<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anaokulu Rehberim &#187; kre</title>
	<atom:link href="http://www.anaokulurehberim.com/tag/kre/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.anaokulurehberim.com</link>
	<description>Anaokulu, Kreş, Yuva, Okul Öncesi Eğitim &#124; Yuvarehberim.com</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jul 2010 10:00:46 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ezgimizi Kim Çaldı ?</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/02/10/ezgimizi-kim-caldi/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/02/10/ezgimizi-kim-caldi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 12:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tiayrosu]]></category>
		<category><![CDATA[ezgimi kim çaldı]]></category>
		<category><![CDATA[kre]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[seans]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2653</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;Ezgimizi Kim Çaldı, her yaş için tasarlanmış müzikli bir kukla oyunu. Büyüleyici bir görsellik yaratan mor ışık tekniğiyle sahneleniyor.Ahmet Önel in kaleme aldığı oyunu Tiyatro Tempo nun sanat yönetmeni Haluk Yüce sahneye koydu. Oyunun özgün müziklerini Nedim Yıldız hazırladı.Oyunumuz, çalıştığı sirkten ayrılan bir palyaçonun öyküsünü anlatıyor.Palyaçomuz aynı zamanda bir orkestra şefi&#8230;Sirkten ayrılırken çalgıları da yanına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="ezgimikimcaldi" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/02/ezgimikimcaldi.jpg" alt="" width="185" height="259" /></p>
<p>&#8220;Ezgimizi Kim Çaldı, her yaş için tasarlanmış müzikli bir kukla oyunu. Büyüleyici bir görsellik yaratan mor ışık tekniğiyle sahneleniyor.Ahmet Önel in kaleme aldığı oyunu Tiyatro Tempo nun sanat yönetmeni Haluk Yüce sahneye koydu. Oyunun özgün müziklerini Nedim Yıldız hazırladı.Oyunumuz, çalıştığı sirkten ayrılan bir palyaçonun öyküsünü anlatıyor.Palyaçomuz aynı zamanda bir orkestra şefi&#8230;Sirkten ayrılırken çalgıları da yanına almış&#8230;Kendisi durumdan hoşnut mu bilinmez ama çalgılar durumlarından hiç hoşnut değiller.Onların tek dileği o eski güzel günlere dönmek&#8230; Sirkin o büyülü, o harika ortamında yeniden müzik yapmak!Çünkü müzik paylaşınca güzel&#8230; Tıpkı dostluk gibi&#8230; Tıpkı sevgi gibi&#8230;&#8221;</p>
<p>Tür: Tiyatro</p>
<p>5 yaş üzeri için tavsiye edilir&#8230;</p>
<p>13 Şubat 2010 Cumartesi     SALON       13:30  15:00<br />
14 Şubat 2010 Pazar               SALON      14:00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/02/10/ezgimizi-kim-caldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sömestr tatilini bilgisayar başında geçirmeyin</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/somestr-tatilini-bilgisayar-basinda-gecirmeyin/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/somestr-tatilini-bilgisayar-basinda-gecirmeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 19:25:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[başında]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[kre]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Sömestr]]></category>
		<category><![CDATA[tatilini]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2639</guid>
		<description><![CDATA[Sömestr tatilinde hem zihni dinlendirmenin hem de bedeni geliştirmenin en güzel yolu spor yapmaktan geçiyor. Kışın tercih edilen sporların başında ise kayak geliyor. 

Okul dönemi boyunca aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkan, düzenli ve tempolu bir çalışma içinde olan, her gün mutlaka ders çalışmak durumunda kalan öğrenciler için sömestr tatili çok büyük önem taşıyor.
Bu dönemde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sömestr tatilinde hem zihni dinlendirmenin hem de bedeni geliştirmenin en güzel yolu spor yapmaktan geçiyor. Kışın tercih edilen sporların başında ise kayak geliyor. </strong></p>
<p><img title="kayak_yapma" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/kayak_yapma.jpg" alt="" width="298" height="433" /></p>
<p>Okul dönemi boyunca aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkan, düzenli ve tempolu bir çalışma içinde olan, her gün mutlaka ders çalışmak durumunda kalan öğrenciler için sömestr tatili çok büyük önem taşıyor.</p>
<p>Bu dönemde çocukların hem eğlenmek hem de dinlenmek istediklerini belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz, zihni dinlendirmenin ve bedeni geliştirmenin en güzel yolunun spor yapmak olduğunu, kış döneminde de yapılabilecek spor aktivitelerinin başında ise “kayak” sporunun geldiğini belirtiyor.</p>
<p>Ülkemizde Temel Eğitim Kayak Kampları’na çocukların 7 yaşından itibaren alındığını ve iyi birer kayak sporcusu olabilmeleri için, deneyimli antrenörler tarafından yetiştirilmeye başlandığını belirten Dr. Neslihan Korkmaz, sömestr tatilini çocuklarının kayak sporuna başlamaları için değerlendirmek isteyen ebeveynler için bilgi verdi ve tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>KAYAĞA BAŞLAMAK İÇİN 1 SAATLİK PROGRAM YETERLİ</strong><br />
Kayak sporuna başlama yaşı çocuklarda kemik gelişimine bağlı olduğu için 4-5 yaş olarak öneriliyor. Bu yaşlarda çok ciddi bir antrenman programıyla çocukların sıkı bir disipline alınmaması gerekiyor. Bu sebeple 1 saatlik program başlangıç için yeterli oluyor. Programa çocukların zevk alabilecekleri, kar üzerinde eğlenceli bir oyun şeklinde edilmeli. Günde, sabah ve akşam olmak üzere 2 saat yeterli oluyor.</p>
<p><strong>ÇOÇUK KAYAK YAPARKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİYOR?</strong><br />
Çocuk ders almadan kendi kendine kaymaya çalışılırsa kesikler, kırıklar, çıkıklar ve tabii ki çok daha ciddi yaralanmalar olabilir. Bu sebeple kayak mutlaka tecrübeli bir hocanın gözetimi altında yapılmalıdır.</p>
<p>İlk deneme yapılırken, mümkünse, çok soğuk olmayan bir hava tercih edilmeli. Giysiler, hareketi engellemeyecek tarzda ve korunaklı olmalı. Eldiven ve şapka bulundurulmalı. Giysiler üzerinde kesici ve delici sert cisimler olmamalı. Kask mutlaka takılmalı. Çocuğun boyuna ve kilosuna uygun olmayan eski, bakımsız kayak malzemeleri kullanılmamalı. Kayak alırken; kayağın modeline ve başlangıç ya da ileri düzey sporcular olup olmadıkları göre kayak boyuna dikkat edilmeli. Kayak boyu çocukla aynı boyda, boyundan on santim uzun ya da kısa olabilir. Ayakkabılar çocuğun ayağını sarmalı, ayağından büyük ya da küçük olmamalı.</p>
<p><strong>SPOR FİZİKİ YAPININ BOZULMASINI GECİKTİRİYOR</strong><br />
Çocuğun buluğ çağı öncesi ve sonrası düzenli olarak yaptığı spor etkinliklerinin, sağlıklı bir fizik yapının gelişmesini sağlarken, genç yaşlarda fiziki yapının bozulmasını geciktirmede önemli rol oynadığını belirten Dr. Neslihan Korkmaz sözlerine şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Spor, fiziksel gelişimin yanında sosyal açıdan da önemli. Spor yardımıyla çocuğun çevresini tanıması ve iletişim kurabilmesi daha kolay gerçekleşiyor. Kayağın yanı sıra kış döneminde yapılabilecek paten ve kapalı alanlarda yapılabilen yüzme, tenis, basketbol gibi sporlar da çocukların sağlıkları ve sosyalleşmeleri için çok uygun sporlar.”</p>
<p><strong>TELEVİZYON VE BİLGİSAYAR ÖĞRENCİYİ YORUYOR</strong><br />
Birçok öğrenci, tatil boyunca kitaplarını bir köşeye atıp, bütün gün televizyon seyredip geceleri geç saatlerde yatarak ya da odalarına kapanıp bilgisayar başında saatlerini harcayarak değerlendirme eğiliminde oluyor. Böyle bir tatil anlayışı öğrenciyi dinlendirmekten çok yoruyor, vücut ve beynin tembelliğe alıştığı için 2. dönem okula alışmak zaman alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/somestr-tatilini-bilgisayar-basinda-gecirmeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8221;Kötü çocukluk&#8221; kanser ediyor</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/kotu-cocukluk-kanser-ediyor/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/kotu-cocukluk-kanser-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 19:08:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk döenmi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kaser]]></category>
		<category><![CDATA[kötü çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[kre]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl korunmalı]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğtim]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2633</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de yapılan araştırmaya göre, duygusal, fiziksel veya cinsel yönden kötü muameleye maruz kalan çocukların, erişkin olduklarında akciğer kanserine yakalanma riski artıyor.

ABD&#8217;de David Brown ve ekibinin yaptığı, yakında &#8220;BMC Public Health&#8221; dergisinde yayımlanacak araştırma, aile içindeki şiddete ve boşanmaya şahit olan, ebeveynlerinde ruhsal bir hastalık bulunan, anne ya da babası hapse girmiş veya uyuşturucu bağımlısı olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD&#8217;de yapılan araştırmaya göre, duygusal, fiziksel veya cinsel yönden kötü muameleye maruz kalan çocukların, erişkin olduklarında akciğer kanserine yakalanma riski artıyor.</strong></p>
<p><img title="kanser" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/kanser.jpg" alt="" width="298" height="224" /></p>
<p>ABD&#8217;de David Brown ve ekibinin yaptığı, yakında &#8220;BMC Public Health&#8221; dergisinde yayımlanacak araştırma, aile içindeki şiddete ve boşanmaya şahit olan, ebeveynlerinde ruhsal bir hastalık bulunan, anne ya da babası hapse girmiş veya uyuşturucu bağımlısı olan çocukların uzun vadedeki sağlık sorunlarını inceledi.</p>
<p>Araştırma, çocuklukta stres ve travmaya yol açan durumlarla karşılaşmakla, 14 yaşından sonra sigara içme olasılığı arasında önemli bir bağlantı olduğunu gösterdi. Bu bağlantı, bilim adamlarını akciğer kanseri riskini araştırmaya yöneltti.</p>
<p>Çocuklukta kötü deneyimler yaşayan 17 bin 337 yetişkinin sağlık bilgilerini inceleyen bilim adamları, bu tür deneyimler yaşayan kişilerle akciğer kanserine yakalanma riski arasında ilişki olduğunu, ayrıca riskin artmasının büyük ölçüde sigara tiryakiliğinden kaynaklandığını gördü.</p>
<p><strong>AĞIR STRES KÖTÜ ALIŞKANLIKLARA NEDEN OLABİLİR</strong><br />
Bilim adamları, &#8220;kötü bir çocukluk geçirmediğini&#8221; söyleyenlere kıyasla, 6 veya daha fazla travma geçiren kişilerin akciğer kanserine yakalanma riskinin 3 kat fazla olduğunu belirttiler.</p>
<p>Çocukların çok ağır stres yaratan durumlarla karşı karşıya gelebileceği ve bu stresin sigara içmek gibi kötü alışkanlıklara neden olabileceğini vurgulayan bilim adamları, bu alışkanlıkların akciğer kanseri gibi hastalıkların ortaya çıkmasına ve belki de erken yaşta ölümlere neden olabileceğine dikkat çekiyor. Sigaranın dışında başka mekanizmalar ya da bazı durumlar nedeniyle fiziksel ve biyokimyasal işlevlerde ortaya çıkan bozuklukların da kansere yol açabileceğini belirten bilim adamları, bunun ispatlanması için başka araştırmaların gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>Konuya ilişkin makale, Fransız &#8220;Le Point&#8221; dergisinde de yayımlandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/27/kotu-cocukluk-kanser-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>20 soruda &#8216;Bebekleri anlama&#8217; rehberi</title>
		<link>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/20-soruda-bebekleri-anlama-rehberi/</link>
		<comments>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/20-soruda-bebekleri-anlama-rehberi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 13:34:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[20]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anlama]]></category>
		<category><![CDATA[anlarız]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kre]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[soruda]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anaokulurehberim.com/?p=2613</guid>
		<description><![CDATA[Okunan kitaplara veya tecrübeli annelerden alınan desteklere rağmen bebek büyütenler, bu süreçte çok sayıda soruyla karşılaşabilir, soruların yanıtlanmaması ise endişe yaratabilir.

İSTANBUL &#8211; Kitaplardan edinilen bilgiler, anne, kayınvalide, arkadaşlar ve kız kardeşlerden alınan tavsiyeler, bebek bakımıyla ilgili sorularda yetersiz kalabilir.
Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Çelik, annelerin bebek bakımında artık halk efsanesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okunan kitaplara veya tecrübeli annelerden alınan desteklere rağmen bebek büyütenler, bu süreçte çok sayıda soruyla karşılaşabilir, soruların yanıtlanmaması ise endişe yaratabilir.</strong></p>
<p><img title="anne_bebek" src="http://www.yuvarehberim.com/blog/wp-content/uploads/2010/01/anne_bebek.jpg" alt="" width="364" height="273" /></p>
<p>İSTANBUL &#8211; Kitaplardan edinilen bilgiler, anne, kayınvalide, arkadaşlar ve kız kardeşlerden alınan tavsiyeler, bebek bakımıyla ilgili sorularda yetersiz kalabilir.</p>
<p>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Çelik, annelerin bebek bakımında artık halk efsanesine dönüşmüş bilgilerin doğrularını anlatarak, annelere bir mini rehber oluşturdu, bilgileri bebek büyüten annelerle paylaştı.</p>
<p><strong>1- Emziren Annenin Karnı Ağırıyorsa&#8230;</strong><br />
Anne üşütürse en fazla kendi karnı ağırır, zira soğukta bağırsak kasılma ve hareketleri hızlanır, bu da karın ağrısı olarak hissedilir. Ancak bu fiziksel durumun süt yoluyla bebeğe geçmesi söz konusu değildir.</p>
<p><strong>2- Anne Gazlı İçecek Tüketirse Bebekte Gaz Olmaz</strong><br />
Gazlı içecekler, sıkıştırılmış karbondioksit içeren sıvılardır. Bunlar içildiğinde açığa çıkan serbest karbondioksit midede gaz baloncukları şeklinde şişkinliğe yol açar. Ancak bu gaz baloncuklarının süt yoluyla bebeğe geçmesi fiziksel olarak imkansızdır.</p>
<p>Benzer şekilde gaz yapan yiyecekler yendiğinde annenin bağırsaklarında bulunan bakteriler, bu yiyecekleri (yoğun probiyotik ve prebiyotik içeren gıdalar) fermente ettiğinde açığa çıkan gazlar annede gaz olarak hissedilebilir. Ancak bu gaz baloncuklarının da süt yoluyla fiziksel olarak bebeğe geçmesi söz konusu değildir. Annenin yediği yiyeceklerin içinde bulunan bazı alerjik protein ve kimyasalların süt yoluyla bebeğe geçip, bebekte alerjik reaksiyon ve karın ağrısı oluşturma potansiyeli vardır. Ama bu sadece duyarlı bebeklerde ve nadiren oluşur.</p>
<p><strong>3- Bebek Yeşil Kaka Yapıyorsa Araştırmak Gerekir</strong><br />
Bebeğin kakasının yeşil olmasına neden olan çok sayıda sebep vardır. En temel neden bağırsak pasajının hızlanmasıdır. Bağırsak hareketini artıran her türlü fiziksel ve kimyasal etken bebeğin kakasının yeşil olmasına neden olur. Bu, çoğunlukla da belirgin bir sebep olmadan olur.</p>
<p><strong>4- Anne Strese Girince Sütü De Etkilenir</strong><br />
Geleneksel olarak süt salgısını artırdığı düşünülen sayısız gıda, içecek ve bitki çayları tanımlanmıştır. Ancak bilimsel olarak kanıtlanmış ve her annede aynı derecede etki gösteren özel bir gıda ya da içecek ne yazık ki bulunmamaktadır.</p>
<p>Anne sütü üzerine etkili olan temel faktörler şunlardır: Annenin yapısal ve genetik özellikleri, emzirmeye moral motivasyon, arzu ve inancı, normal doğum yapıp en kısa sürede bebeğin anne memesiyle buluşması, annenin ağrı, sancı, yorgunluk ve stresinin olmaması, doğru teknikle ve sık aralıklarla bebeğini emzirmesi, bol sıvı alması ve dengeli beslenmesi.</p>
<p><strong>5- Tırnaklarını Kesmek İçin Kırkının Çıkmasını Beklemeyin</strong><br />
Bebeğin tırnakları, tırnak yatağını ne zaman geçerse o zaman kesilir, bunun için kırkını beklemeye gerek yoktur. Bazen bebek doğduğunda bile kesilebilecek kadar uzun olabilir.</p>
<p><strong>6-Hava Sıkışınca Hıçkırık Olur</strong><br />
Bebeğin hıçkırması temel nedeni midede sıkışıp kalan bir hava cebininin mideden dışarı diyafram kasına doğru bir baloncuk oluşturup bu kası uyarmasıdır. Sıkışan bu hava kitlesi geğirilip çıkıncaya kadar hıçkırık devam eder.</p>
<p><strong>7- Göz Yaşarması, Göz Zarının Tahriş Olması Demektir</strong><br />
Bebeğin göz yaşarması çoğunlukla mikrobik, alerjik ya da fiziksel bir etkenin göz zarını tahriş etmesine tepkisel olarak ortaya çıkar. Bazen de gözyaşı kanallarının doğuştan tıkalı olması nedeniyle gözyaşının buruna drenajındaki zorluk nedeniyle olur.</p>
<p><strong>8- Ağlayan Bebeği Sık Sık Kucaklayın</strong><br />
Yenidoğan bebeğin, dünyada yapayalnız, savunmasız ve çaresiz olarak, kendini güvende ve huzurlu hissedeceği tek ortam olan anne kucağından şımaracağı gerekçesi ile mahrum kalması ne acı! Bebeklerinizi her ağladıklarında kucaklayın.</p>
<p><strong>9- Yer Yemez Kaka Yapmasından Korkmayın</strong><br />
Tüm canlılarda var olan bir refleksin yenidoğandaki görünümü gastrokolik refleks, mideye bir gıda maddesi girdiğinde, eş zamanlı olarak kalın bağırsaklar da harekete geçerek bağırsak içinde bulunan dışkının dışarı atılması hadisesidir. Son derece sağlıklı ve fonksiyonel bir süreçtir; kesinlikle sindirim ya da emilim bozukluğunun işareti değildir.</p>
<p><strong>10 &#8211; Şekerli Suya Alışınca Memeyi Reddeder</strong><br />
Yenidoğan sarılığında bebeğin beslenmesinin çok büyük bir rolü olduğu kesin. Anne sütü yetersiz olan bebeklerde sarılık daha erken ve daha uzun sürmektedir. Formula mama çağından önceki yıllardan kalma bir alışkanlık olarak, aç kalan bebeğin en azından şekerli suyla beslenmesi kulağa mantıklı gelebilir; ancak günümüzde anne sütüne yakın formül mamalar varken şekerli suyla bebeğin beslenmesi gereksiz hatta zararlı bir davranış olabilir. Zira şekerli suyun tadına alışan bebek anne memesini reddedebilir.</p>
<p><strong>11- İlk 3 Ay Bebeğe Yalancı Meme Vermeyin</strong><br />
Anne-babaların en büyük isteği bebeklerinin bir an önce yalancı emziğe alıştırıp bebeğin ağlama krizlerinden kurtulmaktır. Gerçekten de bebeğin yalancı emzikle avutulması kısa süre de olsa aileye nefes alma fırsatı verir. Ancak bebeğin yalancı emziği tutmak için yaptığı dil damak dudak hareketleri anne memesini emerken yaptığından çok farklıdır.</p>
<p>Bu nedenle ilk günlerde bebekler yalancı emziği tutmakta çok başarılı görünmezler. Ancak bir kere bu işi başardıklarında bu sefer de anne memesini kavramakta zorluk çekerler. Bu da memenin bırakılması, formül ve biberon beslenmeye geçiş anlamına gelir. Bu nedenle mümkünse ilk 3 ay bebeklere yalancı meme verilmemelidir.</p>
<p><strong>12- Bebek Annesinin Memesini Bulunca Rahatlar</strong><br />
Bebekleri hayata bağlayan, güçlü arama refleksleridir. Bu refleks sayesinde bebek, anne memesini arar, bulunca da emer. Böylece hem karnı doyar, hem de kendini güvende hisseder. Çünkü henüz görme yeteneği tam gelişmemiş bebeğin çevresinde olan biteni anlama algılama kapasitesi sınırlıdır.</p>
<p>Tek bildiği sıcak anne kucağı ve anne memesidir. Ona kavuşunca doğru yerde olduğunu hisseder, rahatlar. Dolayısıyla karnı tok bile olsa yenidoğan bebek, sürekli doğru yeri bulana kadar aranmak durumundadır.</p>
<p><strong>13- Bebeğin Sık Hapşırması Reflekstir</strong><br />
Yenidoğan bebekler genellikle doğum sırasında burunlarında bulunan salgı ve mukusu atmak için sık sık hapşırırlar. Bu tamamen refleks bir olay olup üşütme ile ilgili değildir.</p>
<p><strong>14- Bebeğin Memesinde Süt Toplanırsa Geçmesini Bekleyin</strong><br />
Anneden gecen hormonların etkisiyle yenidoğan bebeğin memelerinde bazen süt toplanabilir, buna hiç el sürmemek en iyisidir. Bu, bir kaç hafta içinde zaten kendiliğinden geçecektir. Masaj, memede enfeksiyon ve apseyle sonuçlanabildiğinden önerilmemektedir.</p>
<p><strong>15-Göbeğinde Fıtık Varsa Kendiliğinden Geçer</strong><br />
Göbek fıtıkları, değil ceviz portakal büyüklüğünde bile olsa genellikle kendiliğinden geçen oluşumlardır. Üzerine bağlanacak cisimlerin bu sürece olumlu ya da olumsuz etkisi olmaz.</p>
<p><strong>16- Göbeği Düşsün Diye Toz Kullanmayın</strong><br />
Göbek tozu çok eski yıllarda kullanılan bir çeşit antibiyotik olup günümüzde kesinlikle kullanılmamaktadır. Göbeğe kullanılacak en iyi madde %70’lik alkol solüsyonlarıdır.</p>
<p><strong>17-Gözündeki Çapağa Anne Sütü Damlatmayın</strong><br />
Evet anne sütü içindeki antimikrobial maddeler yüzeysel göz enfeksiyonlarında işe yarayabilir. Ancak en doğrusu hekimin görüp karar vermesidir.</p>
<p><strong>18- Bitki Çayları Gazı Gidermiyor</strong><br />
Bu tarz bitki çaylarının ya da geleneksel gaz gidericilerin bilimsel olarak bir faydası olduğu gösterilememiştir. Bu içeceklerin temelde zararı içlerinde bulunan şeker nedeniyle bebeğin anne sütünden soğuması ve biberona alışmasıdır. Ayrıca bitkisel kökenli olsalar da hangi bebekte ne tür yan etkiler yapacağının önceden kestirilmesi de güçtür.</p>
<p><strong>19- Her Gün Yıkamak Büyümesini Kolaylaştırır</strong><br />
Bazı bebekler banyodan sonra çok rahatlar ve güzel uyur. Büyüme hormonu uykuda salgılandığından indirekt yolla banyo, bebeğin büyümesine katkı sağlayabilir.</p>
<p><strong>20- Bebeği Tuzlamanın Ölümcül Sonuçları Olabilir</strong><br />
Anadolu&#8217;da halen yaygın olarak kullanılan yenidoğan bebeğin tuzlanması adeti, son derece tehlikeli ve ölümcül sonuçları olabilecek çağdışı bir uygulamadır ve asla yapılmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anaokulurehberim.com/2010/01/13/20-soruda-bebekleri-anlama-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->