihal Memioğlu, kan şekeri normal olduğu için sorunun şekersiz şeker hastalığı olarak da bilindiğini söyledi ve hastalıkla ilgili merak edilen noktalara açıklık getirdi.</p>
<p><strong>ŞEKERSİZ ŞEKERİN NEDENLERİ</strong><br />
Diabetes İnsipitus beyindeki hipofiz bezinden salgılanan, böbreklerden vücut suyunun tutulmasını sağlayan hormonun (antidiüretik hormon) eksikliği ya da etkisizliği nedeniyle doğuştan veya yaşamın ilerleyen dönemlerinde oluşabilir. Kafa travması, beyin tümörleri, beyni etkileyen enfeksiyonlar, beynin gelişimsel bozuklukları, bazı böbrek hastalıkları, genetik yatkınlık en sık görülen nedenlerdir. Bir grup hastada ise neden saptanamaz.</p>
<p><strong>ÇOK SUSAMA, ÇOK ACIKMA İLE KENDİNİ GÖSTERİR</strong><br />
Bu hastalıkta böbreğin vücut suyunu gereğinden fazla atması dolayısı ile bol idrar yapma, buna bağlı olarak da susama ve çok su içme söz konusudur. Yeni doğan bebekte sık bez ıslatma, sık emme isteği, ateş, cilt kuruluğu, kilo alamama ve huzursuzluğa neden olur.</p>
<p>Süt çocuğukluğu döneminde büyüme geriliği, nedensiz ateş, kabızlık, bol idrar ve çok su içme isteği vardır. Daha büyük çocukta çok su içme, çok idrara çıkma, gece su içmek için uyanma söz konusudur. Eğer hastalık önceden başladı ise kısa, zayıf, kuru ciltli çocuklar olarak karşımıza çıkarlar. Hasta çocuk soğuk suyu, tuz ve proteinden fakir yemekleri tercih eder. Eğer hipofizdeki diğer hormonların da eksiklikleri söz konusu ise, çok idrar yapma ve su içme belirgin olmayabilir, gözden kaçabilir.</p>
<p><strong>TANIDA İDRAR MİKTARI ÖNEMLİ BELİRLEYİCİ</strong><br />
Öncelikle çocuğun gerçekten çok su içip, idrara çıkıp çıkmadığı belirlenmelidir. Normal idrar miktarı çocuğun yaşına ve kilosuna göre değişir. Bunun için 24 saat boyunca yaptığı idrar miktarı ve tükettiği sıvı kayıt edilmelidir. İdrar miktarının fazlalığı kesinleşir ve idrar yoğunluğu değişik zamanlarda düşük olarak saptanırsa Diabetes İnsipitus düşünülmelidir.</p>
<p>Kan şekerinin normal olması ve idrarda şeker olmaması ile şeker hastalığından ayrılır. Kanda hormonun düzeyi, elektrolitler ve böbreklerin çalışma kapasiteleri değerlendirilerek tanı konulabilir. Antidiüretik hormonun eksik ya da etkisiz olduğunu belirlemek amacı ile bazı durumlarda ilaçlı test yapılması da gerekli olabilir.</p>
<p><strong>EKSİK HORMON YERİNE KONUYOR</strong><br />
Tedavisi, eksik olan hormonun verilmesi ile yapılır. Antidiüretik hormonu içeren burun içine uygulanmak üzere hazırlanmış solüsyon, spreyleri ve hapları vardır. Eksiklik derecesine göre günde bir veya iki kez kullanılırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/07/sekersiz-seker-cocuklarda-da-goruluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar giderek şişmanlıyor</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/07/cocuklar-giderek-sismanliyor/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/07/cocuklar-giderek-sismanliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 08:49:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[karşısında ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2504</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, TV, bilgisayar bağımlılığı ve hareket azlığı nedeniyle çocuklarda çığ gibi büyüyen &#8221;kilo&#8221; problemine karşı uyarıda bulunuyor.


ANKARA &#8211; Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü&#8217;nde Prof. Dr. Gül Baltacı, &#8221;Çocukların daha iyi büyüme ve gelişmeleri için küçük yaşlardan itibaren düzenli olarak spor yapmaları oldukça faydalı&#8221; dedi.
Spor aktivitelerinin, eğlenceli ve sosyal bir ortam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzmanlar, TV, bilgisayar bağımlılığı ve hareket azlığı nedeniyle çocuklarda çığ gibi büyüyen &#8221;kilo&#8221; problemine karşı uyarıda bulunuyor.</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-2505" title="sisman_cocuk" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/01/sisman_cocuk.jpg" alt="" width="298" height="224" /><br />
</strong></p>
<p>ANKARA &#8211; Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü&#8217;nde Prof. Dr. Gül Baltacı, &#8221;Çocukların daha iyi büyüme ve gelişmeleri için küçük yaşlardan itibaren düzenli olarak spor yapmaları oldukça faydalı&#8221; dedi.</p>
<p>Spor aktivitelerinin, eğlenceli ve sosyal bir ortam yarattığı için çocuklarda sosyal kişilik ve özgüveni erken oluşturduğuna dikkati çeken Baltacı, &#8221;Bundan dolayı özellikle gelişmiş ülkelerde her türlü alt yapı oluşturulup, çocukların organize bir spora katılımları her yıl artmaktadır. Bizimse yapacak çok şeyimiz var&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>YOLUN BAŞINDAYIZ</strong><br />
Türkiye&#8217;nin, gerek erken yaş grubuna yönelik ilgili yasal düzenleme, gerekse toplumun bilinç düzeyi ve alt yapı eksiklikleri konusunda yolun henüz başında bulunduğunu ifade eden Baltacı, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Çok geç kalmadan harekete geçilmeli, yoksa TV, bilgisayar bağımlılığı ve hareket azlığı nedeniyle çocuklardaki fazla kilo probleminin önüne geçilemeyecek. Düzenli spor yapan çocukların, TV ve bilgisayar karşısında geçirdikleri vakit azaldığı için obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların oluşum riski azalır. Ayrıca kemik ve kas yapısındaki güçlenmeye bağlı olarak aynı yaş grubunda herhangi bir egzersizle uğraşmayan yaşıtlarına göre daha sağlıklı ve dayanıklı olurlar.&#8221;</p>
<p><strong>MESAJI ANLADIĞI AN BAŞLAYIN</strong><br />
Egzersiz eğitimine, çocuğun ailesi ve öğretmeninin mesajlarını anlayacak kadar büyüdüğünde hemen başlanması gerektiğini vurgulayan Baltacı, çocuk ve gençleri birçok farklı spor dalı için uyarmak gerektiğini söyledi. Büyümenin en hızlı dönemde yani kız çocuklarda 9.5-15 yaş, erkek çocuklarda ise 11-17 yaş sonuna kadar çocukların korkmadan zevk alarak spor yapacaklarını ifade eden Baltacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>&#8221;Ayrıca 2-5 yaş arası için en uygun egzersizler fırlatma, yakalama, koşma, sıçrama iken 6-9 yaş arası için belli mesafeye fırlatma, bir topa vurma ve sporun temel hareketlerine geçişleri öneriyoruz. 10-12 yaş arasında ise basketbol, futbol gibi sporları içeren kompleks motor becerilerine yönelinebilir.&#8221;</p>
<p>Kaynak : www.ntvmsnbc.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/07/cocuklar-giderek-sismanliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çocuklar kurban kesimini görmesin&#8221;</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/06/cocuklar-kurban-kesimini-gormesin/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/06/cocuklar-kurban-kesimini-gormesin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 15:30:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[görmesinler]]></category>
		<category><![CDATA[kesimi]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2489</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Soyut düşünme kavramları gelişmediği için çocuklar, gözlerinin önünde yapılan hayvan kesimini cinayet ve katliam gibi algılar&#8221; diyen uzmanlar uyarıyor. 

BURSA &#8211; Türkiye Psikiyatri Derneği Bursa Şubesi Başkanı İbrahim Afif Karakılıç, Kurban Bayramı&#8217;nda anne ve babaları, çocuklarının gözleri önünde kurban kesmemeleri için uyardı.
Karakılıç, Kurban Bayramı&#8217;nda hayvanların çocukların göremeyeceği yerlerde kesilmesi gerektiğini vurguladı. Çocukların bunu bir dini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Soyut düşünme kavramları gelişmediği için çocuklar, gözlerinin önünde yapılan hayvan kesimini cinayet ve katliam gibi algılar&#8221; diyen uzmanlar uyarıyor. </strong></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2490" title="cocuk_ve_koyun" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/01/cocuk_ve_koyun.jpg" alt="" width="298" height="204" /></p>
<p>BURSA &#8211; Türkiye Psikiyatri Derneği Bursa Şubesi Başkanı İbrahim Afif Karakılıç, Kurban Bayramı&#8217;nda anne ve babaları, çocuklarının gözleri önünde kurban kesmemeleri için uyardı.</p>
<p>Karakılıç, Kurban Bayramı&#8217;nda hayvanların çocukların göremeyeceği yerlerde kesilmesi gerektiğini vurguladı. Çocukların bunu bir dini vecibe olarak algılayamadıklarını, &#8221;Can alma&#8221; gibi düşündüklerini dile getiren Karakılıç, &#8221;Soyut düşünme kavramları gelişmediği için çocuklar, gözlerinin önünde yapılan hayvan kesimini bir cinayet, bir katliam gibi algılar&#8221; dedi.</p>
<p><strong>SEVDİKLERİNİ KAYBETME KORKUSU GELİŞİR</strong><br />
Hayvan kesimini gören çocuğun sonraki yaşamında ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabileceğini de ifade eden Karakılıç, şunları söyledi:</p>
<p>&#8221;Çocuk bu yaşadığı travma sonucunda ileride anne ve babasını da kaybetme korkusuyla yaşar. Sevdiklerini kaybedecekmiş gibi olur. Ayrıca anne ve baba, büyüme döneminde çocuklarına hayvan sevgisini aşıladığı için bu kez kurban bayramında kesilen bir hayvan çocuğun kafasında bir ikilem oluşturur. Bu çocukta sıkıntı ve depresyona neden olur. Çocukların gözleri önünde kurban kesiminin sakıncalı olduğu gibi, medyanın da bu görüntüleri yayınlaması yine çocuklar açısından oldukça tehlikeli. Çocuklar televizyonda izledikleri bu görüntülerden de fazlasıyla etkilenebiliyor. Anne ve babalar bunlara dikkat etmeli.&#8221;</p>
<p>Kaynak : www.ntvmsnbc.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/06/cocuklar-kurban-kesimini-gormesin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk çocuklar daha başarılı</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/06/ilk-cocuklar-daha-basarili/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/06/ilk-cocuklar-daha-basarili/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 11:51:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[başalı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[olmsanın]]></category>
		<category><![CDATA[sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2466</guid>
		<description><![CDATA[İlk çocukların daha başarılı, ancak küçük kardeşlerine göre işbirliğine daha az yatkın ve karşısındakilere daha güvensiz olduğu ortaya çıktı.


ANKARA &#8211; İngiliz Daily Telegraph gazetesinin yayımladığı araştırma haberi, ilk çocukların genellikle daha zeki, küçük erkek ve kız kardeşleriyle karşılaştırıldığında liderlik olasılıklarının daha yüksek olduğunu gösterdi.
Montpelier&#8217;deki Evrimsel Bilimler Enstitüsünde görevli bilim adamlarının yaptığı araştırmada, ilk çocukların bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İlk çocukların daha başarılı, ancak küçük kardeşlerine göre işbirliğine daha az yatkın ve karşısındakilere daha güvensiz olduğu ortaya çıktı.</strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-2467" title="kiz_cocuk" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2010/01/kiz_cocuk.jpg" alt="" width="364" height="273" /><br />
</strong></p>
<p>ANKARA &#8211; İngiliz Daily Telegraph gazetesinin yayımladığı araştırma haberi, ilk çocukların genellikle daha zeki, küçük erkek ve kız kardeşleriyle karşılaştırıldığında liderlik olasılıklarının daha yüksek olduğunu gösterdi.</p>
<p>Montpelier&#8217;deki Evrimsel Bilimler Enstitüsünde görevli bilim adamlarının yaptığı araştırmada, ilk çocukların bu özelliklerinin onları, daha alaycı, diğerlerine daha az güvenen ve işbirliği yapan kişiler haline getirdiği de gözlendi.</p>
<p>Sonuçları New Scientist dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, güven ve işbirliği kurmaya yönelik bir oyun oynayan 510 öğrencinin tepkilerinin izlendiği, oyunda katılımcılara, bir kısmını veya hepsini, miktarın üç misline çıkacağı bilgisiyle bir diğerine verebileceği 30 maddi birim verildiği belirtildi.</p>
<p>Araştırmada, ortalama olarak ilk çocukların, kardeşlerinin önerdiğinden yüzde 25 oranında daha az para verme önerisinde bulundukları gözlendi.</p>
<p>Kaynak : www.ntvmsnbc.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/06/ilk-cocuklar-daha-basarili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Gaz Şikayetleri</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/25/cocuklarda-gaz-sikayetleri/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/25/cocuklarda-gaz-sikayetleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 07:47:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk şiir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tv]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ve]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk video]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yaş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[gaz]]></category>
		<category><![CDATA[giderilir]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[ocuk sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uvası]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2406</guid>
		<description><![CDATA[
Alman kanunlarına göre düzenlenen modern bitkisel ilaçlar çocuklarda farklı uygulanır. Çocuklar yetişkinlerin küçük hali değildir, gelişme halinde olan bir varlıktır. Bu nedenle çocuklarda kullanılacak bitkiler, gelişimi engellemeyecek ve zararlı olmayacak şekilde özenle seçilmiştir, bu arada tadı ve kokusu da dikkate alınmıştır.
Çocukların gaz şikayetlerinde kullanılan çok sayıda modern bitkisel ilaç ( Floradix, Gastrysat, Lomatol, Carminativum-Hetterich, Carvomin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2409" title="cocularda_gaz" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/12/cocularda_gaz.png" alt="cocularda_gaz" width="200" height="178" /></p>
<p>Alman kanunlarına göre düzenlenen modern bitkisel ilaçlar çocuklarda farklı uygulanır. Çocuklar yetişkinlerin küçük hali değildir, gelişme halinde olan bir varlıktır. Bu nedenle çocuklarda kullanılacak bitkiler, gelişimi engellemeyecek ve zararlı olmayacak şekilde özenle seçilmiştir, bu arada tadı ve kokusu da dikkate alınmıştır.</p>
<p>Çocukların gaz şikayetlerinde kullanılan çok sayıda modern bitkisel ilaç ( Floradix, Gastrysat, Lomatol, Carminativum-Hetterich, Carvomin, Lomatol vb.) Almanya’da üretilmektedir. Ülkemizde bu sektör henüz kurulmadığı için bu ilaçlar üretilmemektedir.Modern bitkisel ilaç kanunu ile belirlenmiş olan bir karışım burada verilmektedir.</p>
<p>Çay karışımı ( Fixe kombination)<br />
Centiyane kökü ( kıyılmış) 40 gr<br />
Melekotu kökü (kıyılmış)   20 gr<br />
Frenk kimyonu(dövülmüş)    40 gr<br />
( Karışım hazırlanıp cam kavanozda saklanabilir)</p>
<p>1-4 yaş arası yarım çay kaşığı, 4 yaşından büyüklerde 1 çay kaşığı karışım fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülür. Bu çay yemeklerden önce yudumlanır. Tadı acıdır, yakıcı değildir.</p>
<p>Çay karışımı (AFK-Tee)</p>
<p>Anason (dövülmüş) 25 gr<br />
Rezene (dövülmüş) 25 gr<br />
Frenk kimyonu (dövülmüş) 25 gr<br />
(Karışım hazırlanıp cam kavanozda saklanabilir.)</p>
<p>1 çay kaşığı karışım fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülür. Bu çay yemeklerden sonra sıcak olarak yudumlanır. 2 haftadan uzun süre kullanılmamalıdır.</p>
<p>Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/25/cocuklarda-gaz-sikayetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anaokulu</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/10/anaokulu/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/10/anaokulu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2009 08:42:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukevi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2314</guid>
		<description><![CDATA[
Alm. Kindergarten (m), Fr. Ecole Maternelle, İng. Kindergarten. İlk öğretim çağına gelmemiş 0-6 yaş grubundaki çocukların bir arada olabildikleri bakım, oyun ve eğitim yeri. Anaokulları, çocukları okul düzenine hazırlayan, okul öncesi bilgi ve görgülerin öğretildiği yerdir.1915 yılına gelinceye kadar&#8230;1915 yılına gelinceye kadar Osmanlılarda da buna benzer bir eğitim, mahalle mektepleri, sıbyan mektepleri gibi isimler altında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2315" title="sevimli_cocuk" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/12/sevimli_cocuk.jpg" alt="sevimli_cocuk" width="200" height="209" /></p>
<p>Alm. Kindergarten (m), Fr. Ecole Maternelle, İng. Kindergarten. İlk öğretim çağına gelmemiş 0-6 yaş grubundaki çocukların bir arada olabildikleri bakım, oyun ve eğitim yeri. Anaokulları, çocukları okul düzenine hazırlayan, okul öncesi bilgi ve görgülerin öğretildiği yerdir.1915 yılına gelinceye kadar&#8230;1915 yılına gelinceye kadar Osmanlılarda da buna benzer bir eğitim, mahalle mektepleri, sıbyan mektepleri gibi isimler altında verilirdi. İstanbulda nisbeten ana okullarına benzeyen mahalle mektebi, fethi müteakib, Fatih Camii yanında kuruldu. Beş ve altı yaşlarındaki kız ve erkek çocukları buralara devam ederek okuma-yazma öğrenirlerdi (Bkz. Mahalle Mektebi).1915 yılından sonra yürürlüğe giren Tedrisat-ı İbtidaiyye Kanun-ı Muvakkatı ile ilk mektepler bünyesinde ana okulları açıldı. Daha sonra, Cumhuriyet döneminde çıkarılan Ana Okulları ve Ana Sınıfları Yönetmeliği ile ilkokullar bünyesinde açılan ana okullarının, Kız Meslek Liselerinde de döner sermayeli ana okulların açılmasına imkan verildi. Ayrıca özel sektöre de ana okulu açma izni verildi.1980den sonra Türkiye genelinde ana okulları, kreş, çocuk yuvası, çocukevi gibi yerler özel ve kamu kuruluşları tarafından işletilmektedir. Bunlardan 0-3 yaş grubundaki çocuklar için, açılmış olanlara kreş; 3-6 yaş grupları çocukları için açılanlara Yuva ve çocuk evi ismi verildi.Bu okulların denetimleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Sağlık ve Sosyal Hizmetler Müdürlükleri tarafından yapılmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı olanlara ana okulu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Müdürlüklerine bağlı olanlara ise çocuk evi ismi verilmektedir. Bu okulların her ikisi ilkokul öncesi eğitim vermektedir.Kanunlara göre, ana okullarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin yüksek öğrenim görme şartı vardır. Kurucular için ise, böyle bir şart yoktur.Yapılan son 1989-90 istatistiklerine göre, ana okullarından 0-6 yaş grubundaki çocuklardan yüzde 1i, 3-6 yaş grubundaki çocukların ise yüzde 2si faydalanabilmektedir.</p>
<p>Anaokulu</p>
<p>Anaokulu, okulöncesi yaştaki çocuklara oyun ve eğitimin iç içe verildiği kuruluştur. Yaygın olarak bu okullara 3-6 yaş arasındaki çocuklar alınır. Anaokulları çocukların bedensel, duygusal ve toplumsal gelişimlerinde, bilgi ve becerilerini geliştirmede önemli rol oynar. Çocuğun güven duygusunu pekiştirerek, kişiliğinin oluşumuna katkıda bulunur.Anaokulu programı Anaokullarında günde en az 2,5 saatlik bir program uygulanır. Okulların çoğunun programında, öğle yemeği ve öğle uykusu da yer alır. Eğitim programları çocukların gelişme düzeyine uygun bir biçimde belirlenir. Bir öğretmen en çok 25 çocuktan oluşan bir grupla ilgilenir. Anaokulunda belirli bir program çerçevesinde müzik dinlemek, şarkı ya da oyun öğrenmek, açık hava gezintileri yapmak gibi etkinlikler yürütülür. Kum havuzu oyunları, kaydırak, tırmanma, bilmece oyunları ve resimli kitaplara bakma türünden etkinliklerde ise daha esnek bir yol izlenir. Anaokullarında çocukların zekâ ve yaratıcılığını geliştiren çeşitli oyun gereçleri kullanılır. Bu gereçlerin belli başlıları değişik biçimli tahta parçaları, çeşitli boyalar, kâğıt, kil, renkli macun, kum, su, bebek evi, yapboz kutuları, sayıları öğrenmek için boncuklar, çubuklar ve değişik kılıklara bürünmek için giysilerdir.</p>
<p>Okul Öncesi Eğitimin Tarihi</p>
<p>Küçük çocuklar için okullar ilk kez 18. yüzyılda Fransa’da, 19. yüzyılın başlarında da İngiltere ve İtalya&#8217;da açıldı. Ancak bu okullar, okul çağındaki çocukların eğitildiği öbür okullardan pek farklı değildi. Bu okullarda dinsel eğitime, alfabenin ve gündelik ev işlerinin öğretilmesine ağırlık veriliyor, oyuna çok az zaman ayrılıyordu. İngiltere&#8217;de küçük çocuklar için okullar açma düşüncesini ilk kez, bir sosyal reformcu olan Robert Owen hayata geçirdi. 1816&#8242;da İskoçya&#8217;nın New Lanark kentinde açtığı okulda, çocuklara ilginç etkinliklerde bulunabilecekleri, sağlıklı bir ortam sağlamayı amaçlamıştı. İsviçreli eğitimci Friedrich Froebel 1841&#8242;de, “çocuk bahçesi” anlamına gelen ilk kindergarten&#8217;i kurdu. Froebel, bu okulun çocukların oyun aracılığıyla kendilerini geliştirebilecekleri ve dış dünyayı öğrenebilecekleri bir yer olacağını düşünmüştü. Okulöncesi eğitimin önemi üzerinde duran ünlü adlardan biri de, 1907&#8242;de İtalya&#8217;da ilk çocuk evini açan doktor Maria Montessori&#8217;dir. Montessori, çocukları öğretim adına sıkı disiplin kuralları içine hapsetmek yerine, neyi ne zaman öğreneceklerini çocukların kendi kararına bırakmanın daha doğru olduğunu savundu. ABD&#8217;de anaokulları ilk kez yükseköğretim kurumları ve araştırma merkezleri tarafından çocuk gelişimi konusunda araştırmalar yapmak amacıyla kuruldu. 1930&#8242;daki ekonomik bunalım sırasında ise federal hükümetler işsiz öğretmenlere iş olanağı yaratmak üzere yeni anaokulları açtılar.</p>
<p>Günümüzde Anaokulları</p>
<p>Günümüzde pek çok ülkede yoksul ailelerin çocukları ya da zihinsel ve bedensel özürlü çocuklar için devlet desteğiyle açılmış anaokulları vardır. Normal okulöncesi eğitim için kurulmuş anaokulları da pek çok ülkede yaygındır. Ama okulöncesi eğitim değişik ülkelerde farklı biçimlerde uygulanır. İsveç’te 3 ay – 5 yaş arası çocuklar kreşe alınır. Türkiye’de 0-3 yaş arası çocuklar kreşlere, 3-6 yaş arasındaki çocuklar anaokuluna kabul edilir. ABD’de çocuk yuvalarına 2-5 yaş arası çocuklar gider. ABD&#8217;de beş yaşındaki çocukların yüzde 60&#8242;ı, dört yaşındakilerin ise yüzde 40&#8242;ı anaokuluna gitmektedir.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Anaokulları</p>
<p>Türkiye&#8217;de ilk anaokulu 1915&#8242;te açıldı. Cumhuriyet döneminde kız meslek liselerine bağlı olarak açılan yeni anaokullarının, aynı zamanda öğretmen adaylarının eğitimine yönelik bir işlevi vardı. Aynı dönemde özel sektöre de anaokulu açma izni verildi. Daha sonra en az 100 kadın işçi çalıştıran fabrikalara, kreş ve anaokulu açma zorunluluğu getirildi. Ne var ki işyerlerinde az sayıda kadın işçi çalıştırılması yüzünden bunun uygulamada etkili bir sonucu olmadı. Bugün ilaç, tütün ve dokuma fabrikaları gibi kadın işçilerin yoğun olduğu işletmelerde, devlet ve özel sektörce işletilen anaokulları vardır. İlköğretim okullarında, bazı kamu kuruluşlarında ve özel işyerlerinde de anaokulları bulunmaktadır. Bu okulların 0-3 yaş grubundaki çocuklar için açılmış olanları “kreş”, 3-6 yaşlar arasındaki çocuklar için olanları da “yuva” olarak adlandırılır. Bütün bu gelişmelere karşın, günümüzde Türkiye’de anaokulu çağındaki çocukların çok azı okulöncesi eğitimden yararlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/12/10/anaokulu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknolojiyle Barışık Olmak</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/25/teknolojiyle-barisik-olmak/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/25/teknolojiyle-barisik-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 09:45:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[barışık]]></category>
		<category><![CDATA[çocukevi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojiyle]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2247</guid>
		<description><![CDATA[
Televizyon ve bilgisayar günlük yaşamımızda önemli bir yer tutuyor. Çocuklarımızın televizyon ve bilgisayarın karşısında uzun saatler geçirmelerinin ne kadar zararlı olduğunu bilmeyen yok artık. Çocuklarda sosyal beceriler edinmeyi engelliyor, saldırganlık, iletişim sorunları ve hatta uzun zaman hareketsizlikten kaynaklı fiziksel sorunlar baş gösterebiliyor.
Zararlı olduğu bilgisi bazen anne ve babaları aşırı önlemler almaya itebiliyor. Günümüzde bir çocuğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img class="alignnone size-full wp-image-2248" title="teknolojik" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/11/teknolojik.jpg" alt="teknolojik" width="287" height="238" /><br />
Televizyon ve bilgisayar günlük yaşamımızda önemli bir yer tutuyor. Çocuklarımızın televizyon ve bilgisayarın karşısında uzun saatler geçirmelerinin ne kadar zararlı olduğunu bilmeyen yok artık. Çocuklarda sosyal beceriler edinmeyi engelliyor, saldırganlık, iletişim sorunları ve hatta uzun zaman hareketsizlikten kaynaklı fiziksel sorunlar baş gösterebiliyor.</p>
<p>Zararlı olduğu bilgisi bazen anne ve babaları aşırı önlemler almaya itebiliyor. Günümüzde bir çocuğu ve ergeni televizyon ya da bilgisayardan tamamen izole ettiğimizi düşünmek zor. Çözüm de bu değil üstelik. Haydi şunu kabul edelim artık: Elektronik eşyalar çağında yaşıyoruz.</p>
<p>Televizyon ve bilgisayar hayatımızın bir parçası. Çocuklarımızı tamamen bundan uzak tutamayız. Üstelik çağın gerekliliği bu cihazlar. O nedenle mahrum bırakmak yerine, gitgide artan kanallardaki programları izleme ve bilgisayar oyunları oynama çılgınlığını makul seviyelere indirecek tedbirler alabiliriz.</p>
<p>Televizyon/bilgisayar başında çocuklarımızın geçirdikleri süreyi kontrol edebilir, bu sürenin çocuğumuzun günlük programında hangi zaman dilimine yerleştirileceğini onun da fikrini alarak belirleyebiliriz.</p>
<p>Psikolog Başak Ünver<br />
<a href="http://www.cocukpsikologum.com">http://www.cocukpsikologum.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/25/teknolojiyle-barisik-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akran Çocuklar Arasındaki Şiddet</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/25/akran-cocuklar-arasindaki-siddet/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/25/akran-cocuklar-arasindaki-siddet/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 08:14:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[çocukevi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okulda şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2211</guid>
		<description><![CDATA[
Okulda şiddet davranışları gösteren çocukların bu davranışları, diğer arkadaşları ve öğretmenler için sıkıntı kaynağı olabiliyor. Çocuğun bu davranışları sonucunda yetişkinlerle iletişimi iyice kötüye giderken, lideri olduğu bir hayran kitlesi de edinebiliyor akranları arasında. Kendi sosyal çevresinde elde ettiği bu saygınlık, çocuk için değerli oluyor.
Şiddet davranışının ortaya çıkmasında aile ortamının etkisi büyük oluyor. Evde şiddet türlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img class="alignnone size-full wp-image-2212" title="akranlar" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/11/akranlar.jpg" alt="akranlar" width="350" height="261" /><br />
Okulda şiddet davranışları gösteren çocukların bu davranışları, diğer arkadaşları ve öğretmenler için sıkıntı kaynağı olabiliyor. Çocuğun bu davranışları sonucunda yetişkinlerle iletişimi iyice kötüye giderken, lideri olduğu bir hayran kitlesi de edinebiliyor akranları arasında. Kendi sosyal çevresinde elde ettiği bu saygınlık, çocuk için değerli oluyor.</p>
<p>Şiddet davranışının ortaya çıkmasında aile ortamının etkisi büyük oluyor. Evde şiddet türlerine maruz kalan çocuklar, kendilerine uygulananları, okul ortamında diğerlerine uyguluyor. Böylelikle evde hissedemediği �güçlü olma� ve �saygı görme� algısını, bu şekilde yaşamaya çalışıyor. Benzer biçimde, anne ve babayla kaliteli zaman geçiremeyen çocuklar şiddet yoluyla sıkıntılarını dışa vururlar. Bilgisayarda şiddet oyunlarına uzun zaman ayıran, şiddet içerikli programları izleyen çocuklar, bunları gerçek hayatlarına yansıtırlar.</p>
<p>Şiddet uygulayan çocuklar genellikle sıkıntılarını başka türlü nasıl gidereceklerini bilmeyen çocuklardır. Evde de benzer davranışlara maruz kaldıkları yada şahit olduklarından, öfkelenen kişinin kendinden daha zayıf olana vurabileceği, küfredebileceği gibi bir bilgiyi öğrenirler. Dolayısıyla onlara göre dayak, �hak edilebilir� bir şeydir. �Dayağın meşru bir nedeni vardır� algısına sahiptirler.</p>
<p>Tüm bu bilgilerden yola çıkarak şiddet davranışının doğuştan değil; sonradan öğrenilen bir olgu olduğunu net bir biçimde söyleyebiliriz.</p>
<p>Okul içerisinde arkadaşlarına vuran, inciten çocukların az da olsa yaptığı olumlu davranışlar okuldaki eğitimcilerin gözünden kaçabiliyor. Çocukları yaptıkları zararlı davranışların sonuçlarıyla yüzleştirmenin yanı sıra olumlu davranışlarına da vurgu yaparak ödüllendirmek � ki övmek de bir ödüllendirme biçimdir- çocuğun değerli olduğunu hissetmesini sağlayacaktır. Çocuk, yetişkinlerden aldığı pozitif geri bildirimleri kaybetmemek için çabalamaya başlayacaktır.</p>
<p>Çocuğu cezalandırırken �yaptığı davranış�ın doğru olmadığını söylemek daha sağlıklıdır. Çocuğu, bir kişilik özelliğiymiş gibi yaptığı davranıştan dolayı etiketlemek ise davranışının iyileşmesini sağlamaz. Davranışın kötüye gitmesine neden olur. Çünkü çocuk eğer �yaramaz� yada �beceriksiz� etiketlerini yetişkinlerden duyarsa, öyle olduğuna inanır. Bu etiketlendirmeler çocukta değişemeyeceği algısı oluşturur. Bu durumda, istenmeyen davranışları sürecektir. Şiddet gösteren çocukların aileleriyle de görüşerek ev içindeki ilişkiler hakkında bilgi edinmek ve ailelere tavsiyelerde bulunmak gerekebilir.</p>
<p>Psikolog Başak Ünver<br />
<a href="http://www.cocukpsikologum.com" target="_blank">http://www.cocukpsikologum.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/25/akran-cocuklar-arasindaki-siddet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atlantis Eğlenci Merkezi</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/06/atlantis-eglenci-merkezi/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/06/atlantis-eglenci-merkezi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 07:49:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezelim Görelim]]></category>
		<category><![CDATA[ana okulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokullari]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[atalntis]]></category>
		<category><![CDATA[cevahir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk evi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukevi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[eğelence]]></category>
		<category><![CDATA[gezelim]]></category>
		<category><![CDATA[görelim]]></category>
		<category><![CDATA[için oyun]]></category>
		<category><![CDATA[kreşe]]></category>
		<category><![CDATA[kresler]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>
		<category><![CDATA[yuvalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2152</guid>
		<description><![CDATA[Heyecan arıyorsanız ve hava da çok soğuk diye düşünüyorsanız…
Sizlere kapalı alanda bol miktarda adrenalin ve eğlence sunuluyor. Üstelik aileler için farklı nesillerin birlikte çok iyi zaman geçirecekleri bir ortamda…
Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan İstanbul Cevahir bünyesinde, bu büyüklüğe yaraşır bir de eğlence merkezi var. Türkiye’nin en büyük kapalı ve temalı eğlence merkezi olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2153" title="atlantis-eglence-merkezi-rekora-doymuyor-01" src="http://www.anaokulurehberim.com/wp-content/uploads/2009/11/atlantis-eglence-merkezi-rekora-doymuyor-01.jpg" alt="atlantis-eglence-merkezi-rekora-doymuyor-01" width="400" height="265" />Heyecan arıyorsanız ve hava da çok soğuk diye düşünüyorsanız…<br />
Sizlere kapalı alanda bol miktarda adrenalin ve eğlence sunuluyor. Üstelik aileler için farklı nesillerin birlikte çok iyi zaman geçirecekleri bir ortamda…</p>
<p>Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan İstanbul Cevahir bünyesinde, bu büyüklüğe yaraşır bir de eğlence merkezi var. Türkiye’nin en büyük kapalı ve temalı eğlence merkezi olan Atlantis; 58 bin metrekarelik kapalı alanı ile eğlence merkezi anlayışında gelinen son nokta olarak kabul ediliyor.</p>
<p>6 ile 60 yaş arasında herkese keyifli bir gün sunan Atlantis’de, dünyada sadece sınırlı sayıda bulunan Sega video game simülatörleri, yetişkinleri çocukları ile yarışmaya davet ediyor. Babalar ile oğullar; anneler ile kızlar…</p>
<p>TÜV ve NAARSO gibi uluslararası güvenlik standartlarına sahip eğlence merkezinde bowling salonunun yanı sıra, 100 kişilik Türkiye’nin ilk ve tek kukla tiyatrosu da var. Eğlence merkezinin bir katı tamamıyla çocuklara ayrılmış durumda. Ünitelerin her birinde yaklaşık 2-6 kredi harcanıyor. Her bir kredi 1 YTL.</p>
<p>Atlantis’de mutlaka deneyin!..</p>
<p>Çılgın Köpekbalığı : Bu bir hız treni. 22 metre yüksekliğe kadar çıkıyor, iki dakikada bütün eğlence merkezini gezdiriyor. Bu ünitenin maksimum hızı 50 km.</p>
<p>Zaman Makinesi: Lazer silahla girilen tünelde kırmızı noktalara ateş ederek puan toplanıyor.</p>
<p>Atlantis Kulesi: 22 metreden aşağıya çeşitli metrajlarda düşme hissi yaşatılıyor.</p>
<p>Fırtına: 360 derece yatay eksende dönerek aşağı yukarı hareket ediyor.</p>
<p>Dalga: Altı metre yüksekliğe çıkarak aşağı yukarı ve sağa sola hareket ediyor.</p>
<p>Ahtapotun Dansı: Balerinin eteği benzeri dalgalanıyor.</p>
<p>Uçan Balinalar: Hiçbir şeyden korkmam 360 derece takla bile atabilirim diyorsanız uçan balinalar tam size göre.</p>
<p>Gezgin: Havadan asılı bir ray üzerinde hareket eden dört kuğu, çocuklara tepeden eğlence merkezini gezdiriyor.</p>
<p>BAM-BAM: Otomobil kullanmak isteyen çocukları bekliyor. Tabii çocuğuyla birlikte pistte sınırsızca otomobil kullanmak isteyen anne ve babaları da.</p>
<p>Unutmayın çocuklarınız eve gitmek istese de siz istemeyeceksiniz !<br />
UYARI : Lütfen eğlenceye dalıp çocuklarınızın uyku saatini unutmayın!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2009/11/06/atlantis-eglenci-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->